|
|
|
|
|
|
|
1 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Yıllar önce bir arkadaşım sevgilisinden ayrılmış ve perişan durumdaydı. Yemeden içmeden kesilmiş, intihar noktasına gelmişti. Depresyonun dibine vurduğu günlerden birinde onu çağırdım; benim lösemi olduğuma ve az bir ömrümün kaldığına uzun uzun, ağlaya ağlaya, örneklerle süsleyerek inandırdım. Tam üç gün de devam ettirdim bu hikayeyi. Sonuç: Üç gün paşalar gibi ilgi, alaka, ağırlama ve üçüncü günün sonunda her ne kadar bana gıcık olsa da aşk acısından eser kalmayan, hayata yeniden tutunan bir dost.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Bembeyaz, uzun saçları vardı. Hasta yatağında bile her gün saçlarını taratır, "Benim kendime saygım olmazsa başkasının hiç olmaz." derdi. Bir gün "Bugün ör saçlarımı." dedi. Hastalığından dolayı seyrelen saçlarını örmeye çalışırken, "Öldüğüm gün de tara tamam mı saçlarımı? Dağınık olmasın, istemem." dedi cılız sesiyle... "Ne ölümü anneanne, daha çok içilecek kahvemiz, bakman gereken fallarım var." dedim yaklaştığımız sonu bile bile. Son günlerinde taradığım saçlarından eser kalmamıştı, her taradığımda elime gelen saç telleri ayrılığı haber veriyordu aslında. Nur içinde yat dünyanın en güzel saçlı kadını, güzel ismin benimle yaşıyor.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Kocam şehir dışında çalışıyor. Tam gün bir işim, eve geldikten sonra gece 12'ye kadar tüm mesaimi alan 2 yaşında bir kızım, tüm işleri bana bakan bir evim ve ayrıca akademik kaygılarım var. Depresyona gireceğim ama banyoya girecek vakti bile zor buluyorum, nerede kaldı depresyon... Anladım ki ruhsal hastalıklar bile vakti bol olanların lüksü.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Çin'de 32 katlı bir binanın 30. katında uçsuz bucaksız bır manzaraya sahip küçük bir evde yaşıyorum. Geçenlerde merak edip arkadaşımın gece görüş özelliği olan dürbününü almaya karar verdim ve işte izlenimlerim: 1-Çinliler de ön sevişme süresi oldukça uzun. 2-Evlerin önemli bir kısmı 40 metrekare civarında. 3-Kavga eden tek çift yabancıydı. 4-Evlerin çoğunun içi, bizim Türkiye'de bulunan çöp evlerden bir adım önde gidiyor. 5-Televizyon karşısında burnunu karıştırana hiç denk gelmedim. 6-Sevişmek için sadece yatak odasına gerek duymuyorlar. Mutfak da dahil her odadan maksimum derecede yararlanıyorlar. 7-Tam bunları yazdığım sırada dürbüne gerek duymayacak kadar yakın olan karşı komşum pencere kenarında üstünü değiştiriyor. Tövbe!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Kendimi bildim bileli otomobillere karşı hastalığım var. Eskiden sevdiğim otomobillerden birini gördüğümde "Allah'ım şunu bir kere kullansam yeter ya!" diye iç geçirirdim. İki yıldır hatrı sayılır bir televizyon kanalında otomobil programı sunuyorum. Şu an test için iki haftalığına gönderdikleri otomobil, beni geçtik, amirimin bile 5 yıllık maaşından daha pahalı. Peki dualarım kabul olduğu için şükür ediyor muyum? Yüzsüz ben, her arabaya oturduğumda "Allah'ım bu ne zaman benim olacak?" diyorum. İnsanoğlu hakikaten maymun iştahli ve nankör.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Böyle şeylerin sadece "tavuk suyuna çorba" türünde kitaplarda yazılan öyküler olduğunu düşünürdüm. Kızım bugün okul dönüşü elinde çiçekleri dökülmüş bir papatya sapı uzattı bana ve gülümseyerek içini öpücüklerle doldurduğunu söyledi. O an anladım mutluluğun çok uzakta olmadığını, minicik parmakların arasında olduğunu.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Annem temizlik yaparken mutlaka işin bi ucundan tutturur, en kötü toz alır ya da ne bileyim onun cam sildiği bezi yıkardım. Yemek yaparken çorbayı karıştırır, ihtiyacı olan malzemeleri falan verir, salatayı yapardım. Dışarıda yemek yediğimizde parayı elime tutuşturur hesabı bana ödetirdi, kitap okumaya teşvik etmek için okuduğu kitaplardan parçalar anlatır bilgi hazinesiyle kıskandırırdı. Gitar, org, flüt, mızıka hepsini denettirdi ama müziğe yeteneğim yok. Maddi olarak en sıkışık zamanlarımızda bir yol bulup basketbol yüzme vs. derslerine kendisi götürdü. Eğer biz evdeyken kendisi iş yapıyorsa, mutlaka babamın da eline birşeyler tutuşturdu. Evleneceğim kız için "Eğer evleneceğin kızı biz istemezsek ve sen kızı değil de bizi seçip evlenmezsen, gözüme görünme" diyor ve kendisi normalde ilkokul mezunuyken bu yaz liseden mezun oluyor. Şimdi damned.girl 'ün tarifine uyarsak ben çok küçük ihtimalle Türk olanlardanım ama unutmayın, herşey yetiştirilme tarzıyla alakalı. Geleceğin öküzlerini de, yabancı(!)larını da yaratmak siz itiraf.com kadınlarının elinde.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|