24 Temmuz 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
1 gün 16 saat önce gönderdi.
|
Üç yaşındaki oğlum her sabah ben işe giderken bacaklarıma yapışıp gözyaşlarına boğularak "Anne benimle kal, gitme." diyor. Ben de bütün günü, sabahki manzarayı düşünerek vicdan azabı ile geçiriyorum. Bu sabah evden çıkarken aynı olay başlamıştı ki, birden "Bak oğlum, senin kadar bir çocuk annesini kaybetmiş. Şimdi o çocuğu bulmak için çıkacağım, onu annesine teslim edeceğim ve akşam erkenden eve geleceğim" dedim. Bizimki ağlamayı kesip kocaman gözlerle "Tamam anne git ve onu bul hemen" dedi ve beni öperek evden uğurladı. O acılı çığlık ve gözyaşlarının olmaması için, benim her sabah bir kahramanlık yapmak üzere evden çıkmam gerekiyormuş meğer. Süper kahraman geliyor, açılın!
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 gün 20 saat önce gönderdi.
|
6 yıldır Alzheimer hastası olan bir babam var. Ona her yemek yedirişimde, haplarını içirdiğimde, bezlerini değiştirip altını temizlediğimde, banyosunu yaptırıp tertemiz olduğunda, bayramlarda ve babalar gününde bütün aile elini öptüğümüzde, konuşamadığı için bana hiç cevap veremese bile onunla oturup sohbet ettiğimde, özellikle soğuk kış gecelerinde yumuşacık yatağına yatırıp yorganını ve battaniyesini sıkı sıkı üstüne örttüğümde çocukları tarafından sokağa atılmış, dövülmüş, eziyet görmüş, gördüğü kötü muamele sonucu hayatını kaybetmiş bütün anne babaların ruhlarının huzur bulduğunu düşünüyorum.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2 gün 5 saat önce gönderdi.
|
Varlıklı bir ailenin sevilen kızı olan annem, küçüklüğünde her sofraya oturduğunda "Dur kızım, önce oğlan (dayım) yesin sonra sen yersin" diyen bir babaanneye sahipmiş. Bazı akşamlar babası eve pasta getirmeden sofraya bile oturmaz, pasta yiyeceğim diye tuttururmuş. Babaannesi "Alıştırmayın bu kız uşağını, vardığı yerde ya pasta bulamazsa! Oğlan uşağı olsa neyse..." diye söylenip dururmuş. Evlendiğinde pasta diye tutturdu mu bilinmez ama, yoğurdun kaymağını yiyen hep babam olmuş. Velhasıl, geçenlerde annemden baklava açmasını istedim. "Yorgunum, şimdi açamam" dedi. Bugün baklavayı açmış, yarın erkek torunu gelince şerbetini sıcak sıcak dökecek. Tabii ki, şerbeti şimdi dök diye tutturmadım. Önce oğlan yesin, sonra ben yerim.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 gün 8 saat önce gönderdi.
|
Kendisi rock, metal türü müzikleri, yabancı sanatçılardan dinleyen ve sürekli türkü dinlediğim için beni 'içi geçmiş olmak'la (!) eleştiren bir arkadaşım Çek Cumhuriyeti'ne gitti. Döndüğü gün yanıma gelerek, duygusal bir ses tonu ile "cananadolu, asıl sen doğru yapıyormuşsun. Sana yaptığım tüm eleştiriler için üzgünüm" dedi. Onu bu denli duygulandıran şeyin ne olduğunu sorduğumda da, "Prag'da tek başıma yürürken önce uzaktan bir saz sesi duydum. Ardından ses iyice yaklaştı. Dönüp baktığımda arabadan türkü sesleri yükseliyordu. Gözlerim doldu. İşte o an kendi memleketimi, türkülerimi özledim" diye ağlamaya başladı. Yetmedi, beni de ağlattı. Dünyanın neresine giderseniz gidin, bu müziğe ne kadar uzakta olsanız, türküler size kendi ülkenizi hatırlatır!
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 gün 11 saat önce gönderdi.
|
Dört yaşındaki oğlumun okulunun sene sonu gösterisine ailece gittik. Okul yönetiminin biraz mutaassıp olduğunu biliyordum. Ama küçüçük kızların elbisesi askılı diye sahneye ceketle çıkmaları, minicik çocukların Yasin okumaları, araya sürekli dini bilgiler girmeleri yüzünden kocamdan yemediğim fırça kalmadı. Kabe'ye gitmiş kadar olmuşuzdur herhalde.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
6 gün 13 saat önce gönderdi.
|
Henüz dokuz yaşımda annemin öz annem olmadığını, 19 yaşında babasız kalmanın ne demek olduğunu, 20 yaşında hem okuyup hem para kazanabileceğimi öğrendim. Yedek subayken orduya katıldım, 6 sene görev yaptım; en yakın silah arkadaşım bir çatışmada önüme geçti ve hayatını kaybetti, dostluğun ne olduğunu öğrendim. Yurtiçi ve yurtdışı görevlerim nedeniyle onur duyduğum madalyalarım oldu, bir çatışmada ayağımı kaybediyordum ve bu nedenle malulen emekli oldum. Bu zamana kadar kimsenin duygularıyla oynamadım, ahlaklı bir hayattan ödün vermedim, kimseden borç ya da yardım istemeden yaşamayı öğrendim. Çok mutluyum, çünkü hayatın en büyük ve gerçek ödülünü aldım, onu çok seviyorum. Bütün acı ve sıkıntılarımın yok olması onun sayesinde oldu. Şimdi bir tek şey istiyorum, sevdiğim kadının kalp atışlarını dinlerken uyumak ve uyandığımda onu görüp hayata daha sıkı tutunmak.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 gün 22 saat önce gönderdi.
|
Randevuma geç kaldığım zaman nasılsa yaklaşık yarım saat otobüste boş boş oturacağım diye makyajımı otobüste yapıyorum. Makyaj tamam, hatta parfüm sıkmaya da tamam da o ojeyi sürmek biraz garipti kabul ediyorum.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|