|
|
|
|
|
5 ay 18 gün önce gönderdi.
|
Oyun etkinliğindeyiz. Bir öğrencim diğerini duvara sıkıştırmaya çalışıyor. Ne olduğunu anlamaya çalışırken duvara sıkıştırılan öğrencim bağırıyor: ''Öreetmenimmmmmm, Fahri kafamı duvara sürtüp kıvılcım çıkartmaya çaalışıyooo!''
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Babam 75 yaşında ve gayet sağlıklı, annem ise 60 yaşında ve kanser. Şu an tek isteğim babamın annemden önce ölmesi ve annemin en azından birkaç yıl nefes alarak yaşayabilmesi... Doğduğum, büyüdüğüm şehirden babamdan kurtulmak için kaçtım ama annem orada kaldı. Allah'ım, lütfen annemi önce alma.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Seksen yaşındaki babaannemle balkonda oturuyoruz. Karşıdan gelen dedeleri görünce takılıyorum. ''Kız, senin de evlenme yaşın geldi, sakın bu delikanlılar senin için dolaşıyor olmasın buralarda?'' diyorum. Kafasını çevirip baktıktan sonra bir edayla bana dönüp ''O morukları mı layık gördün bana?'' diyor. Komşunun askerden gelen oğlu falan varken, benim yaptığım da densizlik yani...
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Yıl 1992, Aralık ayı. Siirt'in Baykan ilçesinde görev yapan abimle yengemin yanındayım. 17-18 yaşlarında, yeni mesleğe başlamış, yengemin arkadaşları olan 4 hemşire kızla akşam yemeğinden sonra çaylarımızı içiyoruz. Derken bir patlama sesi. Birkaç saniyelik bir sessizlikten sonra 2. bir patlama sesi daha. Hemen ışıkları kapatıp yere yatıyoruz. Bulunduğumuz yer bir tepenin yamacında, askeriyeyle yanyana. Teröristler tepeden askeriyeye roketatarlarla saldırıyor. Asker de aşağıdan yukarıya ardı ardına ateş ediyor. Yattığımız yerden başımızı kaldırıp gökyüzündeki aydınlığı izleyebiliyoruz, ortalık cehennem yeri gibi. Çatışma yaklaşık yarım saat sürüyor. Biter bitmez kızlar paltolarını giyip abimin "Ben bırakayım." ısrarına aldırmadan, hızlı bir şekilde evden ayrılıyorlar. Hala cesaretlerine hayran kalırım. (Onlardan aldığım cesaretledir ki fakülteyi bitirince, yanıbaşımdaki İstanbul da şark görevinden sayılmasına rağmen Diyarbakır'ı tercih etmiş, il merkezine 120 kilometre uzaklıkta bir dağ köyünde çalışmıştım.) O yarım saatlik çatışma beni uzun bir süre etkilemişti. Şimdi orada görev yapan askerleri ve onların yollarını gözleyen annelerini düşününce, şehit haberlerini duyunca; aldığım nefesten, rahatça uyuduğum yatağımdan, keyifle içtiğim çaydan bile utanıyorum. Onların hakları nasıl ödenir bilemiyorum. Bir de üstüne bazı vatandaşların "PKK'lılara terörist diyemeyiz, onlar da davalarında haklılar" demelerine ise söyleyecek çok şey olmasına rağmen bir şey söyleyemiyorum. Ne diyeyim, sizi magma bile kabul etmez, püskürtür!
21
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Karımdan ayrıldım ve beş yaşındaki kızımı tek başıma büyütüyorum. En büyük kabusum ise, kızımla dışardayken kızımın ''Baba sıkıştım'' demesi. Kadınlar tuvaletinin boş olduğu anı kollamak, kapıyı arkadan bağlamak, temizlik vardır tabelası koymak her zaman yetmiyor.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 22 gün önce gönderdi.
|
Bembeyaz, uzun saçları vardı. Hasta yatağında bile her gün saçlarını taratır, "Benim kendime saygım olmazsa başkasının hiç olmaz." derdi. Bir gün "Bugün ör saçlarımı." dedi. Hastalığından dolayı seyrelen saçlarını örmeye çalışırken, "Öldüğüm gün de tara tamam mı saçlarımı? Dağınık olmasın, istemem." dedi cılız sesiyle... "Ne ölümü anneanne, daha çok içilecek kahvemiz, bakman gereken fallarım var." dedim yaklaştığımız sonu bile bile. Son günlerinde taradığım saçlarından eser kalmamıştı, her taradığımda elime gelen saç telleri ayrılığı haber veriyordu aslında. Nur içinde yat dünyanın en güzel saçlı kadını, güzel ismin benimle yaşıyor.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Bugün; 6 ay önce evimin önünden geçerken gördüğüm, takip ederek evime yüz metre mesafede oturduğunu tespit ettiğim, bir türlü konuşmaya cesaret edemediğim ancak aklımdan bir an bile çıkaramadığım o dünyalar güzelinin yolda karşısına dikilip, tüm cesaretimi toplayarak "Afedersiniz hanımefendi; ben evinizin çok yakınında X apartmanında oturuyorum, 6 aydır sizinle tanışmanın bir yolunu bulmaya çalıştım, ancak aklıma şu an yaptığımdan daha parlak, daha ahlaki bir fikir gelmedi. Eğer hayatınızda biri yoksa son derece hamasi bir niyetle sizinle tanışmak istiyorum" dedim. Gülümsedi, yere baktı ve "Ben nişanlıyım" dedi. Ben de "Çok afedersiniz. Mutluluklar dilerim, anlayışınız için çok teşekkür ederim" dedim. Keşke herşey burada bitseydi. Keşke son cümleyi ben kurmuş olsaydım. Keşke bana "Ben çok teşekkür ederim, onur duydum. Beni çok yücelttiniz." demeseydi. Çok takıldım bu son söylediğine ben!
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Böyle şeylerin sadece "tavuk suyuna çorba" türünde kitaplarda yazılan öyküler olduğunu düşünürdüm. Kızım bugün okul dönüşü elinde çiçekleri dökülmüş bir papatya sapı uzattı bana ve gülümseyerek içini öpücüklerle doldurduğunu söyledi. O an anladım mutluluğun çok uzakta olmadığını, minicik parmakların arasında olduğunu.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|