08 Eylül 2008 Pazartesi
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Uzun uğraşları sonucu göbeği eriyen ama tartıda sadece 2 kilo vermiş olduğunu gören annem çok mantıklı(!) bir yorum yapıyor: "Benim göbeğimdeki kilolar bacaklarıma mı indi acaba?" Bacaklarından da yere sızar sen merak etme anneciğim.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
10 yıl önce ayrıldığım sevgilimi ne yazık ki hala unutamadım. Defalarca ona mektup yazdım. Her seferinde de vermekten vazgeçtim, sakladım. Sonra bir daha, bir daha... Her seferinde üzerine yeni satırlar ekleyerek bir önceki mektupla beraber yeni bir zarfa koydum. Şu an iç içe geçmiş sekiz zarf var. O evlendi. İlk beş yılda iki çocuk sahibi oldu. Arasıra aradım, hatrını sordum. Bayramlaştım. Doğum günlerini kutladım sanki eski bir dost gibi... Ama hiç aşkımdan bahsetmedim, hiç rahatsız etmedim. Kocasından ne kadar memnun olduğundan söz ettikçe içim kan ağladı. "Aman aman, Allah mesut etsin." demekle kan kustum kızılcık şerbeti diye. Geçenlerde bir kaza geçirdiğimde 10 yıldır iş çantamdan ayrmadığım sekiz mektup aklıma geldi. Ya o kazada paramparça olsaydım, eşyalarım yollara saçılsaydı? Ben o satırlarda yazanları kendisine söylemeden ölürsem gözüm açık gider diye dokuzuncu ve son mektubumu da yazarak evinin posta kutusuna attım, cep telefonuna da zarfı alması için mesaj bıraktım. Ertesi gün aldığım cevap "Ben de seni çok seviyorum ama..." oldu. Keşke öyle olmasaydı, keşke aşkım karşılıksız olsaydı. O zaman kendimi avutmam daha kolay olurdu. Şimdi bu devirde böylesine bir aşkı tadıp, karşılığını da görüp birlikte olamamak çok acı veriyor. Yaşasam ne, yaşamasam ne? İşim iyi olsa, iyi para kazansam ne, kazanmasam ne? Ne için yaşıyoruz?
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Kundaktayken; annem üzerimde duran bir akrep bulmuş, ama akrep bana zarar vermemiş. 5 yaşında; havuza düşmüşüm, yaklaşık 5 dakika sonra farkedip çıkarmışlar. 16 yaşında; ayağımın dibinden yaklaşık 100 km hızla bir araba geçip, beni sadece serinletti. 17 yaşında; içinde sadece ben ve servis şoförümüzün olduğu minibüs, ben indikten hemen sonra kaza yaptı ve şoför öldü. 18 yaşında; ağır, ölümcül bir hastalıktan ölecek diye beklerlerken, ben doktorların şaşkın bakışları arasında iyileştim. 26 yaşında; bir kazadan dolayı çok kan kaybettim, bayılmışım ama ölmedim. Dokuz canlıyım galiba....
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Liseye giderken, neredeyse birlikte büyüdüğümüz bir kedim vardı, ismi Osman'dı. Sarı-beyaz tüyleri vardı ve çok güzel bir kediydi. 12 Eylül'den bir süre sonra, ben siyasi şubeye girdiğimde uzun süre herkesle bağlantım kesildi ve ben de herkes gibi işkenceden payımı aldım. İşkence yapanların; bazen gülmek için, koridorda dolaşan bir kediye dahi elektrik verdiklerini görünce içimden geçenleri bir ben bilirim. Annemi ilk gördüğümde Osman'ı sordum. Sadece "İyi" dedi ve konuyu değiştirdi. Konuşmaları dinleyenler, gözlerim bağlı bir şekilde beni bir odaya alarak dayak atmaya başladılar. "Kim lan bu Osman, örgüt liderin mi? Çabuk adresini ver!" diye sorguya çekmeye başladılar. "Osman benim kedim" demedim, sadece sustum. Sonra cezaevi süreci derken, nihayet tahliye oldum. Hemen Osman'ı aradı gözlerim. Annem sonunda gerçeği açıklamak zorunda kaldı. Günlerce beni aramış Osman. Anneme soran gözlerle bakmış, annemin her gün ağladığını ve beni hala ortalarda göremeyince birşeylerin yolunda gitmediğini anlamış. Ve merdiven altına yerleşerek, günlerce ağlama sesleri çıkararak, hiçbirşey yemeden ölene kadar orada kalmış. Osman intihar etmiş. Suçluluk duygusu, acı ve çaresizlik içinde günlerce uyuyamadım. Bir daha hiç bir kediye yaklaşmadım, sevmedim. Özür dilerim Osman...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Annemle birlikte kuafördeyiz. Telefonum çalıyor ve elimi sudan çıkarıp cevap veriyorum. Arayan kardeşim. Ben hemen manikürü yarıda kesip, fönü bitmemiş saçlarımı toplayarak bir telaşla eve gitmem gerektiğini söyleyip arkama bile bakmadan kapıya yöneliyorum. Önce kuaförümün "Nereye gidiyorsun, kötü bir şey mi oldu?" sorusunu, ardından annemin "Kötü bir şey olmuştur tabii ki, kesin filosuna saldırmışlardır da, kardeşi karşı koyamamıştır, filosu vurulmadan eve yetişmeye çalışıyordur. Elalemin kızları internette chat yapar, benimkiler savaşıyorlar." diyen cevabını duydum. Tamam anne mesajı aldım ben. Şu evreni bir kurtarayım, söz veriyorum evimin kadını çocuklarımın anası olacağım.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Dün hastalarımdan biri "Bizim komşulardan biri trenin altına atlayıp intihar etmiş. Psikolojik tedavi görüyormuş, siz tanırsınız" dedi. Daha fazla konuşunca kadını tanıdığımı anladım. Bir buçuk yıl önce, bu şehre yeni geldiğim zaman tanışmıştım, çocuğunu getirmişti bana, ama beş yıldır ağır depresyon ilaçları kullanmaktan bakışları ifadesizleşmişti, yaşadığının farkında bile değildi. Çok yoğundum, hastanede istediğim gibi zaman ayıramayacaktım. Eşine "Evime getirin. Normalde evde baktığım hastalardan ücret alıyorum, onu da istemem. Belki bir faydam olur" dedim. Bir defa getirdi, bir daha da onca ısrarıma rağmen, esnaf olmasına ve altında arabası da olmasına rağmen getirmedi. Çünkü ona ilaçları yutup yutup evin işlerini yapacak, ona ve çocuklara bakacak, anasının dırdırını çekecek, evden çıkmayacak ve bunları da hiç şikayet etmeden yapacak robot gibi bir kadın lazımdı ve iyileşmesini falan istemiyordu. Adamı en son bir yıl kadar önce, eşinin ilaçlarını yazdırmak için hastaneye geldiğinde gördüm. Şimdi o, ana-babası boşandığı ve üvey babası olduğu için aile sıcaklığını küçükken görememiş, çocukken çalışmaya başlamış, 16'sında belki mutlu olurum diye başka bir şehre gelin gelen ve bana "Ne olur söyleyin de beni size getirsin. Buraya gelmekten başka dışarı bile çıkamıyorum, evde esir gibiyim" diyen kadıncağız daha 26'sında arkasında iki çocuk bırakıp öldü. Böyle olmamalıydı, bir insan böyle yaşayıp, böyle ölmemeliydi. Kendimi suçlamadım, ben elimden geleni yaptım. Her ne kadar "İntihar edenler kesin cehenneme gider" dense de ben, ilahi adaletin istisnaları olabileceğini düşünüyorum ve hiç değilse, öbür tarafta mutlu olur belki diye düşünüp "Allah rahmet eylesin" diyorum, eder inşallah.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
ahyaa,
Kadın
,
38
,
İzmir
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
Hani geçen gün koskoca alışveriş merkezinde başka bir şey yokmuş gibi prezervatif kutusunu eline alıp o kadar insanın içinde avazı çıktığı kadar "Halaaaa, bu ne?" diye bağıran, sağa sola koşturup halasını arayan o küçük çocuk vardı ya, işte o çocuk benim yeğenimdi, hikayede adı geçen hala da bendim. Yoksa niye kaçıp saklanayım ben bacak kadar çocuktan ki?
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 28 gün önce gönderdi.
|
1,5 senedir hertürlü önlemime rağmen evde uçuşan güveleri yok edemedim. Ne kadar bakliyatım, çaylarım, şekerlerim varsa hep onlar yüzünden ziyan oldu. Hadi karınları aç, yesin garipler dedim ellemedim. İyice azıp koloni kurdular, kıyıp öldüremedim. Çoluk çocuk aç kalmasınlar diye ekmek bile bıraktım açıkta. Be açgözlüler, bu kadar iyi niyetime rağmen, ne demeye askıdaki kuruyan çok sevdiğim 2 elbisemi 2x2den dört delikle didiklersiniz! Ben şimdi yedi sülalenizin her bir üyesini yakaladığım yerde yamyassı etmez miyim!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|