|
|
|
|
|
|
|
5 ay 8 gün önce gönderdi.
|
50. doğum günüydü, iş seyahatindeydi ve akşam dönecekti. Güzel bir masa hazırladık, salonun her yerini mumlarla süsledik. Aslında kemancı çağırmayı bile düşünmüş ama abartmayayım diye vazgeçmiştim. Saat 21.00 gibi geldi. Bitmeyen iş konuşmalarına yarım saat kadar devam etti. Daha sonra mumlarla aydınlatılmış salona geçti, geçer geçmez ışıkları şakır şakır yaktı, ben çaktırmadan söndürüp daha az ışık verenini açtım. Yemeği yedik, hemen salona geçip oradaki mumları söndürdü ve İtalya-Hollanda maçını açtı. Tabii maçı oturarak izleyecek değildi, koltuğa uzandı. Ben bulaşıkları makineye koyup geldiğimde, çoktan uyumuştu bile ama arada bir gözünü açıp "Yaa çok güzel maç oluyor" demeyi ihmal etmedi. Bunları neden mi yazıyorum? Adamın ellinci yaş günü, evliliğimizin ise 23. yıldönümü. Ama ben, kocamdan bir romantik yaratma çabamdan hiç vazgeçmedim. Kendimi çok azimli görüyor ve çok takdir ediyorum doğrusu.
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
2 yıl 4 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Televizyonda bir sağlık programında sorulan çocuğunuzun sağır olup olmadığını nasıl anlarsınız sorusuna 12 yaşındaki kızımın verdiği cevap: "Ne var ki, 'salak' derim, ağlarsa duyuyor demektir, ağlamıyorsa sağırdır." Kızım çocuk büyütürken biraz hırpalayacak galiba.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|