27 Mayıs 2012 Pazar
|
|
|
|
|
|
4 yıl 6 ay 19 gün önce gönderdi.
|
O gece için bakıcılığını üstlendiğim 5 yaşındaki kuzenimle film izliyoruz. Çift öpüşmeye başlıyor, ardından dokunuşlar, derken sahne alevleniyor, bir hışımla kanalı değiştirip kaldığımız yerden devam ediyormuş gibi alakasız bir dizi açıyorum. Bizimki kandırılmış olmanın verdiği sinirle bağırıyor "Neden değiştirdin?" "Ne değiştirmesi, bunu izliyorduk zaten." "Saçmalama, o ilk sevişmeydi (önsevişmeden söz ediyor), biraz sonra yatakta boşanacaklardı (kastettiği boşalacaklardı)" El kadar çocuk bile benden daha çok şey biliyor, gözün kör olsun fani dünya.
26
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 6 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Kayseri’de kız isteme; 1) Kayınvalide adayı çevresinin yönlendirmesiyle (tavsiyesiyle) kız evine gider. 2) Gelinlik kıza, annesine, evine bakar. Kızdan su ister, kızın yürümesine, fiziğine bakar. 3) Eğer kızı beğenirse iki üç gün sonra yanına yakınlarını da alarak tekrar gelir. Su faslı burda da tekrarlanır. 4) Herkesin onayından geçerse oğluna ait kartviziti bırakır. Ailesi ve oğlu hakkında bilgi verir. 5) Kız evi damat adayını ve ailesini araştırır. 6) Araştırma sonucu olumsuzsa bir bahane uydurulur (kızımız okuyacak derse kız annesi, kaynana adayından hemen cevap gelir; biz okuturuz!!) Eğer olumluysa gençler görüşsün denilir. 7) Gençler kız evinin insiyatifine bağlı olarak ya evde görüşürler ya da yemeğe çıkarlar. 8) Gençler fikirlerini, görüşlerini açıklarlar. 9) Eğer onlar da birbirlerini beğenirlerse kız evi “gelin kahvenizi alın” der. 10) Sonrası da nişan, düğün şeklinde gelişir. Ben mi? Şimdiye kadar 9. maddeye kadar gelebildim. Hala su taşımaktayım.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 6 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Hani şu tüm Türkiye'nin milli takımımızın yanında olduğunu anlatan reklam filminde oynayan, hani şu reklamın devamı niteliğinde Kadıköy meydanındaki kocaman reklamda 12 numaralı forma ile alt sıranın sağdan ve soldan 6. sırasında duran yakışıklı, her gün resmine bakmaktan boynum ağrıyor. Okur musun itirafımı, bulur musun beni?
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 6 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Umudumu kesmiyorum bebeğim. Çünkü,Allah'tan umut kesmek daha yorar, daha çıkmazlara salar beni. Hem işinin ehli doktor amcalar teyzeler senin için "gelecek" diyorlar. Sana ne battaniyeler, ne kazaklar ördüm. Bilmem, belki de dereyi görmeden paçaları sıvamak benimkisi, gülme ne olur. Hani diyorum bir yerlerden beni izliyorsan, heveslenir beğenir de gelirsin. Belki Tanrı, "Hadi kalk, toparlan annen baban seni bekliyor." der de, tutar kolundan getirir diye tam 10 yıldır gözlerim yollarda... Bazen öyle oluyor ki odalardan birinde oynuyorsun ve çıkıp gelivereceksin yanıma. Yok, ama yoksun... Biliyorum bir gün bizim evimizi de yuva yapacak, ocağımızı şenlendireceksin... Bak bugün bir hırka daha başladım sana. Öyle hoş ki renkleri... Gel artık, ne olur üzme beni daha fazla...
32
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 6 ay 25 gün önce gönderdi.
|
3 yıldır "Artık şu nüfus cüzdanını değiştir, bekar yazısını görmek istemiyorum." sözlerimi kulakarkası yapan sevgili kocam; cüzdanını düşürmedin, sadece yeni nüfus cüzdanı çıkana kadar eskileri rafa kaldırdım. Korkma yeni kimlik gelsin, eskisi hariç her şeyi geri vereceğim.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 7 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Bizim departmana yeni gelmiş olmasına rağmen hoş bir muhabbetimiz vardı. Zaten tanıyan, tanımayan herkesin beğenisini kazanan, girdiği her ortamda ilgi odağı ve neşe kaynağı olan biriydi. Sabahları işe benden önce gelip odamı havalandırmasını, bilgisayarımı açmasını işgüzarlığına; öğlen tatiline çıkamadığımda, yemeğe gittiği yerden benim için yaptığı paketle gelmesini iyiliğine; ben çalışırken sessizce oturup izlemesini işi öğrenme isteğine; yeni aldığı her kıyafeti gösterip fikrimi sormasını beğenilme arzusuna; biraz öksürecek ya da burnumu çekecek olsam elinde vitaminlerle belirmesini hastalık korkusuna; benim konumla ilgili araştırmalar yapmasını yardımseverliğine; oraya buraya üstünde komik notlar ya da resimler olan post-it'ler bırakmasını çocuksu neşesine bağlıyordum. Bir sohbet sırasında, sırf yeri geldiği için, doğumgününü sorduğumda, "18 Kasım" demişti. Aylar geçti ve dünyanın diğer ucunda yaşayan ablasının yanına yerleşmeye karar verdi. İş arkadaşları olarak düzenlediğimiz veda partisinin sonlarına doğru birisi, "Böylece 4 gün sonraki doğum gününü de şimdiden kutlamış oluyoruz." dediğinde garipsedim çünkü, aylardan daha Ekim'di. "Neden bahsediyor bu, ne doğumgünü; 18 Kasım değil miydi?" diye sordum. Bir an durdu, sonra kulağıma eğilerek, "O, seninle tanıştığım tarihti." dedi. Ve gitti. Ardında mutluluğu çok uzakta arayanların, burnunun dibindekini göremediğini; gördüğünde ise çok geç olduğunu öğrenen ve her 18 Kasım'da, içinden de olsa, ona nice mutlu yıllar dileyen bir adam bırakarak...
24
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 7 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Okuduğum, bunalım ve depresyon itiraflarından sonra yazmadan edemedim. 2000 yılında intihara teşebbüs etmiş, bu teşebbüs sonucunda kalbi durmuş ve iki kez elektroşokla hayata dönmüş, üç gün komada kamış biri olarak; 1) Hiçbir şey kendinizi öldürmek için geçerli bir sebep olmamalıdır. 2) Vücudunuza aldığınız ilaçların miktarından dolayı metabolizmanız değişebilir ve ileride ciddi sağlık problemleri yaşayabilirsiniz. 3) Midenizi yıkamak için içirilen kömür tozu kabızlık yapar ve ilk tuvalete gidişiniz çok acılı olur. 4) Zaten kendinize gelir gelmez pişmansınızdır. 5) Kendinize geldiğinizde ailenizin sorgulayan bakışlarını uzun süre üzerinizde hissedersiniz. 6) Anne ve babanız 1 hafta içinde sanki 10 yıl geçmiş gibi çökmüştür. Üzülür ve kahrolursunuz. 7) İç hesaplaşmalarınız başlar "Ben nasıl böyle bir şey yaptım" diye sürekli kendinizi suçlarsınız. 8) Herkes bir şeyler öğrenmek için sizi sürekli sıkıştırır ve siz onlardan sürekli kaçmak istersiniz. Yaptığınız şeyin çok büyük bir hata olduğunu anlamışsınızdır ve bu konuda konuşmak istemezsiniz. 9) En az bir yıl sürecek psikolojik tedavi, terapi ve ilaç tedavisi görürsünüz. 10) Sonunda anlarsınız ki acısıyla tatlısıyla yaşamak çok güzeldir. Hala nefes alabildiğiniz için şükredersiniz. Bir daha asla böyle bir şey yapmamaya yemin edersiniz.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 yıl 7 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Tamam ben sana “Canım sağına ineyim!" (duyduğuma ben de inanamadım) "Aaa yok canım manım sağda ineyim" (iyice saçmaladım) "Ben sağda inecem (az kalsın ağlıyordum)!” dedim. Demedim değil de be adam "Olur canım, istersen inme sen, bir turlarız" dedin ya... İkimiz de magmalara gelelim ama ayrı yerlerine e mi! Ağız alışkanlığı ve dalgınlık diye bir şey var değil mi!
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|