22 Kasım 2008 Cumartesi
|
|
|
|
|
|
7 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Evlendiğimizde ben 24, karım ise 26 yaşındaydı. Kendimizi hazır hissedene kadar çocuk yapmama kararı aldık. 2 sene önce çocuk yapmak istediğimizde ise karımın kullandığı doğum kontrol hapları sebebiyle hamile kalmasının çok zor olduğunu öğrendik. Karım günlerce ağladı, tedaviyi reddetti, boşanmak istedi. İkimize ait olmadıktan sonra bir çocuk sahibi olmanın umrumda olmadığına ikna etmek hiç kolay olmadı. İki senedir benim güzel karım tedavi görüyor, bense kendim korunmayı reddedip karıma bu kadar zarar verdiğim için kendime kızıyorum. Karımın her regl olduğunda yüzündeki o ifadeyi görmek içimi acıtıyor. Regl takvimini ezberledim, onunla beraber ben de sayıyorum. Bu ay bana söylemese de 3 gün gecikti. Kemirecek ne tırnak kaldı, ne de dudak. Ne olur bu sefer gel bebeğim. Annen de ben de seni sabırsızlıkla bekliyoruz, gel de artık annenin güzel yüzü her ay bulutlanmasın. Ne olur gel!
23
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Hastane bahçesindeyiz. Bir bankta oturuyoruz. Üç kişiyiz; ben, ninem ve tanımadığım yaşlı bir teyze. Yanımıza bir dilenci yaklaşıyor. Allah rızası için bir sadaka istedikten sonra, ninem çantasından çıkardığı bozuklukları çıkarıp dilencinin avuçlarına bırakıyor. Dilenci "Allah üçünüzden de razı olsun, Allah acil şifalar versin, Allah..." diye duaları sıralarken araya cimriliğiyle nam salmış ninem giriyor. "Parayı ben verdim, sadece ikimize dua et. Bu kadını tanımıyorum." diyerek beni ve dilenciyi şoke ediyor. Daha kendimize gelememişken yaşlı teyzenin de "Al şu parayı, sadece bana dua et. Asıl ben bunları tanımıyorum." misillemesiyle ikinci bir şok daha yaşıyoruz. Ortam iyice geriliyor. Halinden memnun dilenci, kişiye özel dualarını ayrı ayrı sıraladıktan sonra yanımızdan uzaklaşıyor. Geride birbirlerine saldırgan bakışlar fırlatan iki kadın ve aralarında kahkahaya boğulan ben kalıyoruz.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 12 gün önce gönderdi.
|
1- "Ben ritüel adamı değilim" bahanesi hiç inandırıcı değil, çiçekleri çok severiz unutmayın. Elinde çiçek olan adam sevgilimiz değilse bile çok cazip görünür. 2- Evinize ilk defa geldiğimizde, maç izlediğiniz arkadaşlarınızla bizi karıştırmayın. Hele hele "Mutfaktan alsana... Bana da getirsene..." türü teklifsiz çağrışımları hiç yapmayın. 3- Etkilemeye çalıştığınız kadına, asker arkadaşınızmış gibi "oğlum, abi" diye hitap etmeyin. En harbi olanlarımız bile bundan hoşlanmaz, yapmayın. 4- Çıplak bir adamın, ateşli olanı makbuldur. Yatakta "cool" takılmayın. 5- Seviştiğiniz kadına "Geldin mi?" diye sormayın. Gelsek mutlaka haberiniz olur zaten! 6- Şu anda size sadık olmamıza güvenip, gevşemeyin. Ne demiş Karl Kraus: "Bugün size sadık olan, yarın başkasına da sadık olabilir." 7-Eğer beş yıllık karınız değilsek yanımızda gaz çıkarmayın. Bu bir yakınlık değil öküzlük olarak adlandırılır. 8- Metroseksüelliği abartmayın, ideal erkeğin babamız gibi olmasını istediğimizi unutmayın, boşuna yılbaşı ağacına benzeyip de alay konusu olmayın. 9- Para "harcamak" içindir kusura kalmayın. Birlikte olduğunuz her kadına potansiyel "yiyici" olarak bakmayın. 10- Bedenlerimizi sevdiğiniz kadar ruhumuzu sevmeyi asla unutmayın!
27
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Bütün gün işte yorulmuş yıpranmışsınızdır. Aklınız hep ondadır. "Acaba bugün bir haber gelmiş midir?" diye bir umutla eve gelirsiniz. Ev kalabalıktır, bir terslik olduğunu anlarsınız. İçeri girer bakarsınız, anneniz babanız ağlamaktadır. Çünkü artık size "gülüm" diye hitap eden, karısını "biriciğim" diye çağıran biricik abiniz yoktur. Acı haberi gelmiştir. Kocasını kaybetmiş olmanın ve babası şehit olmuş bir bebeği dünyaya getirecek olmanın verdiği üzüntü, şaşkınlık içerisinde olan yengenizin gözleri boşluktadır. Yıkılırsınız... Karanlıkta sadece onu ve ölümünü düşünüp çıldıracak gibi olursunuz ama her şeye rağmen ayaktasınızdır. Dimdik, gururla, kana doymayan vicdansızları sevindirmemek için; dimdik ve gururla ayaktasınızdır! Canım abicim, yattığın yerde rahat uyu. Oğlun doğdu. Şimdi bir yaşında ve git gide vatan uğrunda, namus yolunda kurban giden babasına benziyor....
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
mucem,
Erkek
,
32
,
Ankara
|
7 ay 17 gün önce gönderdi.
|
Dünya izlenimlerim: 1. Bu gezegen tek bir millet değil, yetmiş iki parçaya bölünmüş. İletişim dilleri daha da çok sayıda, eğer çok yerini gezecekseniz anlaşamazsınız. 2.İnsan denilen yaratıkları çeşitli aşamalardan geçmişler, eskiden savaşlar ve bilumum trajedileri aşıp bugünlere gelmişlerse de şimdiki sosyal hayatın tek dinamiği altın ve varlık haline gelmiş. 3. Nispeten kalkınmış bölgelerinde evrensel değerler aşağılanmış ve insanlar kendilerini yarı-tanrı olarak gezdiriyorlar, diğerleri ise yoğun bir sefalet içindeler ve hayatta kalmaya çabalıyorlar. 4. Ortalama yaşam süresi tüm bu çılgınlıklarını haklı gösterecek değin yüksek olmayan bu yaratıklar iki cinsiyete ayrılmış: baskın cins erkekleri kaba, kıllı ve dünya işlerini, diğer memelilerden çok daha hafif olan cinsel dürtülerine göre yürütüyorlar; bu dürtünün hedefi olan kadınları ise varlık nedenlerini partnerlerine bağlamışlar, sayısız bahanenin ardında zevk peşindeler. 5. Dinler, öğretiler, felsefeler ve kanunlar türetmişler, bunlara riayet edenler ayrı etmeyenler ayrı cezalandırılıyor. 6. Teknolojileri nükleer seviyeye gelmiş, ilk olarak savaş amaçlı kullanmışlar ve halen kendi gezegenlerini bombalıyorlar. 7. Gezegende insandan başka hayvan ve bitki olarak ikincil yaşam seviyeleri de var ama onların ne çektiklerini ne siz sorun ne ben söyleyeyim. 8. Gezip görülecek, hissedilecek ve tanınacak yerleri ve güzellikleri mevcut, her şeye rağmen tanınacak ve sevilecek canlıları da var; geri kalanlar ise ağzınızda acı bir kök tadı, dimanızda bir pişmanlık bırakır. Gidin, görün ama çok kalmayın derim. Zaten benim de dönesim geldi!
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
papri,
Kadın
,
21
,
İstanbul
|
7 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Dedem cacık yapıyor. Bana da yan tarafta oturan yengesine gidip, sarımsak istememi söylüyor. Gidiyorum, istiyorum ve sadece 1 diş sarımsakla geri dönüyorum. Dedem: ''Bu kadar mı verdi cimri?'' diyor ve sarımsağı kullanmıyor. Ertesi gün bana, yengesinin verdiği 1 diş sarımsağı veriyor ve yanına da pazardan aldığı 1 top sarımsak ekliyor, ''Git ver dedem teşekkür etti de.'' diyor. Gidiyorum sarımsağı veriyorum, ''Dedem teşekkür etti. Onun sarımsağına kalmadık dedi.'' diyorum, eve dönüyorum. Ertesi gün telefon geliyor, dedemin yengesi beni çağırıyor, gidiyorum 1 diş sarımsak, dedemin verdiği 1 top sarımsak ve 1 kilo sarımsağı elime tutuşturuyor ve "Git dedene, bunu yengen yolladı, sana 1 yıl yeter dedi de.'' diyor. Alıyorum sarımsağı ''Allah'ım dedem şimdi olayı abartıp 1 çuval sarımsak almaya koşmasa bari.'' diye dua ede ede eve geliyorum. Dedem sarımsakları görüyor, bana dönüyor, ''He he gördün mü papri nasıl aldım sarımsağını inatçı keçinin; adamı böyle yola getirirler işte. Ben kazandım, yendim işte, 1 diş neredeee 1 kilo nerede. O cimri şimdi 3 gece uyuyamaz hırsından.'' diyor. Bu sarımsak muhabbetinden sonra da gidip bir güzel havasını atıyor. Sonuç, 4 yıldır birbirleriyle konuşmayan iki inatçı keçi.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Yer: Moda sahili, Başrol: Yanındaki iki çocuğuna denizin yüzeyindeki martıların uçabildiğini göstermeye çalışan bedevi. Amaç: Çocukların martıların uçtuğunu görmesi. Alet: Taş. Sonuç: Çocuklarının gözü önünde istemeden de olsa martıyı kafasından vuran bir bedevinin ilginç yüz ifadesi, martının uçmasını beklerken deniz yüzeyinde ölü bedeniyle karşılasan iki çift küçük göz ve bu gözlerden yağmur misali boşanan yaşlar. Ve itiraf.com'a bir itiraf.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|