|
|
|
|
|
|
|
8 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Ne aldığım iştah şurupları, ne dil dökmeler ne de tehditler işe yaramadı. "Kızım yemeklerini bitirirsen büyüyünce kocaman memelerin olur" dedim. Kızımın aniden iştahı açıldı. Bir alkış da ben istiyorum. Magmaya giderken fiyakam olsun.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Üç gün önce kocamdan şiddet gördüm. Kollarım, bacaklarım, başım eziklerle dolu. Herkese dolmuştan düştüğümü söylüyor. Bu sene bu, dolmuştan ikinci kez düşüşüm ama kimsenin aklına kocamın bana vurmuş olma olasılığı gelmiyor. Herkes nazara geldiğimi söylüyor. Neden mi? Çünkü kariyeri parlak, güzel bir müdürüm ve yakışıklı, sempatik, kültürlü bir kocam var. Bizim gibi insanlara ancak nazar değer. Şiddet başkalarının tekelinde.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Televizyonda bir röportaj izliyorum. Spiker, "Yaptığınız işten memnun musunuz?" diye soruyor önündeki dikişi yetiştirmeye çalışan terzi kıza. Kız yüzünde büyük bir gülümsemeyle, "Çok zevkli bir iş." diyor. Sonra, döküm işiyle uğraşan genç çocuğa soruyor, "İşiniz çok mu zor?" diye. Çocuk, az önceki çalışanınkinden de büyük bir gülümsemeyle, bir yandan da soruya anlam veremiyormuş gibi cevap veriyor; "Hayır, bu iş biraz zor gibi görünebilir ama ben bunu yapmaktan çok zevk alıyorum." Duyduklarıma inanamıyorum. "Çok çalışıyoruz abla, üç kuruş para için bütün gün buradayız." gibi şikayetçi cevaplar beklerken böylesine pozitif bir tavır beni şaşırtıyor. "Keşke ben de işimle ilgili böyle hissedebilsem, ne kadar şanslılar." diye düşünürken, anlıyorum ki orası, engellilerin çalıştığı bir fabrika ve aslında bütün o konuşanlar da birer engelli. Sadece bir şeyler üretebildikleri ve işe yaradıklarını hissettikleri için bile çok mutlular. Bunlara ve çok daha fazlasına sahip olan bizler acaba mutlu olmak için daha ne olmasını bekliyoruz? Sanırım engellilerden öğrenmemiz gereken çok şey var.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 10 gün önce gönderdi.
|
4,5 aylık bebeğimi düşürüp ölümden dönmüş bir vaziyette evime geldiğimde evime gelip, "Hamileyim!" dedin ve henüz 2 yaşında bile olmayan kızına sarılıp, "Annecim de de bir teyzen görsün. Sarıl annene, canım de aşkım de yavrum. İyi ki doğurmuşum seni; doğuramayanlara nispet!" dedin. "Ne yaparsın; artık şansına küs. Uğraşıyorsun, olmuyor. Bu kaçıncı? Anne olamayacaksın anlaşılan." dedin. Yutkundum. "Git!" diyemedim. o halimle kendimi dışarı zor attım. Neden yaptın bunu hala anlamış değilim. Unutmadım, unutamıyorum. Sen benim en yakın dostumdun...
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Bir Türk erkeği iseniz hayatınız boyunca iki tip dırdıra maruz kalırsınız. Birincisi, anneniz tarafından uygulanan, takriben dört beş yaşlarında başlayan, bir ömür süren, el kızının değil de, kendi sözünün dinlenilmesini öğütleyen 'telkin' dir. İkincisi, el kızı tarafından uygulanan, tanıştığınız andan itibaren başlayan, yine bir ömür süren, annenin değil de, el kızının sözünün dinlenmesini öğütleyen telkindir. Bu kısır döngüdeki en ironik kısım ise, evlenip çocuk sahibi olan bu el kızlarının, kocalarına ikinci yöntemi uygularken erkek çocuklarına birinci yöntemi uygulamalarıdır.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 9 gün önce gönderdi.
|
57 yaşındaki annesiyle 65 yaşındaki babasını ilişki esnasında yakalayan ve bundan dolayı anne babasına kızıp gördüklerini unutmak için aynı gece sabaha kadar içki içen ve 1,5 yıldır aynı evde yaşayıp onlarla tek kelime bile konuşmayan 38 yaşında birini tanıyorum. Leylek masalına nasıl inandıysa artık.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|