07 Ekim 2008 Salı
Rumuz
Parola

lostçu

lostçu
[Site Sakini]


163
şostakowiç, Erkek , 27 , İstanbul
1 ay 14 gün önce gönderdi.
Yıllardır yalnızlığıma bir son vermek için denemedikleri yöntem kalmamış olan, buna rağmen her defasında hiçbirinin işe yaramadığını hayretler içinde izleyip lanetlendiğime inanan dost ve arkadaş çevrem tarafından, son çare olarak, zorla, güney beldelerimizden birine tek başıma tatile gönderiliyorum. Uzun vadeli bi ilişki olamasa bile en azından "milli olma" şansımın orada daha yüksek olabileceği kanaatindeler. Tüm hazırlıklarımız tamam. Hatta motivasyonumu yükseltmek için, bekarlığa veda partisi tadında, bana özel bir toplantı bile düzenlendi. Giderken arkamdan su da dökerler mi bilmiyorum, ama hiçbirine itiraf edemesem de böyle duygusuz, sevgisiz, tek gecelik ilişkiler yaşamak için en ufak bir istek duymuyorum. Şimdi, bu defa da gittiğim gibi en ufak bir macera yaşayamadan geri döneceğim ve daha İstanbul'a ayak basar basmaz tüm bu ekip tarafından eşek sudan gelene kadar dövülebileceğim arasında gidip gelen endişeler içinde yola çıkmaya hazır bekliyorum. Daha ekvatora yaklaşmadım, ama şimdiden sıcağı yüzümde hissetmeye başladım, nedendir acaba?
2 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

281
delikanliauditor, Erkek , 28 , İstanbul
5 ay 2 gün önce gönderdi.
Lovelygirl 'ün itirafına atfen, genç kadın doktorun atandığı köy ahalisinin idealleri: 1. Köy ağasının ideali: Doktordan, kumasının da neden erkek çocuk doğuramadığını öğrenmek. 2. Kaymakamının ideali: İlçe halkına doktor getirebildiğini göstermek. 3. Yakışıklı köy öğretmeninin ideali: Genç doktorla İstanbul, Ankara, sinema, tiyatro ya da kitaplar hakkında konuşmak. 4. Hastaların hayali: Hasta çocuğunu sonunda tedavi edecek genç de olsa bir doktora kavuşmuş olmak. 5. Sağlık ocağının bahçesindeki kavun ve karpuzun ideali ise, taşa vurulmadan değil de, bir "şeerli" tarafından bıçakla kesilerek, yenilmek.
4 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

522
arabadabes, Erkek , 25 , Ankara
8 ay 11 gün önce gönderdi.
Karım ve benim ortak olan arkadaş çevremizde işgüzar bir arkadaşın tarafıma haklı bir şekilde yönlendirdiği ''Ne kadar az konuşuyosun.'' cümlesine cevaben ''Söz sukutsa, gümüş altındır.'' cevabımla herkesi neden az konuştuğum konusunda aydınlattım. Susmak benim için en iyisi...
10 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

417
canayvaz, Erkek , 32 , İstanbul
8 ay 11 gün önce gönderdi.
İlk defa baba olmanın verdiği coşkuyla sancısı gelen karını acile getirdin. Ee peki sonra "Bomba!" diye bağırmanın ne alemi var yahu? Bomba lafını duyan hemşireler avazı çıktığı kadar bağırır ve bombadan sonraki "...gibi bebek geliyor!" lafını kimse duymaz! Eşin de bomba uzmanlarının eşliğinde doğurur, sen de bu sırada tabana kuvvet kaçarsın. Tamam da, artık ortalık sakinleşti; kaç gün geçti aradan, gel çık neredeysen de çocuğunu ve eşini al götür. Arananlar listesinde değilsin be ödlek baba!
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

494
kissinyaback, Erkek , 26 , Ankara
8 ay 12 gün önce gönderdi.
Millete elektrik bol geliyor karısının göğüs ucuna verip fantezi yapıyor, biz daha geçen ayın elektrik faturasını ödeyeceğiz!
18 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

381
atinisatankoboy, Erkek , 20 , Ankara
1 yıl 13 gün önce gönderdi.
Biz küçükken Allah'ı aramak için gökyüzüne bakarken, küçük yeğenim google'a "Allah" yazıp Allah'ı arıyordu. Acaba hangimiz daha saftık?
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

920
rumuzyokmu1, Erkek , 37 , Ankara
1 yıl 13 gün önce gönderdi.
17 Ağustos 1999 depreminde, depremden on saat sonra Gölcük'e ulaştık. Dumlupınar İlköğretim Okulu'nun üç bina yanında, bir enkazda çalışmaya başladık. Dram içinde dram yaşanıyordu her yerde. İkinci gün bile devlet yardımları birçok yere ulaşamamıştı. Kızılcahamamlı, pantolununda 99 yama olan bir amca eski model kamyonetinin arkasına evinde hanımına yaptırdığı bazlama, peynirli ve yumurtalı dürümleri, bahçesinden topladığı domatesleri, salatalıkları, biberleri alıp gelmişti. Ankara'ya dönüşümüzde o amcayı ve kurtarma çalışmalarını konuştuk. Vinçlerin az olduğunu, daha fazla vinç olsaydı daha fazla hayat kurtulabileceğini konuşurken Ankara'nın girişinde büyük bir firmaya ait iş makinalarının bulunduğu alanda duran onlarca vinci gördük. Amcanın pantolunundaki 99 yamanın fakirliğinin değil, gönül zenginliğinin, orada bomboş duran vinçlerinse sahiplerinin demirleşmiş kalplerinin göstergesi olduğunu anladık.
9 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

1303
siliver, Erkek , 24 , İstanbul
1 yıl 15 gün önce gönderdi.
Aşk bitmişti. En zor şey ölen aşkın cenazesini kaldırmaktır. Kimse ilk söyleyen olmak istemez. Kimse ileride olacakların mesuliyetini tek başına almaya cesaret edemez. Ya mutlu olmazsam korkuları hop deyip dümeni ele alır. Ben de söyleyemedim ve böylece iki yıl daha geçti ve bir gün hangimizin ilk söylediğini fark edemeyeceğimiz bir kavgada ayrılmayı telaffuz ettik. Telaffuz ettiğimiz sözcük soğumadan da ayrıldık. Biz de albümlerdeki ikili resimleri temizledik. Ortak anıları olan eşyaları tanıdıklara ya da eskicilere verdik. Veremediklerimizi elden geçirdik. Aşkı kazıdık tüm gücümüzle. Geride hazımsızlık yaratan, midede mi kalpte mi olduğu belli olmayan bir yumru kaldı. Sert, taş gibi. Ruh eşi, hayat arkadaşı sözlerini duyduğunuzda bu yumru kendini hatırlatır. Bilirsiniz artık aşık olmadığınızı ve bilirsiniz aşkı kaybettiğinizi.. Ama gün gelir hata yaptığınızı anlarsınız. Ona özleminizin sonsuz olduğunu, sevginizin sonsuz olduğunu ve ondan başkasıyla birlikte olamayacağınızı anlarsınız. Geç mi kalınmıştır? Evet.. Güzel bir ilişkiyi onu hiç anlamayarak, ona hakkettiği sevgiyi vermeyerek, ona değer göstermeyerek bu hale getirdiğim için kendimden nefret ediyorum. Onu başkasına kendi elimle verdiğim için kendimden nefret ediyorum. Siz siz olun sevginizin kıymetini bilin.
8 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

2292
Saklıdüşler, Erkek , 30 , İzmir
1 yıl 16 gün önce gönderdi.
Kızcağız 16 yaşında, kaçtığı oğlan ise 20. Bir grup vatandaş giriyorlar karakola. "Şikayetçiyiz. Kızımızı kaçırdılar memur bey." diye bağrınmaya başlıyorlar. Dayanamayıp soruyorum. "Siz kimsiniz?" Biri cevap veriyor. "Ben kaçırılan kızın babasıyım." Diğeri "Abisiyim." Diğeri "Amcasıyım." Bir diğeri "Amca oğluyum." Biri "Annesiyim." Biri "Ablasıyım." Bir tanesi de "Ben kocasıyım." diye atılıyor. Adama bakıyorum, en az 45-50 yaşlarında. "Sen 16 yaşındaki kızın kocası mısın?" "Evet" diyor. "İki gün sonra düğünümüz vardı. Ama oğlanın biri kızı kaçırdı." Bu arada "Kızı da oğlanı da öldüreceğiz!" diye karakolun içinde bağıra çağıra ahkam kesiyorlar. Ne mi yaptım? Hepsini kovdum. Ne ifade, ne şu, ne bu. Siz 16 yaşındaki kızı zorla elin ciğeri beş para etmez babası yaşında adamına satın, sonra da kız sevdiğine kaçtı diye bunu namus meselesi yapın. Defolup gidin cehenneme kadar yolunuz var!
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

510
sexy35, Kadın , 24 , İzmir
1 yıl 25 gün önce gönderdi.
Kuzenime (kendisi ilkokula gidiyor) okullar açılacağı için ders çalıştırıyorum. Zor bir iki soru sorduğumdan olsa gerek, konuyu değiştirmek için bana "Bak, orada yastık var. İstersen onu bacaklarının arasına al, rahatlarsın" dedi. Neden öyle dediğini sorduğumdaysa ablasının bazı geceler bilgisayar karşısında öyle oturduğunu söyledi. Asıl dersi ben almış oldum sanırım.
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım
Skip Navigation Links
1
2
3

anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.