24 Temmuz 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
22 gün 10 saat önce gönderdi.
|
Birkaç aydır Türkiye'de olduğu için dilimizi çat pat öğrenmeye başlayan Amerikalı mühendis, notları yazdığı kaleme bakarak alaycı bir ifadeyle soruyor: "Tükendiği halde, buna tükenmez kalem demeniz çelişki değil mi?" Karşı masada oturan asistandan anında cevap geliyor: "Olabilir, ama zararsız bir çelişki. Yani, sizinkilerin Irak'a barış ve demokrasi getirme harekatı ile kıyaslarsak..." Mühendis, ezikliğini bastırmaya çalışıyor; ben asistanı alnından öpme arzumu...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Bir varmış, bir yokmuş... Güzel bir ülkenin eğitimden sorumlu bakan sekreterinin kızı, uzak diyarlarda bir köyde öğretmenliğe başlamış. Herkesin eşit olması gereken o güzel ülkede, kızımız kendini ayrıcalıklı hissetmekteymiş. Tabii uzak diyarların yöneticileri, onun kendisini ayrıcalıklı hissetmesi için ellerinden gelen bütün özeni, ilgiyi ve şefkati ona göstermekteymiş. Güzel ülkenin bakanı ve hatta başbakanı, her fırsatta "Kimseyi kayırmıyoruz" deselerse de, tıpkı masallardaki gibi bir mucize olmuş ve uzak diyarların köyündeki öğretmen 6 ay geçmeden köyü terk eyleyip şehrin merkezine gidivermiş. Ne de olsa bu güzel ülkede tanıdığı olanların kayırılması, Ezop'tan daha eski zamanlardan beri yapılagelmekteymiş.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 17 gün önce gönderdi.
|
9 yaşımdayken annem ve babamın ayrılması sonucu, benden 2 yaş küçük kardeşimle annemizden ayrıldık. Babam sorumsuz ve tahammül edilemeyecek derecede umursamazdı. Bize baksın diye evlendiği üvey annemiz ise bize yıllarca işkence etti. Dövdü, çalıştırdı, aşağıladı. Hayatı zehir etti. Babamız ise bunları bile bile hiçbir zaman sesini çıkarmadı. İlkokulu bitirdiğim yıl kız olduğum için bu kadar okumamın yeterli olduğunu söyledi ve deliler gibi okumak istememe rağmen beni okuldan aldı. Hayallerimin peşini hiçbir zaman bırakmadım. Gizlice açıköğretimi bitirdim. Genç yaşımda merdiven sildim, temizlikçilik yaptım, çaycılık yaptım ama kardeşimi ve kendimi okutmayı başardım. Annemiz ise yıllarca kan kustu bizi alabilmek için (durumu çok kötü ve bize bakacak maddi durumu olmadığı halde) ama babamız sırf ona olan nefretinden bizi hep annemizden kaçırdı, vermedi ona bizi. Daha çok küçüktük ve annemizden senelerce ayrı kaldık sevgiye ilgiye muhtaç büyüdük, aç büyüdük. Şimdi ben cerrah oldum, kardeşimse avukat oldu. Annemizi yanımıza aldık ve durumumuz oldukça iyi. Annemizi kraliçeler gibi yaşatıyorken babamızın kapımıza dayanıp bizden sürekli para istemesine karşın ona sadece geçmişi hatırlatıyoruz... İlahi adalet bu olsa gerek.
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Yıl 1992, Aralık ayı. Siirt'in Baykan ilçesinde görev yapan abimle yengemin yanındayım. 17-18 yaşlarında, yeni mesleğe başlamış, yengemin arkadaşları olan 4 hemşire kızla akşam yemeğinden sonra çaylarımızı içiyoruz. Derken bir patlama sesi. Birkaç saniyelik bir sessizlikten sonra 2. bir patlama sesi daha. Hemen ışıkları kapatıp yere yatıyoruz. Bulunduğumuz yer bir tepenin yamacında, askeriyeyle yanyana. Teröristler tepeden askeriyeye roketatarlarla saldırıyor. Asker de aşağıdan yukarıya ardı ardına ateş ediyor. Yattığımız yerden başımızı kaldırıp gökyüzündeki aydınlığı izleyebiliyoruz, ortalık cehennem yeri gibi. Çatışma yaklaşık yarım saat sürüyor. Biter bitmez kızlar paltolarını giyip abimin "Ben bırakayım." ısrarına aldırmadan, hızlı bir şekilde evden ayrılıyorlar. Hala cesaretlerine hayran kalırım. (Onlardan aldığım cesaretledir ki fakülteyi bitirince, yanıbaşımdaki İstanbul da şark görevinden sayılmasına rağmen Diyarbakır'ı tercih etmiş, il merkezine 120 kilometre uzaklıkta bir dağ köyünde çalışmıştım.) O yarım saatlik çatışma beni uzun bir süre etkilemişti. Şimdi orada görev yapan askerleri ve onların yollarını gözleyen annelerini düşününce, şehit haberlerini duyunca; aldığım nefesten, rahatça uyuduğum yatağımdan, keyifle içtiğim çaydan bile utanıyorum. Onların hakları nasıl ödenir bilemiyorum. Bir de üstüne bazı vatandaşların "PKK'lılara terörist diyemeyiz, onlar da davalarında haklılar" demelerine ise söyleyecek çok şey olmasına rağmen bir şey söyleyemiyorum. Ne diyeyim, sizi magma bile kabul etmez, püskürtür!
21
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 15 gün önce gönderdi.
|
3 yaşındaki kızıma hep "aşkım" diye seslendiğim için sonunda "Baba aşkım ne demek?" diye sordu. Sohbet aşk, aşık olmak gibi felsefe tabanlı gelişti, anladığını sanıyordum. Ertesi gün "Baba ben Shrek'e aşığım." dedi, "Olsun bakalım..." dedim. 2 gün sonra kreşteki en yakın kız arkadaşına aşık olduğunu söyledi. Şimdi ya oturup aşk kavramını adam gibi bir daha anlatacağım ya da cinsel tercihine saygı duyacağım. Of ya baba olmak ne zor!
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Deliler gibi sevdim seni. Yokluğunda nefes alamayacak, hücrelerini hücrelerimde hapsetmek isteyecek kadar. Hayat toz pembeydi. Bir sen vardın yeryüzünde, bir ben bir de aşkımız. Hiçbir şey seni benden, beni senden alamazdı, alamamalıydı. Doktordan döndüğünde sen raporuna göz atana kadar da hayatımın ekseniydin. Çocuk dahi istemiyorduk, sadece "biz" olmalıydık aşkımızın merkezinde. Hıçkırıklarla raporu okuduğumuzda, yıkılabilecek ne varsa yıkılmıştı hayatımda. Sen, aslanım, sen, tek sevdiğim, yıkılıyordun parça parça. Günlerce ağlaştık "biz"e vurulan bu darbeye. Günlerce sarıldık bizi koparmak isteyen bu illete nispet. Çıkar yol aradım göz yaşlarıma hakim olarak. Buldum sonunda. Madem seninle uzun bir hayat süremeyecektim, sen artık hayatımda yokken, "senden" bir parça ile katlanabilirdim belki yokluğuna. Çocuğunu doğurmak istiyordum. "Biz"den bir canı. Aşkımızın imzasını atmak istiyordum. Değil mi ki, doktorlar sana "Çocuğunuz olsaydı, onu kucağınıza alamazdınız 3-5 sene sonra..." demişlerdi. Ben seni pamuklara sarıp bakacaktım. Hem sana, hem yavrumuza. İyi ki, o kararı alabilecek kadar gençmişim, iyi ki, o kararın arkasında durabilecek kadar "ben"mişim. Bugün, aradan geçen 13 sene sonra, ardıma baktığımda, hayatımda verdiğim en güzel iki karardan biridir yavrumuz. Diğeri, senin olmak kararı. Bugün, yavrumuzun varlığında, tüm olumsuzluklarına karşın raporun, sen hala hayatımdasın ya, sen yavrumuzun büyüyüp serpilmesine tanıksın ya, sen sana olan aşkımı ve tutkumu hala çözemedin ya... Canın sağolsun, benimle kal yeter.
29
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Sevgililer gününde, "Anneme beraber bir hediye alalım." diyen 9 yaşındaki kızıma, "Aaaaa... Bak benim güzel kızıma. O benim karım, sevgilim değil. Sevgilimiz olunca alırız." dedim mi? Dedim. Gidip annesine dedi mi? Dedi. A müzevirci, gidip annesine insan "O sevgilisine alacakmış." der mi? Hiç insan babasından böyle intikam alır mı? Hem vaktim olsaydı gidip almaz mıydım?
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|