02 Aralık 2008 Salı
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 8 gün önce gönderdi.
|
4,5 aylık bebeğimi düşürüp ölümden dönmüş bir vaziyette evime geldiğimde evime gelip, "Hamileyim!" dedin ve henüz 2 yaşında bile olmayan kızına sarılıp, "Annecim de de bir teyzen görsün. Sarıl annene, canım de aşkım de yavrum. İyi ki doğurmuşum seni; doğuramayanlara nispet!" dedin. "Ne yaparsın; artık şansına küs. Uğraşıyorsun, olmuyor. Bu kaçıncı? Anne olamayacaksın anlaşılan." dedin. Yutkundum. "Git!" diyemedim. o halimle kendimi dışarı zor attım. Neden yaptın bunu hala anlamış değilim. Unutmadım, unutamıyorum. Sen benim en yakın dostumdun...
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Yeşilköy'de bir özel hastanede geçirdiğim iki yılın ardından izlenimlerim: 1) Hastabakıcılar günde yaklaşık 100 YTL bahşiş alırlar. 2) Hastanede günde yaklaşık 400 bin YTL para toplanır; bu paranın sadece üç-beş bin YTL'si peşin; geri kalanı kredi kartıdır. 3) Mafya babaları peşin para verirler, bahşişte eli en açık olanları Drej Ali ve Arnavut Sami'dir. 4) Hastanede bahşiş rekoru Ali Şen'e aittir. 1989 yılında bir hizmetlinin maaşının 40 katını bahşiş olarak bırakmıştır. 5) Peker Açıkalın'ın rol yaptığından şüpheliyim, adam sivil hayatta da aynı. 6) Fatih Akyel cimridir, bir keresinde çocuğunun tedavisi sonucunda para üstü 2 YTL'yi 10 dakika beklemiştir. 7) Ambulans her zaman Cem Uzan'ın evine tedaviye gider ama ilgi alaka ikram hastanede dillere destandır. 8) Sabancı ailesi cimridir, bahşiş olarak havlu falan verirler. 9) Ali Avni Balkaner'in kardeşi çok iyi bir insan; prosedürle uğraşmamam için 3 bin YTL'yi sigortaya ödetmedi, cebinden ödedi. 10) Hakan Ünsal'ın ailesi acayip alçakgönüllü insanlar, eşi tam bir hanımefendi. 11) Kuşum Aydın rol yapıyor. 12) Ufuk Yıldırım ve Sonay Dikkaya çok sıcakkanlılar. 13) Ünlü kabadayı Oflu Osman öldüğünde hastaneye 200 kadar siyah Mercedes gelmişti. Vefat haberini sabaha kadar kimse söylemeye cesaret edemedi, sabah başhekim söyleyebildi. 14) Haluk Ulusoy kimseyle muhatap olmuyor. 15) Mustafa Sandal çok sıcak insan. 16) Devlet Bakanı Hüseyin Çelik oğlunun tedavisi sonrası parayı (imkan olmasına rağmen) devlete ödetmedi. 17) İbrahim Kutluay Ferrari'sini otoparkçılara teslim etmiyor.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Sabahları bin bir şirinlikle beni kaldırıyor. Tıraş olurken, giyinirken hayranlıkla beni izliyor sonra kapıdan uğurluyor. Ben yokken kıyafetlerimi kokluyor, yatağımda uyuyor. Akşamları kapıda karşılıyor, ben yemeden yemek yemiyor, kucağıma uzanıp benimle televizyon izliyor. Onunla ilgilenmem için yapmadığını bırakmıyor, tenimin kokusuna bayılıyor, asla benden ayrı yatmıyor. Her şey iyi güzel de bunları yapan ablamın kedisi değil de sevgilim olsaydı tam süper olacaktı.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
magir,
Kadın
,
21
,
Adana
|
1 yıl 2 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Hayatımda ilk defa bir görüşte vurulduğum ve yine hayatımda ilk defa tanışma cesareti toplayıp da gidip konuştuğum o muhteşem yaratık eşcinsel çıktı! Daha kötüsü o suratımdaki ağlamaklı ifadeye acıyıp, "Canım beniiimmm! Üzülme ne olur, dost olabiliriz istersen." diye beni teselli etmeye çalıştı! Haksızlık bu ama ya! Bir gün çöle düşersem karşıma Nuri Alço sırıtışıyla "Sürpriiizzz!" diye çıkan kutup ayısına kesinlikle şaşırmayacağım!
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 8 gün önce gönderdi.
|
17 Ağustos 1999 depreminde, depremden on saat sonra Gölcük'e ulaştık. Dumlupınar İlköğretim Okulu'nun üç bina yanında, bir enkazda çalışmaya başladık. Dram içinde dram yaşanıyordu her yerde. İkinci gün bile devlet yardımları birçok yere ulaşamamıştı. Kızılcahamamlı, pantolununda 99 yama olan bir amca eski model kamyonetinin arkasına evinde hanımına yaptırdığı bazlama, peynirli ve yumurtalı dürümleri, bahçesinden topladığı domatesleri, salatalıkları, biberleri alıp gelmişti. Ankara'ya dönüşümüzde o amcayı ve kurtarma çalışmalarını konuştuk. Vinçlerin az olduğunu, daha fazla vinç olsaydı daha fazla hayat kurtulabileceğini konuşurken Ankara'nın girişinde büyük bir firmaya ait iş makinalarının bulunduğu alanda duran onlarca vinci gördük. Amcanın pantolunundaki 99 yamanın fakirliğinin değil, gönül zenginliğinin, orada bomboş duran vinçlerinse sahiplerinin demirleşmiş kalplerinin göstergesi olduğunu anladık.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
|
İlkokuldan sonra beni okutmak istemeyen aileme inat büyük abime yalvar yakar ortaokula yazdırdım kendimi. Okumaz bu, liseye göndermeyelim dediler; hasbel kader yazıldım ona da. Başarısızlık o kadar kazınmıştı ki beynime lise de 4 yıl boyunca birinci olup en son okul birincisi olmama rağmen hiçbir zaman ailemi veli toplantısına çağıramadım. Mezuniyet törenime bile gelmelerini istemedim, birinci olduğuma inanmıyordum. Liseden sonra başarı başarıyı getirdi. Üniversite ve ardından yüksek lisans. Ancak hala ailemin bana yakıştırdığı "salak kız" imajı geçmedi. Hala elde ettiğim başarıları bir başkalarının başarısı olarak izliyorum. Hala tek başıma bir iş yaparken çok korkuyorum. Ve hala ailem benim yaptığım başarıları takdir etmiyor.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Üç yıldır Urfa'da öğretmenim. Bugün bahçede çocuklarla oynarken bir veli geldi. Yanında kendi çocuğu, belli ki az önce kavga etmiş, bahçede yakaladığı başka bir öğrenciyi tekme tokat dövüyor. Koşarak yanına gidiyorum, zor alıyorum öğrenciyi elinden. Dövdüğü çocuk arkamda, veli hala hakaretler ediyor, vurmaya çalışıyor. Baş edemeyeceğimi anlıyorum, çocuğu kaptığım gibi idareye koşuyorum dayak yemesini engellesinler diye. Ama anladığım kadarıyla veli hatırı sayılı kişilerden biri ki çocuk müdür odasında bir dayak daha yiyor. Sonra veli, müdürün odasından çıkıyor yüzünde kendinden emin bir ifadeyle dönüp bana, "Bahçede de vururum, sınıfta da vururum. Hatta gerekirse seni de vururum." diyor. Donakalıyorum, ağzıma bir kilit vuruluyor sanki; hiçbir şey söyleyemiyorum. İtirafım şu ki; beni tanıyan herkes, ailem, arkadaşlarım, akrabalarım hatta Urfa'da zor şartlarda öğretmenlik yaptığımı duyan herkes beni tebrik ediyor. Ben de hiçbir şey söyleyemiyorum. Memnunluk oyununu oynuyorum. Oysa buradan nefret ediyorum. Aşiretlerden, ağalardan, hatırı sayılır kişilerden, büyük insanlardan, diğer insanları aşağılayan, hor gören, tartaklayan, burayı kendi kurallarıyla yöneten herkesten! Buradaki öğrenciler için çok ama çok üzülmeme rağmen elime geçen ilk fırsatta kaçacağım bu Teksas gibi yerden.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Allah'ım sonunda bu da oldu. Her gece, saat 12.00 olsun da yeni itiraflar gelsin, okuyayım diye beklerken aldı beni bir düşünce. "Niye buradayım ve bekliyorum? Beni buraya bağlayan ne?" İşte itiraf kısmına geldik, evet kararımı verdim. Ben ekranın sol köşesinde ağzı bir karış açık gülümseyen o itiraf.com kızına aşık oldum... Hadi site sahibi, bilirsin sen bu işleri. Alalım çikolatayı, çiçeği; gidip isteyelim bu kızı..
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Annemi çok küçükken kaybetmiştim. Mezarına ilk gidişimde yanında bir yaşında ölmüş bebeğin mezarını görünce ve bir komşu teyzenin ''Çocukları çok severdi, almış yine kolunun altına birini burada da.''demesiyle, beni bırakıp o bir yaşındaki bebeğin yanında olmasını hep ama hep kıskandım. Gittiğimde hep ağlayışlarımda özlem kadar kıskançlık da vardı. Ergenlikte geçti bu duygu. Çocuğum olduktan sonraki ilk ziyaretimde tekrar katıla katıla ağladım hala bir yaşında olan bebeğin mezarıyla annemin mezarını okşayıp; "İyi bak annem o bebeğe. Anası sana emanet etmiştir." diye..
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|