|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Hayal meyal hatırlıyorum...İlkokul yıllarımdı. Annem ve arkadaşı apartmandan fazla samimi olmadıkları ancak değer verdikleri, fazlasıyla titiz bir arkadaşları tarafından çaya davet edilmişlerdi. Gidecekleri gün annemin arkadaşı, yaşları bana yakın olan iki kızını da alıp bizim eve geldi, hep birlikte hazırlanmaya başladık. İlk defa gidilicek bir ev olduğundan biz kızlara güzel kıyafetler giydirildi; pastalar, börekler itinayla hazırlandı; ev ayakkabılarımız, gideceğimiz evin kızıyla birlikte oynayabileceğimiz türden oyunlar ayrı ayrı poşetlenip kapının önüne kondu. Sonunda her şey mükemmel gözüküyordu. Parfümler sıkıldı ve herkesin taşıyabileceği ebatta bir şeyi kapmasıyla evin yolu tutuldu. Aramızda en küçüğümüzün bile elinde bir poşet vardı. Fakat keşke olmaz olsaydı. Torbaların açıldığı ana kadar kim bilebilirdi ki o torbada bizim evin soğan kabuklarından balık kılçıklarına uzanan geniş bir yelpazeye sahip çöpünün yer aldığını... Sonuç mu? Ellerinde farklı farklı birtakım çöplerle salondan belli aralıklarla geçen biz, gittikçe eve yayılan keskin pis bir koku, kızaran annelerimiz ve başlayamadan biten komşuluk ilişkileri...
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Annemler abime küçükken pek dondurma yedirmek taraftarı değillermiş. Özellikle de boğazı falan ağrıyorsa -annemin dondurmacıya kaş göz ederek derdini anlatmasıyla- eline dondurma niyetine bir külah tutuşturulurmuş. O garibim de hiç sesini çıkarmadan yermiş külahları. Ancak bu kandırmaca abimin bir aile meclisinde yaptığı şu talihsiz yoruma kadar sürebilmiş: '' Off yaz gelse de artık dondurma yesek çıtır çıtır...'' Abim, yaz hasreti çektiğini bu şekilde beyan etmesinden sonra birtakım acı gerçeklerle yüzleşmek durumunda kalmış.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|