|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Dün geceki servis nöbetinde bir hastanın grip şikayetleri olması ve "O kadar antibiyotik alıyorum hala nasıl yakalandım şu gribe anlamadım" demesi üzerine halkımızın bu konudaki bilinçsizliğini anladım ve birkaç şey paylaşayım dedim. 1) Grip hastalığının etkeni bakteri değil virüstür; yani bakteriler için kullanılan antibiyotiklerin hiçbir faydası görülmez. 2) Gripten korunmanın en kesin çözümü bu günlerde yapılmaya başlanan grip aşısıdır. 3) Bu aşının her yıl mutlaka tekrarlanması lazımdır. Grip hastalığı etkeni influenza virüs ailesindendir. Bu virüs üzerindeki hemaglutinin ve nöraminidaz adlı maddeler hastalıktan sorumludur. Hemaglutinin 3; nöraminidazın ise 2 türü insanda hastalık yapar. Yıl içinde bu proteinleri taşıyan genlerin translokasyonu sonucu her sene farklı bir suş ortaya çıkar (h2n1-h3n2-h1n3 gibi). Grip aşısında ise o sene ortaya çıkması muhtemel 4-5 suş için aşı bulundurulur. Yani kesin çözüm değildir. 4) Özellikle çocuk ve yaşlılarda hastalık ölümcül geçirilebilir. Mutlaka aşılama gerekir. 5) Grip dünyada en çok iş gücü kaybı yaşatan hastalıkların başında gelir. O yüzden küçük bir miktar vererek yapılan aşı ile büyük sorunlardan kurtulabilirsiniz.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 1 gün önce gönderdi.
|
El ve ayak parmaklarıyla sayılamayacak kadar çok uçak yolculuğu yaptım. Reklamlardaki şu yakışıklı tiplerin artık karayolunu tercih ettiklerini düşünmeye başlamış, ya somurtkan yaşlı teyzelerin ya da sizinle koridor arasına göbeğiyle barikat kurabilen kelli felli tiplerin yanıma düşmesini kaderim olarak benimsemiştim ki herkesin istediği yere oturabildiği, biletlerin numarasız verildiği bir uçuşa denk geldim. Peki ben ne yaptım; yakışıklıları birer birer geçip gittim gene yaşlı bir çiftin yanına oturdum. Diyeceğim o ki, ülke, iklim, su, hatta basınç ve irtifa değişimi bile “fakir ama gururlu Türk kızı geni”nde herhangi bir değişikliğe yol açmıyor. Bilginize...
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Eskiden ofisimiz bir apartmanın ikinci katındaydı. Bir gün balkonda otururken, karşı kaldırımdan bir teyzenin bizim balkona doğru bakarak "Napıyorsunuz, iyi misiniz?" diye seslendiğini duydum. "Elemanlardan birinin yakınıdır" diyerek kabalık olmasın diye "İyiyiz teyze sen nasılsın?" diye cevap verdim. Muhabbet ilk başlarda "Ben de iyiyim, sağol" , "Ee, napıyorsunuz?" , "N'apalım teyze, sabahladık dergiyi bitirdik." şeklinde devam ederken, bir süre sonra fark ettim ki benim söylediklerimle teyzenin söyledikleri birbirini tutmamaya başladı. O anda kafamda bir şimşek çaktı, yavaşça başımı kaldırıp üst katlara bakmamla, iki üst komşumuzun teyzeyle muhabbete harlı bir biçimde devam ettiğini gördüm. Eh be komşu, girsene sen evine, ben ne güzel teyzemle monoloğu yakalamışım, tamam akraban olabilir, başka gün ederdiniz sohbetinizi. Olmaz ki ama...
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 3 gün önce gönderdi.
|
En büyük alkış da kocasını kıskandırmak için telefona kendi numarasını başka bir isimle kaydedip kocası uyurken kendi kendisiyle sabaha kadar mesajlaşan, üstelik bütün kontörlerini harcayan bana gelsin lütfen. Kontörlerim bitti, adamın ruhu bile duymadı yaaa!!!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|