08 Eylül 2008 Pazartesi
|
|
|
|
|
|
1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
15 ay arayla iki bebeğim oldu. Oğluma tuvalet alışkanlığı kazandırmaya çalışırken O'na haddinden fazla sert davrandım, çünkü diğer bebeğimden dolayı en fazla 2 saat uyuyabiliyorum. Ama meleğim henüz 2 yaşındaydı, yatağa fırlatılmayı ve tokat yemeyi haketmiyordu. Şimdi o stresli zamanlar yavaş yavaş geçiyor ve ben kızıma hiç oğluma davrandığım gibi davranmadım. Evet zor zamanlardı bunu kabul ediyorum da...
Peki neden azalmıyor bu vicdan azabı, neden ?
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Aldatıldığı halde, sadece ilkokul mezunu olduğu halde, yapayalnızken, hiçbirşey bilmezken, boşluktayken, hergün ağladığını bizi göstermemek için hep dışarı çıkan; sonra herşeye yeni baştan başlayan, yeni bir düzen kuran ve kurduğu zaman da bize sıkıntısını hiç yansıtmayan, kendi emeğiyle ve çabasıyla yeni bir iş kurup yeni bir ev alan, bana kadınlığın ne demek olduğunu gösteren annemle gurur duyuyorum. Anneciğim bu emeklerinin hepsinin karşılığını alacaksın, söz veriyorum sana.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Yolculuğun daha başında muavine "Güzel evladım, yiyecek içeçek filan dağıtırsan ve ben o sırada uyuyor olursam, hiç çekinmeden uyandır yoksa sana hakkımı helal etmem." diyen yurdum insanından başkası değildir.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Bir halam vardı, yoksulluktan başka dünyada hiçbir şey görmemiş, ölüm döşeğindeki kocasından bile hakaret işitmiş, kocasından göremediği bu şefkati hayatında bildiği ikinci ve son erkek olan evladına bahşetmiş, bilmeden şımarttığı bu oğluyla ve onun çocuklarıyla aynı evde yaşamak zorunda kalmış, yaşı 80’e ulaşıp yoksullukla dolu günlerin yoğunluğu arttıkça da akıl sağlığını yitirmeye başlamış, o şımarttığı oğlundan her akşam hortumla dayak yemiş ve (aldığım gizli bilgiler doğrultusunda) bu oğul dayağı sonucu ölmüş. Bir halam vardı; ama artık bir “halam oğlu” yok! Yıllar önce gerçekleşmiş bu olayı duyduğum an, bu cinayetten haberdar olup da zamanında ihbarda bulunmayan tüm akrabalarım da artık yok! Halamın cesedini yıkarken mosmor zavallı zayıf bedenine gözyaşları damlayan ve “Gidip polise haber verelim ama bu gecekondunun içinde bir dul kadın ve 5 küçük çocuk kalacak. Ne ekmek ne aş getirenleri var. Bu edepsiz hapse girince, bir de onlar düşecek sokaklara.” diyen komşuları ne kadar haklı, bilmiyorum. Ama dedim ya, bir halam vardı; şimdi sadece o şirin sesiyle hatıralarımda kaldı.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Dört veya beş yaşındaydım. Akşam yemeğinde ağzımda lokma olduğu halde kalktım, yaz olduğu için açık duran kapıya arkamı vererek "Ben evden kaçıyorum" dedim. Köşebaşına kadar gidebilmiştim, ilerisi korkuttu akşam karanlığında beni. Annem sakince geldi, kucağına alıp eve getirdi. Hep rahatsız eden bir şeyler oldu beni evimde, kendi evimde. İkinci denemem yirmi dört yaşında oldu, Adana'dan İstanbul'a. İlk geldiğimde inşaatta çalıştım tornavida bile tutmamış ellerimle, konteynırlardan bozma koğuşlarda yattım, terli koltuk altımı kokladım uyurken yastıktan daha iyi kokuyor diye. Ama bana inanmayanlara inat çok çalıştım bu son iki yılda. Şimdi mi? Yok ya kendi evim arabam falan yok, hala yarı aç yarı tok. Kirayı zor denkleştiriyorum. Ama huzurluyum, hem de çok huzurlu... Beni huzursuz eden her neyse yüzlerce kilometrelerce uzakta kaldı. Para, mal, mülk önemli değilmiş sayın site sakinleri. Çok basitmiş. Tek hücreli hayvanların zararsız ortamdan uzaklaşıp yararlı ortama hareket etme eğilimleri gibi; huzursuz ortamdan uzaklaşıp, huzura gitmek gerekiyormuş.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Geçenlerde yolda yürürken tahminen 19 yaşlarında, çok yakışıklı bir genç, üzerime doğru gelip yanağımdan makas aldı. Ve sonra hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam etti. Ben o panikle ses bile çıkaramadım, arkasından sadece bakakaldım. Kızıyorum şimdi kendime, keşke panik yapmasaydım da bir makas da ben alsaydım yanaklarından!
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Hemofili hastası idi. Buna rağmen tıp fakültesini, hiç kalmadan, altı yılda bitirdi. Biz sınav kapısında stresli bir şekilde bekleşirken o sakindi, yüzünde "Ben neleri atlattım, bunu mu atlatamayacağım?" bakışı olurdu hep. Kimsenin notunu kıskanmaz, eğer o gün gelemeyen varsa ne yapıp edip onu idare ederdi. Yardıma ihtiyacı olandan emeğini esirgemedi hiç. Bugün de öyle yaptı, Numune acile gelen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olan hastadan yardımını esirgemedi. Şu anda yoğun bakımda hayat mücadelesi veriyor, ama biz biliyoruz ki, o neleri atlattı, bunu mu atlatamayacak? Biz biliyoruz ki, o daha nice hastalardan yardımını esirgemeyecek, biz biliyoruz ki, o doktoruna her türlü zorluğu çıkaran bu ülkeden, bizden, hayattan hiç vazgeçmeyecek. Çünkü biz onu tanıyoruz, çünkü biz onu seviyoruz.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Bir alkış da beni unutamadığını söylerken, yaşadığımız ilişkiyi ''90 dakika hücum, devamlı tezahürat'' şeklinde tanımlayan eski odunuma istiyorum. Futbolla ilgilenen erkekleri beğenirken abartmışım sanırım.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|