|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 26 gün önce gönderdi.
|
İlkokuldan sonra beni okutmak istemeyen aileme inat büyük abime yalvar yakar ortaokula yazdırdım kendimi. Okumaz bu, liseye göndermeyelim dediler; hasbel kader yazıldım ona da. Başarısızlık o kadar kazınmıştı ki beynime lise de 4 yıl boyunca birinci olup en son okul birincisi olmama rağmen hiçbir zaman ailemi veli toplantısına çağıramadım. Mezuniyet törenime bile gelmelerini istemedim, birinci olduğuma inanmıyordum. Liseden sonra başarı başarıyı getirdi. Üniversite ve ardından yüksek lisans. Ancak hala ailemin bana yakıştırdığı "salak kız" imajı geçmedi. Hala elde ettiğim başarıları bir başkalarının başarısı olarak izliyorum. Hala tek başıma bir iş yaparken çok korkuyorum. Ve hala ailem benim yaptığım başarıları takdir etmiyor.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Arkadaslarımızla aramıza yeni katılan bir başka arkadaşı ziyarete gitmiştik. Yanımızda tutucu anneannesi tarafından büyütülen arkadaşımın 5 yaşındaki kızı da vardı. Zili çaldık, kapı açıldı, yeni arkadaş kapıyı minicik eteği, derin göğüs dekolteli bluzuyla açtı. "Merhaba." demeye kalmadan küçük kız bombayı patlattı "Anne, biz kaltaklara mı geldik?" Kıpkırmızı surat, içeriden gelen magma alevi ve oturma boyunca kahkahalar atmamak için dudaklarını kemiren ben... Meğer arkadaşımın annesi, televizyonda gördüğü her açık kadın için aynı yorumu yaparmış.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Annemi çok küçükken kaybetmiştim. Mezarına ilk gidişimde yanında bir yaşında ölmüş bebeğin mezarını görünce ve bir komşu teyzenin ''Çocukları çok severdi, almış yine kolunun altına birini burada da.''demesiyle, beni bırakıp o bir yaşındaki bebeğin yanında olmasını hep ama hep kıskandım. Gittiğimde hep ağlayışlarımda özlem kadar kıskançlık da vardı. Ergenlikte geçti bu duygu. Çocuğum olduktan sonraki ilk ziyaretimde tekrar katıla katıla ağladım hala bir yaşında olan bebeğin mezarıyla annemin mezarını okşayıp; "İyi bak annem o bebeğe. Anası sana emanet etmiştir." diye..
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Yayınlanan itirafımdaki bahsi geçen çocuğun birçok kişi akıbetini sormuş. Ben de açıklama ve o merak eden yüzlerce kişinin içini rahatlatmak adına bu itirafı yazıyorum. Çocuk üç ay kadar hastanede kaldı. Çok sevimli ve güzel gözlü bu sıpacığın (biz hep böyle sevdik) adını Samet koydular. Üç ayın sonunda Sosyal Hizmetler bir aileye verdi. Samet şimdi yaklaşık 5 yaşında ve muhtemelen de anaokuluna başladı. Ben mi? Bildiğim bütün ayrıntıları o aile uzaklaşırken hemen unuttum...
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Büyük bir alışveriş merkezinde yüzüme dik dik bakan bir adamı fark ediyorum. Biraz tereddütten sonra, "Siz Doktor ... değil misiniz?" dediğinde, "Evet" diyorum. Reyonların arasında koşturan 6-7 yaşlarında dünya güzeli bir veledi çağırıyor ve "Öp amcanın elini, o olmasaydı sen şimdi çöp tenekesinde ..." diyor. O anda geldikleri günü hatırlıyorum. O da, babası tarafından sonlandırılması istenen bir gebelikti. Muayene odasında annesi ağlayarak "Hocam, ben bu çocuğu doğurmak istiyorum. "dediğinde anneden yana olmuş, hatta işi iyice abartıp gebeliğin devam etmesinin zaruri olduğu konusunda teatral bir nutuk çekmiştim. İyi ki de çekmişim; yoksa o yanakları şimdi nasıl mıncıklardım? Ve mıncıklarken, o zaman onu istemeyen babasının, "Çok sıkıştırıp oğlumun canını acıtmasa bari." diyen bakışlarını nasıl görmezden gelebilirdim?
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Yanınızda olduğu zamanlar hep kısıtlıdır. Gezdiğiniz mekanlar, gittiğiniz yerler hep aynıdır. Sokakta gezerken korku içinde hep etrafa bakarsınız. Ne zaman görüldüğünüzü fark etseniz aklınızdan bin türlü yalan geçirir fakat bir türlü onu bırakmayı düşünemezsiniz. Geceleri yatağınıza yattığınızda, "Acaba bir gün yanımda yatar mı?" diye düşünürken; bir anda içinizi kaplayan derin bir kıskançlık ateşiyle irkilir, zor bela uyumaya gayret edersiniz. Küçük bir çocuk gördüğünüzde gözleriniz dolar; ondan bir çocuğunuz olamayacağı için derin bir "Ahh!" çekersiniz. Bu durumunuz için hiçkimseyi suçlayamaz, sadece kendinizi suçlar ve onun yanına geldiğinizde tekrar gülümsemeye çalışırsınız. O, mutlu bir baba ve iyi bir eştir. Ama hiçbir zaman size ait olmayacaktır. İmkansız bir aşka tutulmamanız dileğiyle...
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|