|
|
|
|
|
4 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Telefonda arayanın kendisini işletmeye çalışan abisi sanarak on dakika boyunca karşısındakine abisi olduğunu itiraf ettirmeye çalışan, sürenin uzamasından değil de karşısındakinin inadına değişmeyen tok, ciddi sesinden biraz olsun işkillenen ve karşısındakinin değişmeyen "Oğlum ben abin değilim, babanı ver" isteğini pek tatmin olmasa da yerine getiren; görüşmenin bitiminde de kişinin eski milli eğitim müdürü olduğunu öğrenmesiyle magma ilköğretim okuluna kaydını aldıran ve oradan dereceyle mezun olan çocuk ben oluyorum.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Saydım, tam tamına 26 tane hamle yaptın park yerinden çıkmak için. Sana yardım etmek istedim, sen bana "Gerekmez" dedin. Oturdum duvara ve seni izlemeye devam ettim. Büyük bir başarı örneği sergiledin, hala oradaydın çıkamıyordun. Yoruldun yardımımı istedin. Bu sefer, ben de yardım etmeyeceğimi söyledim. Sen çırpınmaya devam ettin. Yoldan geçen polis arabasını durdurduğunda, yardım isteyeceğini sandım. Beni göstererek, "Beni taciz ediyor." demenin anlamı neydi?
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 20 gün önce gönderdi.
|
Birkaç aydır Türkiye'de olduğu için dilimizi çat pat öğrenmeye başlayan Amerikalı mühendis, notları yazdığı kaleme bakarak alaycı bir ifadeyle soruyor: "Tükendiği halde, buna tükenmez kalem demeniz çelişki değil mi?" Karşı masada oturan asistandan anında cevap geliyor: "Olabilir, ama zararsız bir çelişki. Yani, sizinkilerin Irak'a barış ve demokrasi getirme harekatı ile kıyaslarsak..." Mühendis, ezikliğini bastırmaya çalışıyor; ben asistanı alnından öpme arzumu...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 21 gün önce gönderdi.
|
Çok eskiden bir erkek arkadaşım vardı. O zamanlar o öğrenciydi ben ise çalışıyordum. O yüzden çok parası yoktu. Üzülmesin diye arabamla gitmezdim buluşmaya, elele verip yürürdük her yere. Sigaram onunkinden daha pahalı diye markasını düşürmüştüm. Karnım acıktığında hep simit isterdim çok fazla parası çıkmasın diye cebinden çünkü hesabı benim ödememe de izin vermezdi. Ve hep konuşacak bir dolu şeyimiz olurdu beraberken, hiç sıkılmazdık. Sonrasında şartlar bizi ayrı yerlere savurdu. Haftasonu İstanbul'daydım ve tesadüfen karşılaştık. Kendi işini kurmuş. Çok az kişide olan bir araba ve çok lüks bir siteden ev almış. Beni şehrin en güzel mekanına yemeğe götürdü. Dışarıdan bakınca her şey çok güzel görünüyordu ama konuşacak pek fazla şey bulamadık; yemek bir an önce bitsin istedim. En önemlisi parasız zamanlarındaki yediğimiz simitlerin tadı yoktu o yemekte...
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 24 gün önce gönderdi.
|
3 kardeşiz ve zor şartlarda okuduk. Annem ve babamın bizim için pek çok fedakarlık yaptığını biliyordum ama geçen gün konuşurken okul harcı için düğün yüzüklerini sattıklarını öğrendim. O an bir şey belli etmemeye çalıştım ama uzun yıllardan beri ilk defa boğazım düğümlendi, diyecek bir şey bulamadım. Ama burada herkes bilsin istiyorum, sizin hakkınızı asla ödeyemem, sizi çok seviyorum.
15
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Pek sevgili kocacığımla eve gitmek için metroya binecektik. Fakat benim atak kocam "Dikkat kapılar kapanıyor!" anonsunu duyar duymaz koşarak kendini metroya attı. Duraktan uzaklaşırken de bana bakıp gülerek el salladı. Git kocacığım git sen, aman geç kalma. Evde ben bekliyorum ya...
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|