24 Temmuz 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Yıllar evvel, kızım üç-dört yaşlarında, doktor muayenehanesinde sıra bekliyoruz. Ortam kalabalık, mekan dar. Kızım yaşının verdiği tüm enerji ve merakla bir saniye bile oturmuyor, oradan oraya koşuşturup duruyor, beni yoruyor, kontrol etmekte zorlanıyorum. Köşede, geldiğimizden beri annesinin kucağından hiç kalkmayan, kızımla aynı yaşlarda, dünya güzeli bir erkek çocuk takılıyor gözüme. Kızımın elinden tutup yanlarına gidiyorum. "Bak kızım, kardeş ne güzel hiç annesini üzmüyor, uslu uslu oturuyor yerinde" diyorum. Anneden gelen cevap kendimde, kızımın bir ömür yapacağı yaramazlıklara dayanacak gücü bulmama sebep oluyor. "O yürüyemiyor ki teyzesi. Onun için buradayız zaten"
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Üniversitedeki hocalarımdan birinin karikatürünü çizip bir sitede yayınlattıktan sonra, hocanın sınıfa gelip "Arkadaşlar bir karikatürümü gördüm. Çok güzel, çok hoşuma gitti. Böyle yeteneklerin aramızda olmasına çok sevindim ve bunun için benim seçilmem de çok gurur verici ama çok merak ediyorum bu arkadaşımız kim?" sözlerine kanıp atlayan ve o dersten bırakılan akılsız da bendeniz olur.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Uzun yıllar zevkle tükettiğim "Kesmece Karpuz"un aslında Adana'nın veya benzeri bir ilimizin Kesmece ilçesinin dünya çapında nam yapmış meşhur bir ürünü olmadığını öğrendiğim an kahrolmuştum, zira yaşım böyle bir hatayı kabul eder nicelikte değildi.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 11 gün önce gönderdi.
|
10 yıl önce ayrıldığım sevgilimi ne yazık ki hala unutamadım. Defalarca ona mektup yazdım. Her seferinde de vermekten vazgeçtim, sakladım. Sonra bir daha, bir daha... Her seferinde üzerine yeni satırlar ekleyerek bir önceki mektupla beraber yeni bir zarfa koydum. Şu an iç içe geçmiş sekiz zarf var. O evlendi. İlk beş yılda iki çocuk sahibi oldu. Arasıra aradım, hatrını sordum. Bayramlaştım. Doğum günlerini kutladım sanki eski bir dost gibi... Ama hiç aşkımdan bahsetmedim, hiç rahatsız etmedim. Kocasından ne kadar memnun olduğundan söz ettikçe içim kan ağladı. "Aman aman, Allah mesut etsin." demekle kan kustum kızılcık şerbeti diye. Geçenlerde bir kaza geçirdiğimde 10 yıldır iş çantamdan ayrmadığım sekiz mektup aklıma geldi. Ya o kazada paramparça olsaydım, eşyalarım yollara saçılsaydı? Ben o satırlarda yazanları kendisine söylemeden ölürsem gözüm açık gider diye dokuzuncu ve son mektubumu da yazarak evinin posta kutusuna attım, cep telefonuna da zarfı alması için mesaj bıraktım. Ertesi gün aldığım cevap "Ben de seni çok seviyorum ama..." oldu. Keşke öyle olmasaydı, keşke aşkım karşılıksız olsaydı. O zaman kendimi avutmam daha kolay olurdu. Şimdi bu devirde böylesine bir aşkı tadıp, karşılığını da görüp birlikte olamamak çok acı veriyor. Yaşasam ne, yaşamasam ne? İşim iyi olsa, iyi para kazansam ne, kazanmasam ne? Ne için yaşıyoruz?
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Kundaktayken; annem üzerimde duran bir akrep bulmuş, ama akrep bana zarar vermemiş. 5 yaşında; havuza düşmüşüm, yaklaşık 5 dakika sonra farkedip çıkarmışlar. 16 yaşında; ayağımın dibinden yaklaşık 100 km hızla bir araba geçip, beni sadece serinletti. 17 yaşında; içinde sadece ben ve servis şoförümüzün olduğu minibüs, ben indikten hemen sonra kaza yaptı ve şoför öldü. 18 yaşında; ağır, ölümcül bir hastalıktan ölecek diye beklerlerken, ben doktorların şaşkın bakışları arasında iyileştim. 26 yaşında; bir kazadan dolayı çok kan kaybettim, bayılmışım ama ölmedim. Dokuz canlıyım galiba....
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Yaklaşık 4 yıllık evliyiz ve tıbbi nedenlerden dolayı çocuk sahibi olamayacağımız maalesef kesinleşti, sorun benimle ilgili. Bundan sonra kocamın bana olan bakışında bir değişiklik olup olmayacağını merak ediyorum. Şu sıralar, olaylar taze olduğu ve ben depresyonda olduğum için gayet iyi ve nazik davranıyor. Doğurgalığı olmayan bir kadın yarım kadın mıdır? Bir arkadaşım bana sorsa, onu avutmak adına; "Saçmalama, olur mu öyle şey? Kendine haksızlık etme, sen gerçek bir kadınsın hem de tüm güzelliğinle..." der ve onun kendini iyi hissetmesini sağlardım. Ama şimdi aynı durumda ben varım. Ne yapacağımı bilmiyorum, bundan sonra bana nasıl davranılacağını tahmin edemiyorum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Dün hastalarımdan biri "Bizim komşulardan biri trenin altına atlayıp intihar etmiş. Psikolojik tedavi görüyormuş, siz tanırsınız" dedi. Daha fazla konuşunca kadını tanıdığımı anladım. Bir buçuk yıl önce, bu şehre yeni geldiğim zaman tanışmıştım, çocuğunu getirmişti bana, ama beş yıldır ağır depresyon ilaçları kullanmaktan bakışları ifadesizleşmişti, yaşadığının farkında bile değildi. Çok yoğundum, hastanede istediğim gibi zaman ayıramayacaktım. Eşine "Evime getirin. Normalde evde baktığım hastalardan ücret alıyorum, onu da istemem. Belki bir faydam olur" dedim. Bir defa getirdi, bir daha da onca ısrarıma rağmen, esnaf olmasına ve altında arabası da olmasına rağmen getirmedi. Çünkü ona ilaçları yutup yutup evin işlerini yapacak, ona ve çocuklara bakacak, anasının dırdırını çekecek, evden çıkmayacak ve bunları da hiç şikayet etmeden yapacak robot gibi bir kadın lazımdı ve iyileşmesini falan istemiyordu. Adamı en son bir yıl kadar önce, eşinin ilaçlarını yazdırmak için hastaneye geldiğinde gördüm. Şimdi o, ana-babası boşandığı ve üvey babası olduğu için aile sıcaklığını küçükken görememiş, çocukken çalışmaya başlamış, 16'sında belki mutlu olurum diye başka bir şehre gelin gelen ve bana "Ne olur söyleyin de beni size getirsin. Buraya gelmekten başka dışarı bile çıkamıyorum, evde esir gibiyim" diyen kadıncağız daha 26'sında arkasında iki çocuk bırakıp öldü. Böyle olmamalıydı, bir insan böyle yaşayıp, böyle ölmemeliydi. Kendimi suçlamadım, ben elimden geleni yaptım. Her ne kadar "İntihar edenler kesin cehenneme gider" dense de ben, ilahi adaletin istisnaları olabileceğini düşünüyorum ve hiç değilse, öbür tarafta mutlu olur belki diye düşünüp "Allah rahmet eylesin" diyorum, eder inşallah.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 12 gün önce gönderdi.
|
1,5 senedir hertürlü önlemime rağmen evde uçuşan güveleri yok edemedim. Ne kadar bakliyatım, çaylarım, şekerlerim varsa hep onlar yüzünden ziyan oldu. Hadi karınları aç, yesin garipler dedim ellemedim. İyice azıp koloni kurdular, kıyıp öldüremedim. Çoluk çocuk aç kalmasınlar diye ekmek bile bıraktım açıkta. Be açgözlüler, bu kadar iyi niyetime rağmen, ne demeye askıdaki kuruyan çok sevdiğim 2 elbisemi 2x2den dört delikle didiklersiniz! Ben şimdi yedi sülalenizin her bir üyesini yakaladığım yerde yamyassı etmez miyim!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|