|
|
|
|
|
10 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Bir hastahane. Yoğun bakım odası. Sabah saatleri. Neşe içinde odaya giren bir hemşire hanım. Ve neşe içinde şakıyan sesi: "Ahmet beyy, Ahmet beyyy bugün keyifler nasıl? Ama küs müyüz canım?" Ahmet beyde ne ses ne nefes. Hemşire hanım neşeli neşeli gezinmekte. Dayanamayan hademe bir yandan yeri silerken cevap verir: "Hemişiraanım bu hasta eks olmuş galibaa." Hemşire hanımdan el cevap: "Sus da işine bak senn!" Ve nice sonra hastanın nabzına bakan hanımefendi hayretle bağırır: "Aaa hakkaten..." Bu olayı izleyen diğer hasta olan dayımın bize aktarırken son cümlesi: "Kendimi Türk hademelerine emanet etmek istiyorum."
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Yılbaşı gecesi maaile sofradayız... Yemekte yöresel tirit var, köy tavuğuyla hazırlanmış. Tam afiyetle yiyoruz, kardeşim soruyor; "Anne bu tavuğun eti neden kara, beyaz değil?" Annemden gelen cevap, "Eee, köy tavuğu bu. Köyde hayat zor. Çocuklar taş atar, düşer kalkar, taşa çarpar, zavalıcığın her yanı yara bere morluk olur. Köy çocuklarının nasırlı elleri gibi ezik bere içinde..." Hepimiz bakakalıyoruz yemeğe, boğazımızda bir yumru... E anne nasıl yenecek bu acılar içinde büyüyüp ölen zavallı tavuk?
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|