|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 24 gün önce gönderdi.
|
P... Mağazası'nın et reyonundaki görevli, 1YTL'lik kıyma isteyen yaşlı amcanın paketine, kıymayı tartıp etiketi yapıştırdıktan sonra, ona göstermeden iki avuç daha kıyma ilave ettiğin gözümden kaçmadı. Günüme umut dolu başlamamı sana borçluyum.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 25 gün önce gönderdi.
|
İki küçük kız, babalarını ancak resimlerde görebilecek olan. Birinin ayağı çıplak, diğerinin çorapları parça parça... Bir yaşlı baba, oğlunun yüzünü son bir kez görmek için yalvaran. Bir kardeş, çaresizce abisinin ardından bakan. Hemen hemen hepsi benim yaşlarımda. Düşünüyorum, onlardan biri benim babam, benim abim, benim kardeşim... İçim daha buruk olabilir miydi? Daha az mı isyan ederdim? Biz milletçe geçtik sınır ötesine. Acının, isyanın ve sabrın sınırının...
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 4 gün önce gönderdi.
|
Dört kardeş pencerede, büyük bir heyecanla babamızın gelmesini beklerdik. Annem de o sırada salona gazete kağıtlarını çoktan sermiş olurdu. Babam elinde torbalarla sokağın başında görünür görünmez dışarı fırlar, sevinçle torbaları kapışırdık. Eve girer girmez torbalardaki az kullanılmış kıyafetleri, ayakkabıları, montları gazete kağıtlarının üstüne boşaltır, hepimiz kendimize uyanlarını seçerdik. Babam kalan kıyafetleri yine torbalara doldurur giderdi. Torbalar dolusu kıyafetin nereden geldiğini ve bizden sonra nereye gittiğini hiçbir zaman bilmedik, bilmek de istemedik. Çünkü çok mutluyduk. Çünkü aylardan ramazandı ve bayramlıklarımız gelmişti.
3
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 5 gün önce gönderdi.
|
10 aylık, yürümeyi bile beceremeyen yeğenim, emekleye emekleye evdeki tartıya çıkıyor! Duvardan destek alıp ayağa kalkıyor ve başını eğip kilo göstergesine bakıp iniyor. Ne anlıyor bilmiyorum ama bunu mütemadiyen her gün yapıyor. Sanırım genetik dedikleri gerçekten bu olsa gerek.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 10 gün önce gönderdi.
|
Gazetecilikte ilk yıllarım. Henüz 14-15 yaşında ortaokul öğrencisiyim, yazları bir bölge gazetesinde ufak tefek işlere bakıyorum, hevesim kırılmasın, merakım artsın diye zaman zaman ufak haberlere gönderip fotoğraf çektirtiyorlar. Bir gün ilçelerden birine yeni kaymakamın geleceğini haber alıyoruz. Çok da önemsemediklerinden olacak, beni yolluyorlar. Ben ise o zamanki aklımla hayat memat meselesi yapıyorum bu haberi, bıraksalar Pulitzer alacağım. Sabahtan gidip Kaymakamlık binasının önünde oturuyorum. Öğledensonra kaymakam geliyor, kare kare fotoğraflarını çekip soluğu en yakın telefon kulübesinde alıyorum. Artık nasıl gaza geldiysem, direkt yazı işleri müdürünü bağlatıyorum ve soluk soluğa "müjdeyi" veriyorum : "Abi baskıyı durdurun kaymakam geldi." Derin bir nefes alıyor o zamanki müdürüm ve patlatıyor bombayı : "Ulan p..... Türk filmi mi çeviriyoruz burada !" Hey onbeşli onbeşli, magma yolları taşlı..
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Tüm yurdum kadınları gibi geniş kalçalara sahip olduğum için sokakta yavaş yürüyemiyorum. Sanki beni görenler, "Bu kalçaları nasıl büyüttüğü belli oldu." diyecekmiş gibi geliyor. Koştur koştur mahvoluyorum tabii.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Üç yıldır Urfa'da öğretmenim. Bugün bahçede çocuklarla oynarken bir veli geldi. Yanında kendi çocuğu, belli ki az önce kavga etmiş, bahçede yakaladığı başka bir öğrenciyi tekme tokat dövüyor. Koşarak yanına gidiyorum, zor alıyorum öğrenciyi elinden. Dövdüğü çocuk arkamda, veli hala hakaretler ediyor, vurmaya çalışıyor. Baş edemeyeceğimi anlıyorum, çocuğu kaptığım gibi idareye koşuyorum dayak yemesini engellesinler diye. Ama anladığım kadarıyla veli hatırı sayılı kişilerden biri ki çocuk müdür odasında bir dayak daha yiyor. Sonra veli, müdürün odasından çıkıyor yüzünde kendinden emin bir ifadeyle dönüp bana, "Bahçede de vururum, sınıfta da vururum. Hatta gerekirse seni de vururum." diyor. Donakalıyorum, ağzıma bir kilit vuruluyor sanki; hiçbir şey söyleyemiyorum. İtirafım şu ki; beni tanıyan herkes, ailem, arkadaşlarım, akrabalarım hatta Urfa'da zor şartlarda öğretmenlik yaptığımı duyan herkes beni tebrik ediyor. Ben de hiçbir şey söyleyemiyorum. Memnunluk oyununu oynuyorum. Oysa buradan nefret ediyorum. Aşiretlerden, ağalardan, hatırı sayılır kişilerden, büyük insanlardan, diğer insanları aşağılayan, hor gören, tartaklayan, burayı kendi kurallarıyla yöneten herkesten! Buradaki öğrenciler için çok ama çok üzülmeme rağmen elime geçen ilk fırsatta kaçacağım bu Teksas gibi yerden.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Annemi çok küçükken kaybetmiştim. Mezarına ilk gidişimde yanında bir yaşında ölmüş bebeğin mezarını görünce ve bir komşu teyzenin ''Çocukları çok severdi, almış yine kolunun altına birini burada da.''demesiyle, beni bırakıp o bir yaşındaki bebeğin yanında olmasını hep ama hep kıskandım. Gittiğimde hep ağlayışlarımda özlem kadar kıskançlık da vardı. Ergenlikte geçti bu duygu. Çocuğum olduktan sonraki ilk ziyaretimde tekrar katıla katıla ağladım hala bir yaşında olan bebeğin mezarıyla annemin mezarını okşayıp; "İyi bak annem o bebeğe. Anası sana emanet etmiştir." diye..
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|