|
|
|
|
|
6 yıl 2 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Arabada özgürce şarkı söylüyordum. Ta ki benim gibilerini görene kadar. Dışarıdan o şekilde görünmemek için sadece geceleri, elimde mikrofon varmış gibi ve dans ederek söylüyorum. Ama kırmızı ışıkta durunca hemen hanım hanımcık görünümüme bürünüyorum. Oğlum dünyaya geldiğinden beri söylediğim şarkılar ya "Küçük Kurbağa" ya da "Ali Baba'nın Çiftliği". E artık bir dinleyicim var. Onun da zevklerine hitap etmeliyim, öyle değil mi?
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 2 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Eşimin on dört aylık oğluma buzlu su içirme teklifiyle ilgili olan itirafıma mesaj yollayan arkadaşlara teşekkür ederim. Sitede numaralandırarak genellemeler yapmanın çok moda olduğunu görüyorum. Canım çekti. Ben de öyle yazacağım. 1- Çocuklu olanlar durumu daha iyi kavramış. Kendilerini tebrik ederim. Oğlum suyun çoğunu içmekten ziyade sağa sola döküyor. 2- Havalar serinleyince daha az su içmeye başladı. 3- "Aman şeker hastalığı olmasın! Mutlaka tetkik yaptır" deyip yüreğimi kaldıran arkadaşlar... Yukarıdaki maddeleri okuyun lütfen. 4- Amerika'da yaşayanlar bebeklerine buzlu su içiriyor. Oradaki arkadaşlara biberona buz atma fikri hiç garip gelmemiş. 5- Türkiye'dekilerse oda sıcaklığındaki suyu içirmeyi tercih ediyor.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 3 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Geçen yaz bir arkadaşımla Bodrum'a gittik. İlk gece İstanbul sosyetesinin uğrak yeri olan bir bara girdik. İçerisi bi âlem. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor; bi şımarıklık, bi kendini beğenmişlik. Sinir oldum. Tuvalete uğrayıp çıkmaya karar verdik. Tuvaletlerin girişinde bir bayan çantası buldum. İçeridekilere sinir olmuştum ya, kendi kendime, "Al çantayı, içinde ne var ne yok boşalt" diye telkinde bulundum. Çantada hemen hemen bütün bankalara ait kredi kartları, yüklü bir miktarda para ve sahte mi gerçek mi olduğunu anlayamadığım çok şık bir kolye vardı. Beni asıl şaşırtan ise, cüzdanın içinden çıkan bir muska ve üzerinde ayetler yazılı kağıtlardı. İçerideki bayanların görüntüleri ve davranışlarıyla tamamen tezat bi durum. Vicdanımla kısa süren bi muhasebenin ardından çantayı toplayıp güvenliğe teslim ettim. Kayıp anonsunu duyana kadar da kapıda bekledim. Gıcık gıcık insanlar, bir de üstüne şımarıklıkları. Ama yine de sonuçta insanlar işte. Benim vicdanım rahat.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 5 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Dün akşam evde otururken eşim birden ayağa fırladı ve "Ayy ben şeyi unuttum. Eyvah!" diye bagırmayı başladı. O şeyin ne olduğunu biraz sonra anladık. Arkadaşının kedisine yemek vermeyi unutmuş. Kalktık Cankaya'dan Esat'a kediyi doyurmaya gittik. İcimde anlatılmaz bir deprem. Kediyi doyurmaya gidip gelirken gözyaşlarımı içime akıttım. Hayvanlara karşı bu kadar duyarlı olan karım, on dört yıl boyunca bu hassas ruhunun bize zerresini bile göstermedi.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 5 ay 14 gün önce gönderdi.
|
1- Sürekli terliyorum. Bu yüzden burnum zenci burnu gibi parlıyor. 2- İşsizliğim birinci yılını doldurdu. Yeni yeni bi yerlere başvurdum. Ama tembelliğe öyle alışmışım ki bir yerden cevap gelecek diye ödüm patlıyor. 3- Her gün evden çıkarkan Oscar Ödül törenine katılacakmış gibi saatlerce hazırlık/temizlik yapıyorum. Sonuçta beş paralık, sadece ucuz bira içmeye gelen erkeklerle dolu bi birahaneye gidip kendimi dut gibi yapıncaya kadar içiyorum. 4- Saçlarımın seyrelmesi beni acayip mutsuz ediyor. Belki de temeldeki problemim bu. Bu yüzden otobüslerde biri başıma dikilip de saçlarımı tepeden görmesin diye sürekli yer veriyorum. 5- Gayet cool bi görüntümün ardında yeni tanıştığı bi kızla konuşurken ritmini ayarlayamayıp beni düşük cümleler kurmaya mahkum eden bi kalbim var. Ooohh beee! Sonunda ben de rahatladım. Ne o öyle! Millet içini döküp günah çıkartıyor biz uzun hikayeler falan. Biz de insanız!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 7 ay 15 gün önce gönderdi.
|
Haftasonu, hesapların 10'la çarpılıp getirildiği lüks gece kulüplerinden birindeydim. İlerleyen saatlerde, sahnedeki striptiz gösterisini tamamlayan Ukrayna uyruklu "doğal afrodizyak" bara oturdu. Sevimlilik/maymunlukla onu güldürmeyi başardım. Biraz sohbetin ardından telefonunu isteyip buluşma teklif ettim. Ertesi gün de söylediğim saatte arayıp büyük bir hevesle buluşma yerine gittim. Tabii cebimde 3 adet prezervatif, bolca para ve fantazilerimle birlikte. Kadın bi süre sonra, "Ya haçu skuter" diye tutturdu. Rusça "Ya haçu" "İstiyorum" anlamına gelir ama bi türlü "skuter"in ne demek olduğunu çözemedim. "Acaba mücevherat türünden bişey mi?" korkusuyla kızı mümkün olduğunca kuyumculardan uzak taraflarda yürütmeye çabalıyorum. (Bu kızlar pahalı hediyeler aldırmaya bayılır.) Bir alışveriş merkezini gezerken oyuncak mağazasını görünce beni oraya soktu. Skuter diye anlatmaya çalıştığı şeyin ne olduğunu anlamam için o bir tür kay kayı görmem gerekiyormuş. Bu vesileyle altı yaşında bir oğlu olduğunu, birkaç gün içinde Ukrayna'ya döneceğini ve çocuğunun bunu çok istediğini öğrenmiş bulundum. O anda içim cız etti. Kendisi için hediyeler aldırmak varken o bir anneydi ve ne kadar uzaklarda da olsa yavrusunu düşünüyordu. Karşımdaki insanı sadece seks objesi olarak gören ben, hayvani içgüdülerimden ötürü, onun bir anne, bir kadın, hatta duyguları olan bir insan olabileceğini aklıma bile getirmek istememiştim. Büyük bi keyifle hediyeyi aldım. Güzel bi yemekten sonra, ben ve aldığım insanlık dersim o güzel kızla vedalaşıp evimizin yolunu tuttuk.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 8 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Üç kardeşiz. Çocukluk yıllarımızda, özellikle tatil günlerinde, sabahları annem uyanmadan yataklarımızdan çıkarsak azarın büyüğünü işitirdik. Bu yüzden sabahları hiç gürültü yapmadan annemizin uyanmasını beklerdik. Yatakların içinde sıkıntıdan patlardık. Bu sıkıntı, bizim için "kalk borusu" anlamına gelen, annemin çok uzun ve gürültülü çıkardığı "Puuuurrrt" sesli gazıyla son bulurdu. Sesi duymamızla birlikte koşarak annemin yatağında sevinç yumağı oluşturmamız bir olurdu. Şimdi çok garip geliyor ama o zamanlar bu durumu hiç yadırgamaz, hatta o sese bayılırdık.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 8 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Kurtulmayı bir türlü beceremediğim karımın... Eve girer girmez iğrenç bir kıyafet giymesinden, çocukları sabahleyin okula hazırlamam için duygu sömürüsü yapmasından, dışarıda ise çok şık ve ağır bir kadın gibi dolaşmasından, seçtiği her arkadaşının delilik sınırında dolaşan birileri olmasından, dişlerini sadece bir görüşmeye gideceği zaman fırçalamasından, "Ben burdayım salaklar, nasıl farketmiyorsunuz" diye çığlık atan bir parfüm kullanmasından, kendisini az tanıyan herkesten bana ilişkin tuzak sorularla bilgi almaya çalışmasından, çocukları zerre kadar düşünmediği halde onlara gösterdiği saniyelik ilgileri konsantreymiş gibi bütün zamana yayıldığını düşünmesinden, kendine yapılan en ufak haksızlığı dünyanın en büyük zulmü gibi görmesinden, beni ailesinin maaşlı özel şoförü olarak kullanmasından ama benim ailem söz konusu olduğunda, "Arabaya yazık" diye söylenmesinden, günde iki paket sigara icmesinden, aradığım zaman telefonunun kapalı olmasından ama benimkisi kapalı olursa kıyameti koparmasından ve şimdi nasıl olduysa aklıma gelmeyen daha birçok tavrından nefret ediyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 9 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Üniversite yıllarında, aynı evi paylaştığımız ahalinin derse gittiği bir anı kolladıktan sonra, marketten, pastırma, sucuk, kaymak, ceviz, eski kaşar gibi pahalı gıdaları alıp tek başıma çatlayıncaya kadar alelacele yemiştim. Artanları da ortadan yok etmiştim. Arkadaşlarımın bende para olduğundan bile haberi yoktu. Yeter yaaa, neydi o öyle! Tam yemek hazırlayıp sofraya oturursun millet aç kurt gibi saldırır. Zırt pırt da kapı çalardı. Yok arkadaş, yok arkadaşın arkadaşı. Ağız tadıyla bi lokma yemek yiyemezdik. Pişman değilim.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 yıl 3 ay 9 gün önce gönderdi.
|
Bakanlıklarda, Vakko'nun önünde beklerken karşımdaki kızın eteginin fermuarını açık olduğunu gördüm. Uyarıp uyarmamakta bir süre tereddüt ettim ancak uyarmanın daha doğru olduğunu düşündüm. Yanına yaklaşıp, "Bir kişinin görmesi herkesin görmesinden daha iyidir. Fermuarınız açık. Unutmuş olmalısınız" dedim. Kendimce kibar bir uyarıda bulunmuştum ama kız "Sana ne?!" dedi. "Siz bilirsiniz" dedim ve geri çekildim. Kızın bu "sana ne"yi çok utandığı için mi, yoksa gerçek anlamıyla mı söylediğini bir türlü anlayamadım.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|