21 Temmuz 2008 Pazartesi
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Sevgili CAyasemen , sondan bir önceki gün tanıştık seninle, ders çalışmam gerekirken bütün gün konuştuk. Birlikte Derya'ya mail yazdık. "Cevap gelmedi." dedin. "Belki görmemiştir." dedim ben de. "Umut güzel şey değil mi?" dedin sonra. Arkasından Derya aradı. Birlikte mutlu olduk. "Ölmem ben yaa! " dedin. Her cümlenin sonuna gülücük koyduk birlikte. Hayatımın en kısa süreli ve en güzel arkadaşını buldum ben o gün. Bugün MSN'i açınca "Hoşgeldin!" dedim sana sevinçle, ama sen yoktun. Kuzeninden öğrendim acı haberini. Sezsizce uzaklara yol almışsın. Kalbimden bir şeyler kopup gitti. Daha sütsüz, şekersiz, acı kahve içecektik birlikte, dedikodu yapacaktık. Doyamadığım arkadaşım Yasmin, beni duyuyorsan, iyi ki itiraf yazmışsın, iyi ki tanışmışız, iyi ki o koskoca gün gülüşerek muhabbet etmişiz, iyi ki söylemişim ne kadar tatlı olduğunu, iyi ki söylemişim seni çok sevdiğimi... En kısa süreli ve en tatlı arkadaşım uzaklara, sana sesleniyorum. Rahat uyu!
37
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 15 gün önce gönderdi.
|
Çok ünlü bir fast food firmasında hergün en az 9-10 saat çalışan bir kuryeyim. Bahşişin neye yaradığını anlatayım. Bütün kuryeler bahşiş veren müşteriyi ezberler, siparişini ona göre sıcacık götürür, bahşiş vermeyip de "Aa ne hızlı getirdiniz" diyen kişiler, bir daha fırınlarında ısıtırlar o siparişi. Özellikle yağmurlu, soğuk havalarda elini cebine sokmak ölümdür, eli soğuktan uyuşmuştur, üstü kalsın demeyi bilmeyen müşteriye içinden en nadide kelimeleri sayar kurye. Halbuki o siparişi veren kişi en azından 1 lira daha fazla verse kurye daha dikkat edecektir sevgili müşterisine. Belirli sürede ulaşması gereken siparişi yetiştirmek için yolda yediği küfürler, önüne atlayan taksi ve yayalardan sıyrılma çabaları, kemiklerini ağrıtan soğuk, suratına çaaaattt diye (bir teşekkür etmek çok zormuş gibi, sanki alacaklıyım, adamda öyle bir surat) kapanan kapılar. O gıdaları soğuk yemek ne kadar sağlıklı sanıyorsunuz? Bahşiş verirseniz kurye daha istekli olur.
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
daggny,
Kadın
,
25
,
Gaziantep
|
8 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Özenle randevu için hazırlanılır, heyecanla sizi almasını beklersiniz. Geldiğinde heyecandan elinizi bile nereye koyacağınızı şaşırırsınız. Oturmak için güzel bir mekan seçilir, bir süre bakışlarınızı bakışlarından kaçırırsınız. Sonra o an gelir, gözlerinizin taa içine bakar ve "Sanırım ben sana aşık oldum." der, kısa bir şaşkınlıktan sonra "Hmm, çok geç kaldım, lütfen artık kalkabilir miyiz?" dersiniz, derim, denebilir, hayır denemez, demiş olamam değil mi? Lütfen biri beni vursun!
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 24 gün önce gönderdi.
|
Siyah zemin üzeri beyaz yazıları ile amirlerimizin gözüne ilişmesinden bile korkarak açtığımız yasa dışı imajı, yeri gelince meşelik kişilikleri parantez arasında sıkıştırıp hesabını soran, yeri geldiğinde büyülü bahçelere latifeler yazan, hepimizin ellerinden lavlı börekler yediğimiz bir delikanlısı varken, ben her gün site duvarının dışından mülayim mülayim bakardım biri sizi gözetliyor formatında. Sakinlerinin birbirine aile olduğu bu kooperatife zamanında topraktan girememiş olmanın hüznüyle yazıyorum şimdi bunları. Belki yapsaydım bugün çoktan yorumcu olmuş nasihatler veriyordum sizlere; "Yapmayın, etmeyin, yorumcu olmakla yargıç olmak aynı şey değildir, üzmeyin birbirinizi, her şeyi güzellikle ifade etmenin elbet bir yolu vardır. Siz zaten yol yordam bildiğiniz için yorumcusunuz. Yorumcu olana kadar özen gösterdiğiniz imla kurallarına neden artık hiç önem vermez oldunuz? Ayıptır, yazıktır, günahtır" derdim belki kimbilir...
16
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 yıl 2 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Arnavut değilim ama Arnavut geliniyim. 1- Eğer benim gibi Arnavut değilseniz sizden hep "Türk" diye bahsederler. 2- İnanılmaz derecede birbirlerine bağlıdırlar. Büyük büyük dedenin kuzenini bile amcaları olarak kabul ederler! Bu durumda da "yakın akrabadan" bol bir şey yoktur. 3- Bir misafirliğe gittiğinizde ya da misafir geldiğinde oturamazsınız. Eğer kaynananız müsade eder de "oturma izni" çıkarsa, kapının girişindeki sandalyede el pençe divan durursunuz. 4- İstisnasız bütün misafirlerin (5 yaşında çocuklar da dahil!) elini öpersiniz. Bu sizin çok saygılı bir gelin olduğunuzu gösterirmiş! Kaynananızın ve görümcelerinizin ise tek tek parmaklarını öpersiniz! Bu da saygınızın göstergesiymiş!!! 5- Evliliğinizin ilk aylarında kaynana, görümce ve eltilerinizle "gelin gezmesi" adı altında tüm akrabalara gidersiniz. Elinizde bir bavul dolusu kıyafetle her gittiğiniz yerde onları tek tek giyip durursunuz. 6- Gerdek gecenizin sabahında (saat 05 sularında!) kocanızın kadın akrabaları eve gelir. Onlara "petla" dedikleri bir hamur işi yapıp ikram edersiniz 7- El öpmeye gittiğinizde "temanna" yaparak tüm misafirleri selamlarsınız. (Onlara özgü bir şarkı var. Onu söyleyip birtakım selamlama hareketleri yapıyorsunuz.) 9- "Türk erkeklerinin soyuna kıran mı girdi de bir Arnavutla evlendim?" diye dövünüp durursunuz. Ama eşinizi çok sevdiğiniz için ses çıkarmadan bu garip geleneklere uymaya çalışırsınız.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|