|
|
|
|
|
1 yıl 22 gün önce gönderdi.
|
Annemle rutin kontrolu için hastaneye gidiyoruz, muayene için bir kaç hasta ile beraber oturmuş sıranın bize gelmesini bekliyoruz. Yavaş bir şekilde odanın kapısı açılıyor, içeriden çıkan kadın; ağır ve yarım adımlarını tutuklukla atıyor. Sıranın kendisine geldiğini farkeden hasta odaya girmeye çalışırken, yürümesine yardımcı olmak zorunda hissediyor kendini ve kolundan tutuyor istemsiz. Kadın, yol veriyor ve takındığı acı ifadeyi bozmadan teşekkür edercesine başını sallıyor. Kapı kapanıyor. Mantosunu sadece bir koluna geçirebilmiş, diğer elinde tahlillerle ayakta durmak için duvardan destek alıyor. Yüzündeki ifade öyle donuk öyle acı ki sıra bekleyenler olarak ayağa kalkıyor, yardım etme ihtiyacı duyuyoruz. Bu kasvetli havaya dayanamayan hasta yakınlarından biri merakına yenik düşüyor ve soruyor "Kızım iyi misin? Neyin varmış?", kadın başını yerden kaldırıyor, yüzünü amcaya çeviriyor ve bozmadığı hüznüyle cevaplıyor: "Kanım düşük çıktı amca!" Hay senin... Tövbe tövbe.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 29 gün önce gönderdi.
|
Öğlen saatleri. Trafikteyim. Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum. Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor. Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum. Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor. Çocuk, "Herkes geçiyordu ben de geçtim" gibilerinden kendini savunuyor. Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor "Kaç oğlum kaç! G.tünde plakan mı var?!"
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Çok ünlü bir fast food firmasında hergün en az 9-10 saat çalışan bir kuryeyim. Bahşişin neye yaradığını anlatayım. Bütün kuryeler bahşiş veren müşteriyi ezberler, siparişini ona göre sıcacık götürür, bahşiş vermeyip de "Aa ne hızlı getirdiniz" diyen kişiler, bir daha fırınlarında ısıtırlar o siparişi. Özellikle yağmurlu, soğuk havalarda elini cebine sokmak ölümdür, eli soğuktan uyuşmuştur, üstü kalsın demeyi bilmeyen müşteriye içinden en nadide kelimeleri sayar kurye. Halbuki o siparişi veren kişi en azından 1 lira daha fazla verse kurye daha dikkat edecektir sevgili müşterisine. Belirli sürede ulaşması gereken siparişi yetiştirmek için yolda yediği küfürler, önüne atlayan taksi ve yayalardan sıyrılma çabaları, kemiklerini ağrıtan soğuk, suratına çaaaattt diye (bir teşekkür etmek çok zormuş gibi, sanki alacaklıyım, adamda öyle bir surat) kapanan kapılar. O gıdaları soğuk yemek ne kadar sağlıklı sanıyorsunuz? Bahşiş verirseniz kurye daha istekli olur.
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Kız arkadaş hiç duygusal olmadığı için alınır elinden tutulup Babam ve Oğlum filmine götürülür. Amaç bir kez olsun duygulanıp ağlamasını sağlamaktır. Film boyunca ağlamamak için sağa sola bakınılır, en acıklı sahnelerde kulaklar kapatılır. Dayanılır, dayanılır, en son Salim'in babasını yıkıp geçtiği sahnede ağlamamak için nefes tutulur, dayanamayıp "Pıkh!" sesiyle salya sümük patlanır. Sevgilinin kahkahalarla uzattığı kağıt mendille salya sümük silinir.
22
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Marmaris'te arkadaşımın kaldığı otelde kendi başına rakısını yudumlayıp arabesk dinleyen Hollandalı turist arkadaşla yaptığımız sohbette kız arkadaşının onu Türkiye'ye gelirken uçakta terk edip ayrılması sonrası bu otele yerleştiği ve bu müziğin onu duygulandırdığını öğrendim. Diğer arkadaşlarımın kalan 10 günlük tatilinde biz bu arkadaşımızı da yanımıza alıp okey kültürünü, Türkçe küfürleri kendisine bir güzel öğrettik. İlerleyen günlerde bu aslan parçası, rakı soframızı kurduğumuz bir gece kızın oteline gidip yanındaki adamı dövüp kızı kaçırmayı teklif etti. Dünyaya bir Türk erkeği kazandırmaktan mutluyum, huzurluyum.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Akşam 18.30 gibi koştur koştur; işten eve gelinir. Akşam yemeği yetiştirebilmek için üst baş bile değişmeden mutfağa dalınır. Bu arada 5 yaşında olan oğlumun saat 17.30'da babası tarafından kreşten alınıp eve getirilmiş olması gerekmektedir ki söz konusu baba o anda salonda gazete okumaktadır. Yemeğe daha epey zaman olduğu için çocuk açlıktan ölmesin diye bir tabak meyva hazırlanır ve oğlana "Gel meyvanı al!" diye seslenilir. Ardından "Bammm!" diye bir kapı sesi duyulur ve ev kolaçan edildiğinde ne kocadan ne çocuktan iz vardır. Hemen cep telefonundan baba aranır ve itiraf gelir. ''Eee aşkım, ben oğlanı kreşte unutmuşum, sen ona seslenince aklıma geldi. Merak etme aldım eve getiriyorum.'' Evet, ben bu adamla hala evliyim. Çocuk da kazasız belasız 9 yaşına gelmeyi başardı babasına rağmen.
19
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Tam 2 yıldır inatla ve sabırla bekledim, itiraf.com'a yazmamak için kendimi zor tuttum. Dedim yazıktır, günahtır; hepsi de işinde, gücünde kerli ferli hocalardır, profesörlerdir; başlarını kaşıyacak, kafalarını kaldıracak halleri, vakitleri yoktur. Elbet bir gün biri fark eder de düzeltir. 2 yıldır sabrediyorum ama sabır taşı olsa artık çatlamıştı yahu. Beykent Üniversitesi'nin önündeki çöp konteynırlarından birinin üzerinde "Beykent Ünüversitesi" yazıyor. Hadi hocalarınız göremedi, a güzel kardeşlerim siz de mi göremediniz o hatayı da bana yeminimi bozdurdunuz ülen!
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|