|
|
|
|
|
6 ay 15 gün önce gönderdi.
|
Sen kalp krizi geçirdiğinde hissettiğin o acıyı kalbimde hissetmek, doktorlar elektroşokla seni hayata döndürmeye çalışırken kapının diğer tarafında elimden hiçbir şey gelmeden ağlayarak beklemek, yoğun bakımda yatarken seni birkaç saniyeliğine görebilmek için hemşirelere yalvarmak, hayatımdaki en sevdiğim erkeği benden almaması için Allah'a dua etmek, bir daha seni asla üzmeyeceğime dair kendi kendime defalarca söz vermek, her an kötü bir haber gelecek korkusuyla telefonumu yanımdan 1 dakika bile ayırmamak, bunları yaparken bir yandan da güçlü görünmeye çalışıp aileme destek olmak... Tüm bunlar hayatımda hiç tatmadığım acıları tattırdı bana; ama en çok yüreğime dokunan, beni en çok ağlatan neydi biliyor musun? Hani hastaneden çıktıktan sonra sen evde yatarken; okula gitmeden önce "Hoşçakal." demek için yanına gelip seni öptüğümde, hasta halinle her seferinde arkamdan endişeli bir sesle "Paran var mı kızım?" diye sesleniyordun ya... Sen o halde bile bunu düşünüyordun ya; varsın param olmasın, yeter ki sen hep yanımda ol. Seni çok seviyorum canım babam...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 13 gün önce gönderdi.
|
Her yıl 24 Kasım günü okula gidip sınıfa girince öğrencilerim beni hep "Öğretmenim canım benim" şarkısı söyleyerek karşılarlar ellerinde çiçeklerle. Benimse onların ışıl ışıl gözlerine bakarken aklıma hep aynı görüntü, kulağıma fısıldanan aynı ses gelir. Yıl 2002. Yine bir 24 Kasım yine bir öğretmene hediye verme günü. Birinci sınıf okutuyorum. Sınıfa girdim. Öğrencilerin ellerinde çiçekler. Yoksul bir semt, ellerinde ufak tefek hediyeler. Kimisi ambalajlı, kimisi gazete kağıdına sarılı. Ben sandalyede oturuyorum, onlar sırayla gelip öpüyorlar, ellerindekileri veriyorlar. Sonra zil çalıyor. Yerimden kalkmaya çalışıyorum. O sırada minik bir kız öğrencim beni çekiştiriyor. Eğiliyorum. Kulağıma "Öğretmenim, ben sana hediye alamadım ama cebine para kattım." diyor. Elimi ceketimin cebine atıyorum. Şimdiki parayla tahminen 25 kuruş gibi bir bozuk para buluyorum cebimde. O günkü gevrek parasını bana vermiş hediye alamadığından. Elimde para kalıveriyorum, gözler bana bakıyor heyecanla. "Sen beslenme yaptın mı Ü.. " diyorum. "Hayır" diyor. "Ben de yapmadım. Gel ikimiz bu parayla yemek yiyelim. Ben de çok acıkmıştım." diyorum. Kantine gidiyoruz beraber. Birlikte sandviç yiyip ayran içiyoruz. Ü.. bana yemek ısmarladığı için çok mutlu. Bense gevrek parasını aç kalma pahasına bana veren bu minicik yüreğin büyüklüğü karşısında kendimi nasıl hissedceğimi bilemiyorum. Her yıl 24 Kasım'dan bir gün önce Ü...'nün sesi kulağıma gelir. Ve ben her yıl 24 Kasım'dan önce başka Ü...ler de bu ezikliği yaşamasın diye öğrencilerimi sıkı sıkı tembihler, bana hediye getirmemelerini, benim için bir resim yapmalarını, mektup yazmalarını söylerim. Ve her 24 Kasım'da sınıfta hep beraber gevrek yiyip ayran içeriz. Onun yüzüğünü benimkinden daha kalın almışlar diye birbirleriyle rekabete giren öğretmen arkadaşlara bakarak.
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 15 gün önce gönderdi.
|
Geçtiğimiz haftalarda Şırnak'ta şehit olan Gökhan Üsteğmen'in mezarı kazılmış, cenazeyi toprağa verecekleri sırada baba mezara inip yerden taşları topluyor evladının sırtına batmasın diye... işte o anda bittim ben, bu sahne yıllarca silinmeyecek gözlerimin önünden. Yattığın yerde rahat et teğmenim...
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
siexs,
Erkek
,
29
,
Konya
|
1 yıl 3 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Cumhurbaşkanı seçildi. Haberlerde yeni cumhurbaşkanının hayat hikayesini verirlerken, küçükken gazoz satmaya çalıştığı, başarılı olamayınca da ailesinin onu okuttuğunu söylediler. Bilseydim kasa kasa almaz mıydım!!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Haberlerde, serinlemek için dereye girmiş olan bir ayıya yapılan vahşeti izledi tüm Türkiye. O hayvan mı ayı yoksa hayvanın kafasına sopayla defalarca vurup öldüren ve bunu bir marifetmiş gibi gülerek yapan zihniyet mi? Allah böylelerinin cezasını versin. Onun da yaşamaya hakkı vardı!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Platonikim'i yıllardır takip ederim. Kadınların aşk ilanları hep aynı cümlelerden ibaret; ''Beyaz Mercedes'li şirin çocuk'', ''Işıklarda karşılaştığım kırmızı Jeep'li muhteşem şey'', ''Bilmem nerenin müdürü X'', ''Bilmem nerenin şefi Y'', ''Hede hödö bankasının biricik yakışıklısı'' ve buna benzer niceleri. Kendimi zaten bir kalem geçtim de hiç ; ''Falan semtteki pazarda gördüğüm yakışıklı domatesçi'', ''Filan yolun kenarındaki tatlı işportacı'', ya da ''sabah koşusunda yanından geçerken göz göze geldiğim, yeşil gözlü kumral çöpçü'' yazan yok. Ben onu bunu bilmem, kadınların inasanlara verdikleri değer gibi aşk ilanları da statüye endeksli. Yoksa ben mi yanılıyorum??
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 3 ay 22 gün önce gönderdi.
|
8 sene önce o zaman 6 yıllık karım olan kişi sudan bir sebeple boşanmak istediğini söyleyerek 4 yaşındaki kızımla birlikte evden ayrıldı ve annesine yerleşti. 3 ay kadar sonra ise bir cumartesi akşamüzeri eve gelerek açıkça söyleyemese de eve geri dönmek istediğini, evliliğimize devam etmek arzusunda olduğunu imalarla hissettirmeye çalıştı. Bense katır inadım yüzünden hiç de öyle olmamasına rağmen 3 ayda köprünün altından çok sular aktığını, bekarlığa alıştığımı, kendisinin aldığı kararın dönüşü olmadığını ima ederek onun imalarını görmezden geldim ve muhtemel barışmamız önlenmiş oldu. Aslında o akşam evde kalıp ertesi gün hep birlikte havuza gitmemizi ve muhtemelen akşam beraber eve dönmemizi planlayan karım de buna bozularak planlarını iptal etti ve yarım ağızla "kalın, bu saatten sonra yollarda sürünmeyin" teklifimi de redderek evden ayrıldı. Ertesi gece sabaha karşı o şiddetli sarsıntı ile uyandığımda evde yapayalnızdım yani. Her şey olup bittikten sonra İstanbul'un depremden en çok etkilenen semtlerinden birinde, 12. kattaki evimin odalarında hasar tespiti yaparken kızımın odasındaki kalın camlı çift parça oyuncak-eşya dolabının çaprazlamasına kızımın yatağının üzerine devrildiğini, yatağın üzerinin ise cam kırıkları ile kaplı olduğunu gördüğümde gözyaşlarımı tutamadım. Katır inadım evliliğime mal olurken kızımı da bana bağışlamıştı. O zamanlar bir saniye gözümün önünden ayrılmasına razı olamadığım yavrumu şimdi senede toplam 2 ay görebiliyor olsam da, anne-babasının ayrı olmasından dolayı boynu bükük olsa da, çok muhtemelen karımın katkılarıyla da bu durumun yegane suçlusunun ben olduğumu düşünecek olmasına ve belki beni hiç affetmeyecek olmasına rağmen o kararımdan hiç pişman olmadım. 17 Ağustos gecesi bu saatlerde bebeğimin 2. doğum gününü 9. kez kutlayacağım ve bunu kendisi dahil hiç kimse bilmiyor. Doğum günün kutlu olsun caniçim, çok seviyorum seni.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|