07 Eylül 2008 Pazar
Rumuz
Parola

magnificentF

magnificentF
[İtirafçı]


189
Jessica_, Kadın , 19 , İstanbul
2 ay 25 gün önce gönderdi.
Yıllardır kilolu olduğumdan, etek giyinmeyi hep hayal etmekle yetinmişimdir .Şu anda kilolarımı vermiş, gönül rahatlığı ile eteğimi üzerime geçirip çıkabilecek kıvamdayım. E ama şimdi de mini etek giyemeyeceğimi söyleyen bir sevgilim var. İki güzelliği bir arada göremeyecek miyim ben?
18 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

366
edi_ile_büdü, Kadın , 29 , Yurtdışı
2 ay 25 gün önce gönderdi.
Kırmızı ojenin tırnağı boyamaması için altına renksiz parlatıcı sürülmesi gerektiğini, tamponun oturup kalkarken canını acıtmaması için iyice derine ittirilmesi gerektiğini, ayda bir kesilen saçın daha hızlı uzadığını senden öğrendim sevgili sevgilim; ama sen bunları nasıl bir tecrübe sonucunda öğrendin çözemedim ve ruh sağlığım açısından da çözmek istemiyorum!
14 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

675
alçakgabari, Erkek , 58 , Ankara
2 ay 25 gün önce gönderdi.
Çantaları yerleştirirken arkamızdaki koltuğa küçük bebekleri olan bir çiftin oturacağını anlıyorum. Bebek huzursuz ve sık sık ağlıyor. "Anlaşıldı, bu 7 saat zor geçecek." derken baba bebeğini alıyor, minik elini tutup uzatıyor ve en önde sürücüden başlayarak bütün yolculara " Merhaba, ben Musti, iyi yolculuklar dilerim." diyerek tanıştırıyor. Yol boyunca da Musti'nin ağlamaları hepimize bir nihavend şarkı gibi geliyor.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

504
tatlıkavun, Kadın , 36 , İstanbul
2 ay 25 gün önce gönderdi.
Uzun bir yolculuk yapmam gerekiyordu. Koltuğuma oturduğumda yol arkadaşımın bir genç kız olduğunu gördüm. Oturur oturmaz bir telaşla kulağına bir walkman taktı ve aklınca benimle sohbet etme "riskini" ortadan kaldırdı. Ben ne yaptım? Yanıma yol için almış olduğum ve aslında kızıma ait olan son model iPod'umu çıkarıp, hiç acele etmeden özene bezene açtım ve dinlemeye başladım. Ben de seninle sohbete meraklı değildim küçük hanım, nedir bu havalar?
11 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

467
rumuzsuz olmaz m, Kadın , 46 , Aydın
2 ay 25 gün önce gönderdi.
50. doğum günüydü, iş seyahatindeydi ve akşam dönecekti. Güzel bir masa hazırladık, salonun her yerini mumlarla süsledik. Aslında kemancı çağırmayı bile düşünmüş ama abartmayayım diye vazgeçmiştim. Saat 21.00 gibi geldi. Bitmeyen iş konuşmalarına yarım saat kadar devam etti. Daha sonra mumlarla aydınlatılmış salona geçti, geçer geçmez ışıkları şakır şakır yaktı, ben çaktırmadan söndürüp daha az ışık verenini açtım. Yemeği yedik, hemen salona geçip oradaki mumları söndürdü ve İtalya-Hollanda maçını açtı. Tabii maçı oturarak izleyecek değildi, koltuğa uzandı. Ben bulaşıkları makineye koyup geldiğimde, çoktan uyumuştu bile ama arada bir gözünü açıp "Yaa çok güzel maç oluyor" demeyi ihmal etmedi. Bunları neden mi yazıyorum? Adamın ellinci yaş günü, evliliğimizin ise 23. yıldönümü. Ama ben, kocamdan bir romantik yaratma çabamdan hiç vazgeçmedim. Kendimi çok azimli görüyor ve çok takdir ediyorum doğrusu.
10 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

541
papri, Kadın , 21 , İstanbul
2 ay 26 gün önce gönderdi.
Lisede 2 ay okuldan kaçtım. Ailem bir şekilde ayarlayıp okula devam etmemi sağladı. Lise 2'deydim ve alan seçimi olduğu için sınıf eski halinde değildi, başka sınıflardan gelenler vardı. Onların içinde öyle biri vardı ki; zekaca farklıydı bizden ama tam da deli değildi. Sanırım sadece biraz zeka geriliği vardı ve ailesi para vermek suretiyle bizim okula yollamıştı. En önde tek başına oturuyordu ve ben 2 ay gecikmenin sonucu olarak onun yanına oturdum. Aradan 2-3 ay geçmişti, herkes onu kullanıyordu, kimi elinden yemeğini alıyor, kimi parasını alıyordu. Bense insanca davranmaya, anormal hareketler yaparsa görmezden gelmeye çalışıyordum. Bir gün dersin ortasında aniden dönüp önce saçımı çekti, sonra tokat attı bana. O an film koptu sanırım bende, önümdeki kitabı aldım ve ona vurmaya başladım. Ne kadar vurdum, bilmiyorum. Sonra da kalkıp sınıftan dışarı attım kendimi. Ağladım ağladım... Babası geldi okula, olayı anlattılar, sadece ''Haklısın kızım'' dedi. Ben haklı olmak istemiyordum, o anı geri almak ona vurmamış olmak istiyordum. Yıllar geçti, o bunları eminim ki hatırlamıyor, hatta ertesi gün unutmuştu bile. Ama ben yaptığım hayvanlığı unutamadım, aciz bir canlıya vurduğum gerçeğini (önce o bana vurmuş olsa bile) unutamadım. Vicdan azabımdan kurtulamadım. En önemlisi; anladım ki şiddetin telafisi yok, izleri kalıyor mutlak bir yerlerde ve hiçbir şekilde savunması da yok. Kimse birine vurup da ''Hak etti'' diye kandırmasın kendini, kimse haketmiyor.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

797
ÖpdeGeçsin, Kadın , 24 , İzmir
2 ay 26 gün önce gönderdi.
Üniversitedeki hocalarımdan birinin karikatürünü çizip bir sitede yayınlattıktan sonra, hocanın sınıfa gelip "Arkadaşlar bir karikatürümü gördüm. Çok güzel, çok hoşuma gitti. Böyle yeteneklerin aramızda olmasına çok sevindim ve bunun için benim seçilmem de çok gurur verici ama çok merak ediyorum bu arkadaşımız kim?" sözlerine kanıp atlayan ve o dersten bırakılan akılsız da bendeniz olur.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

174
tencerekapaginibulacakmi, Kadın , 20 , Avusturya
2 ay 26 gün önce gönderdi.
1) İlk gördüğünüz kurşun delikleriyle dolu binaya uzun uzun bakıp hemen resmini çekmenize gerek yok. Her köşede aynısını göreceksiniz. 2) Bütün şehiri gezersiniz ve bir tek mobilya mağazası göremezsiniz. 3) Taksiyle istediğiniz her yere gidebilirsiniz; verdiğiniz bahşiş onun için iki sefer parasıdır. 4) Kurşun deliklerini sıvamaya verecekleri paraları yoktur. 5) Siyah saçlı Türk erkeklerine alışkın Türkler olarak sanki her köşede aynı sarışın erkekleri görür gibi olursunuz. 6) Diskoda paranın üstünü(!) aldıktan sonra yanınıza yakışıklıların geldiğini görünce şaşırmayın, dikkat edin! 7) Şehir merkezinde satılan turistik eşyalar nargileden, dansöz kemerlerinden, renkli para keselerinden ve yine Osmanlı motifli minderlerden oluşmaktadır. 8) Binalardaki kurşun delikleri şehire hüzünlü bir atmosfer verir. 9) Saraybosna'nın bir zamanlar Osmanlının elinde oduğunu şehir merkezindeki camilerden, çeşmelerden ve satılan eşyalardan fazlasıyla anlayabilirsiniz.
4 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

541
hınıkım, Kadın , 33 , Samsun
2 ay 27 gün önce gönderdi.
Dün hastalarımdan biri "Bizim komşulardan biri trenin altına atlayıp intihar etmiş. Psikolojik tedavi görüyormuş, siz tanırsınız" dedi. Daha fazla konuşunca kadını tanıdığımı anladım. Bir buçuk yıl önce, bu şehre yeni geldiğim zaman tanışmıştım, çocuğunu getirmişti bana, ama beş yıldır ağır depresyon ilaçları kullanmaktan bakışları ifadesizleşmişti, yaşadığının farkında bile değildi. Çok yoğundum, hastanede istediğim gibi zaman ayıramayacaktım. Eşine "Evime getirin. Normalde evde baktığım hastalardan ücret alıyorum, onu da istemem. Belki bir faydam olur" dedim. Bir defa getirdi, bir daha da onca ısrarıma rağmen, esnaf olmasına ve altında arabası da olmasına rağmen getirmedi. Çünkü ona ilaçları yutup yutup evin işlerini yapacak, ona ve çocuklara bakacak, anasının dırdırını çekecek, evden çıkmayacak ve bunları da hiç şikayet etmeden yapacak robot gibi bir kadın lazımdı ve iyileşmesini falan istemiyordu. Adamı en son bir yıl kadar önce, eşinin ilaçlarını yazdırmak için hastaneye geldiğinde gördüm. Şimdi o, ana-babası boşandığı ve üvey babası olduğu için aile sıcaklığını küçükken görememiş, çocukken çalışmaya başlamış, 16'sında belki mutlu olurum diye başka bir şehre gelin gelen ve bana "Ne olur söyleyin de beni size getirsin. Buraya gelmekten başka dışarı bile çıkamıyorum, evde esir gibiyim" diyen kadıncağız daha 26'sında arkasında iki çocuk bırakıp öldü. Böyle olmamalıydı, bir insan böyle yaşayıp, böyle ölmemeliydi. Kendimi suçlamadım, ben elimden geleni yaptım. Her ne kadar "İntihar edenler kesin cehenneme gider" dense de ben, ilahi adaletin istisnaları olabileceğini düşünüyorum ve hiç değilse, öbür tarafta mutlu olur belki diye düşünüp "Allah rahmet eylesin" diyorum, eder inşallah.
7 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

277
confessioneur, Erkek , 33 , Yurtdışı
2 ay 27 gün önce gönderdi.
Sevgili 42195 abiciğim, 1993'deki konser benim ne kadar cahil bir adam olduğumun tüm Türkiye'ye teşhir edildiği andır. İnönü stadının önünde, kuyrukta bekleyişimin beş saat olduğu bir anda ve buram buram rock muhabbetlerinin döndüğü böylesine bir ortamda, malum dinci bir gazete muhabiri bana mikrofon uzatır ve : "Üç Türk büyüğü sayar mısın?" der, bense "Erkin Koray, İlhan İrem, Pentagram" derim. Ve bu demecim(!) gazeteye "Bu sapkın gençler Fatih Sultan Mehmet'i bile tanımıyor" diye geçer. Muhabir abiciğim, sen bana soruyu "Fatih Sultan Mehmet'i tanıyor musun?" diye daha net sorsaydın, emin ol ki o ortamda sana "O bir grup ismi mi abi?" derdim ve daha bir bomba haber yapardın.
6 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım
Skip Navigation Links
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
...
197
198

anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.