|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Yolculuğun daha başında muavine "Güzel evladım, yiyecek içeçek filan dağıtırsan ve ben o sırada uyuyor olursam, hiç çekinmeden uyandır yoksa sana hakkımı helal etmem." diyen yurdum insanından başkası değildir.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Bir halam vardı, yoksulluktan başka dünyada hiçbir şey görmemiş, ölüm döşeğindeki kocasından bile hakaret işitmiş, kocasından göremediği bu şefkati hayatında bildiği ikinci ve son erkek olan evladına bahşetmiş, bilmeden şımarttığı bu oğluyla ve onun çocuklarıyla aynı evde yaşamak zorunda kalmış, yaşı 80’e ulaşıp yoksullukla dolu günlerin yoğunluğu arttıkça da akıl sağlığını yitirmeye başlamış, o şımarttığı oğlundan her akşam hortumla dayak yemiş ve (aldığım gizli bilgiler doğrultusunda) bu oğul dayağı sonucu ölmüş. Bir halam vardı; ama artık bir “halam oğlu” yok! Yıllar önce gerçekleşmiş bu olayı duyduğum an, bu cinayetten haberdar olup da zamanında ihbarda bulunmayan tüm akrabalarım da artık yok! Halamın cesedini yıkarken mosmor zavallı zayıf bedenine gözyaşları damlayan ve “Gidip polise haber verelim ama bu gecekondunun içinde bir dul kadın ve 5 küçük çocuk kalacak. Ne ekmek ne aş getirenleri var. Bu edepsiz hapse girince, bir de onlar düşecek sokaklara.” diyen komşuları ne kadar haklı, bilmiyorum. Ama dedim ya, bir halam vardı; şimdi sadece o şirin sesiyle hatıralarımda kaldı.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Kendimi bildim bileli annemle babam para konusunda tartışırlar, yok "Yine benim maaşım uçup gitti", yok "Ben senin paranı hiç görmedim" diye. "Bizde böyle olmayacak, aynı hataları yapmayacağız" diye yola çıktık. İroniye bakın ki, şimdi biz de tartışıyoruz. Gerçi bu defa "Neden sen ödeyecekmişsin, ben asalak mıyım?" şeklinde cereyan ediyor ve bu gerginlik beni fazlasıyla yıpratıyor. Hakikaten ya, bir beraberlikte şu para mevzuları nasıl çözülüyor? Var mı bunun ortası?
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Ödevlerinde yardım istedi, ettim. Morali bozukken destek oldum. Her sözüne inandım. "Benden birşey bekleme" dedi, beklemedim. "Zaman ver" dedi, verdim. "Yanımda ol" dedi, oldum. " Bunca zamandır meğer en seni aramışım, nerelerdeymişsin" dedi, inandım. "Ben seni üzerim" dedi, dinlemedim. Adamın tek sözü doğruymuş, onu da ıskalamışım.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Kısalan saçlarım beni iyice bunalımın eşiğine getirince 400 YTL verip gerçek saçtan yapılmış postiş satın aldım. Herkese fiyatın yarısı yalanını söylememe rağmen kocam ekstremi gördü ve mumum yatsıda söndü. Yorumu mu? "Bundan sonra ben de dahil bu evde kimse saçını kestirmeyecek!" Anlaşıldı, tamam.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Teknolojiyle haşır neşir olduğumdan beri, telefonuma yeni bir sms, outlook'a yeni bir mail, itiraf.com hesabıma yeni bir msj geldiği zaman anında açıp okuma imkanım varken, meraktan çatladığım halde hemen açmayıp saçma sapan şeylerle ilgileniyorum, bu sırada kalp atışlarım hızlanıyor, ellerim terliyor, ağzım kuruyor... Üstelik bu ritüelleri her defasında yapmak istemediğim halde tekrarlıyorum. Manyak mıyım neyim, anlamadım ki!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Dün itibariyle sevgilim tarafından aldatıldığımı ve uzun bir süre boyunca bana yalan söylediğini öğrendim. Bu olayın yıkıcı olan tarafıydı. Ama bu olayın akabinde kafayı bulurken ve hüngür hüngür ağlarken etrafımda, benimle beraber benim acımı paylaşarak ağlayan dostlar görmek; işte bu olayın aydınlatıcı, kendime getirici tarafıydı. Yalan olanı unutmaya, gerçeklere dönmeye karar verdiğim andı işte bu. Dostlarımın önemini bir kez daha anlamama yardım eden andı!
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Dört veya beş yaşındaydım. Akşam yemeğinde ağzımda lokma olduğu halde kalktım, yaz olduğu için açık duran kapıya arkamı vererek "Ben evden kaçıyorum" dedim. Köşebaşına kadar gidebilmiştim, ilerisi korkuttu akşam karanlığında beni. Annem sakince geldi, kucağına alıp eve getirdi. Hep rahatsız eden bir şeyler oldu beni evimde, kendi evimde. İkinci denemem yirmi dört yaşında oldu, Adana'dan İstanbul'a. İlk geldiğimde inşaatta çalıştım tornavida bile tutmamış ellerimle, konteynırlardan bozma koğuşlarda yattım, terli koltuk altımı kokladım uyurken yastıktan daha iyi kokuyor diye. Ama bana inanmayanlara inat çok çalıştım bu son iki yılda. Şimdi mi? Yok ya kendi evim arabam falan yok, hala yarı aç yarı tok. Kirayı zor denkleştiriyorum. Ama huzurluyum, hem de çok huzurlu... Beni huzursuz eden her neyse yüzlerce kilometrelerce uzakta kaldı. Para, mal, mülk önemli değilmiş sayın site sakinleri. Çok basitmiş. Tek hücreli hayvanların zararsız ortamdan uzaklaşıp yararlı ortama hareket etme eğilimleri gibi; huzursuz ortamdan uzaklaşıp, huzura gitmek gerekiyormuş.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|