|
|
|
|
|
2 yıl 11 ay 13 gün önce gönderdi.
|
2004 yılında annem, zor bir ameliyattan sonra bizde kalıyordu. Bir akşam çok ağırlaştı, hastahaneye götürdük. Ablamlar yanında refekatçi kaldı ve ben gece geç saatte eve döndüm. Sabah erkenden yanlarına gittim, bir gelişme olmadığını söylediler. Çalıştığım iş yerinin anahtarları bendeydi, büroyu açmam gerekiyordu ve öyle yaptım. Sabah çayı içerken televizyonda Musa Eroğlu "Allı turnam selam götür sevdiğimin diyarına" türküsünü söylüyordu. İçime öyle bir hüzün çöktü ki anlatamam, kendimi tutamıyordum. Öyle bir ağlama nöbeti geldi, gözlerimden yaş sel oldu sanki. O sırada telefon çaldı ve ablam acil hastahaneye gelmemi, annemin daha da ağırlaştığını söyledi. Hastahane merdivenlerini ikişer üçer çıktım. Her iki ablam da ağlayarak bir bana, bir de görevlilerin çektiği üzeri beyaz çarşafla örtülmüş sedyeye bakıyorlardı. Sedyeyi elimle tuttum, örtünün ucunu hafifçe kaldırdım, ayak baş parmağına bağlanmış küçük bir kağıtta annemin ismini gördüm. Yaklaşık beş yıl oluyor ve o türküyü ne zaman duysam hala gözlerim yaşarır, gizlice mutlaka ağlarım.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 1 ay 14 gün önce gönderdi.
|
fital'in itirafını okuyunca hatırladım. Hakkari'de askerdim. Sürekli dağlarda dolaşırdık. O gün timin en başındaydım, yürürken patikada çevresi hafifçe kazılmış ve bir toprak kabartısı gördüm. Mayın tuzağı olabilir diye arkamdan gelen askere "Patikada kazılmış bir yer var. Sakın basmayın, tuzak olabilir." dedim. O asker de arkasındakini uyardı. Görevde iki timdik. Benim mesajım yaklaşık kırk beş asker arasında kulaktan kulağa dolaşırken oldukça değişmiş. On dakika sonra arkadaki timin en sonunda bulunan arkadaşlar telsizden bize: "Yolda bir kazık varmış, kazığın üstünde gözlük varmış. Gözlüğe kimse basmayacakmış. Biz bir şey anlamadık ama siz yine de dikkatli olun." dediler.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 3 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Askerligimi Hakkari'de komando olarak yaptım. Sürekli dağlarda dolaşıyor, operasyonlara katılıyorduk. Silahsız hiçbir yere, hatta tuvalete bile gitmezdik. Öyle alışmıştık ki silah vücudumuzun bir parçası olmuştu. Üzerinden on beş yıl geçmesine rağmen hala arabam ile şehir dışına çıktığımda pompalı tüfeğim mutlaka bagajda bulunur. Bir gün başım fena yanacak ama ne yapayım, o olmadı mı kendimi çıplak gibi hissediyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 yıl 4 ay 19 gün önce gönderdi.
|
Evde kanepeye uzanmış ve bir sigara yakmıştım. Sekiz yaşındaki oğlum paketin üzerindeki "Sigara içmek öldürür" yazısını okudu. Dehşet içinde bana baktıktan sonra, "Anne yetiş babam kendini öldürüyor" diye bağırdı!
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|