27 Mayıs 2012 Pazar
Rumuz
Parola

susediri

susediri
[Yorumcu]


133
susediri, Erkek , 41 , Ankara
1 yıl 8 ay 9 gün önce gönderdi.
Hani, ağaç altlarında yürürken başıma hiç gelmedi değil de; arabamla, ağaçlı bir yolda ilerlerken, açık olan sunroof’tan üzerime hiç kuş da pislememişti daha önce.
3 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

240
susediri, Erkek , 41 , Ankara
1 yıl 9 ay 18 gün önce gönderdi.
Birkaç aydır, en gözde tatil beldemizde, tanınmış oteller zincirinden birisinin beş yıldızlı otelinde konaklıyorum. Müşteri profili yabancı ağırlıklı olmaktan çıkıp Türk ağırlıklı olmaya başladığı günden itibaren edindiğim izlenimler şunlar: 1- Türklerle birlikte, havlu kartı uygulamasına geçildi, çünkü yabancılar plajdan ayrılırken havlularını teslim etmeleri gereken yere teslim ettiğinden buna ihtiyaç duyulmuyordu. Türkler ise, “Otele onca para ödedim, toplasınlar.” diye düşünüyor olmalılar. 2- Yabancılar yiyecekleri kadar yemeği tabaklarına alıyor, içecekleri kadarını istiyorlardı. Türkler ise masadan kalkarken geride, tarifi zor miktardaki yiyecekleri inanılmaz bir israfa terk edip gidiyorlar. Belli ki yine, “Otele onca para ödedim, atsınlar bana ne.” diye düşünüyor olmalılar. 3- Yabacılar restoran, bar ya da plajda görevli otel çalışanlarına arkadaş gibi davranıp, nezaketle iletirken isteklerini, Türklerin çoğu buyurgan bir tavırla istiyorlar istedikleri şeyleri. Yine, “Otele para ödedim, hepsi bana hizmet için buradalar.” diye düşünüyor olmalılar, istemek ile nezaket arasında bir bağ kurmaktan imtina ederek. 4- Otelin bahçesinde yaşayan ama yemek saatlerinde restorandaki masalar arasında dolaşan kediler, şefkatli yabancıların elinden yemek yerken, Türkler geleli beri, ayaklarından tekme yemeye başladılar. 5- Yabancılar, her daim güler yüzlü ve mutlular. Onlar, yaşadıkları andan keyif alıp, güzel bir tatil geçirmekten asla vazgeçmezken; Türkler her daim huzursuz, gergin ve mutsuz olup, mutsuz etmeyi adeta vazife sayarak, bundan tatilde bile vazgeçmiyorlar nedense. Bu son iki faslın, “Otele para ödedim...” anlayışı ile ilişkisini ben de kurabilmiş değilim ama ne yazık ki budur hâl-i pürmelalimiz.
13 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

174
susediri, Erkek , 41 , Ankara
1 yıl 10 ay 22 gün önce gönderdi.
Öyle çok bronzlaşmışım ki, berberde başımı kaldırıp da aynada kendimle göz göze geldiğimde, başkası sanıp gözlerimi kaçırdım.
2 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

392
susediri, Erkek , 41 , Ankara
2 yıl 25 gün önce gönderdi.
Bakkal, önce parmağını yalayıp poşeti aldı, ardından da aynı eliyle, bana vereceği ekmeği alıp poşete koydu. "Yahu, önce parmağını yaladın, sonra da o elinle bana vereceğin ekmeği tuttun!" dedim. "Öyle mi yaptım abi, farkında değilim, değiştireyim." dedi ve aynı eliyle başka bir poşet alıp, önceki poşetteki ekmeği çıkartıp yeni poşete koyarak uzattı. Hijyen sağlanmış oldu, herkes erdi muradına! Evet, Laz’dı kendileri!
6 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

167
susediri, Erkek , 40 , Ankara
2 yıl 6 ay 28 gün önce gönderdi.
Son yaptığım gezide peşime takılarak benimle seyahate çıkan arkadaşıma da, bana olduğu gibi seyahat sağlık sigortası yaptırdık. Cimriliğinin dillere destan birisi olduğunu bilirdim de zaten, "O kadar para verdik poliçe için, bari küçük bir kaza veya hastalık geçirsek de boşa gitmese..." diyecek kadar alık bir adam olduğunu bu vesileyle anlamış oldum.
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

103
susediri, Erkek , 40 , Ankara
2 yıl 11 ay 5 gün önce gönderdi.
Kendi başıma bir yerlere tatile gidebilecek yaşa geldiğimde, ilk gittiğim şehir Antalya oldu. Çünkü babamın Antalya'daki arkadaşına yazın yapılacak sürpriz ziyaret planı babam tarafından kış boyu terennüm edilirken, bu Antalya'yı benim için tatilin imgesi hâline getirmişti. Ve/fakat hiçbir yaz gidemedik. Çünkü babamın işleri hep çok yoğundu ve o, bizi yazlığa bırakıp yeniden Ankara’ya dönerdi. Bu nedenle Antalya, çocukluğumdan beri içimde ukte kalan şehrin adıydı.
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

155
susediri, Erkek , 40 , Ankara
3 yıl 2 ay 15 gün önce gönderdi.
Yerlerde sürünmemeye dikkat ederek, o böbrek taşı sancısıyla içten içe kıvranırken; bir yandan da, benimle ilgilenen doktora kur yapmış olmamın sebebi, sanırım şiddetli acıyı unutturacak bir şeylere dair arayışımdı.
2 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

184
susediri, Erkek , 40 , Ankara
3 yıl 2 ay 28 gün önce gönderdi.
Soğuk, kutba yakın bir ülkeye, oradaki kış hayatını merak edip de giderken, benimle gelme kararı alan arkadaşa, kendisini sıcak tutup, konfor sağlayacağını belirterek termal içlik almasını önerdim. Vakit bulabilirse alacaktı... Gereken bu vakti bulamadığını, havaalanındaki bekleyişimiz esnasında otururken, bacak bacak üstüne attığında sıyrılan paçasının altından görünen ve alt kısımları dantelli olup, sonrasında, eşine ait olduğunu itiraf ettiği iç giysisini fark edince anlamış oldum.
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

178
susediri, Erkek , 39 , Ankara
4 yıl 3 ay 10 gün önce gönderdi.
Geçen seneydi. Gittiğimiz sinemada, filmin orta yerinde, görüntüde gözü rahatsız edici titremeler başladı. Lakin eskiden yapıldığı gibi, kimse ıslık çalıp da; “Makiniiisstt..!” diye bağırmadı. Teknolojiye güveni tam makinist de, filmi izlerken bize eşlik etmediği için durumun farkına varamadı. Kız arkadaşım, biletten sinemanın telefon numarasına bakıp aradı ve; “Biz şu salonda gösterilen filmi izliyoruz. Durum da şöyle şöyle.” dedi ve makinistin tepeden uyarılmasıyla her şey yoluna girdi. Teknolojinin kullanılmadığı yer kalmadı azizim.
5 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

109
susediri, Erkek , 38 , Ankara
4 yıl 7 ay 23 gün önce gönderdi.
kararsız86'ın itirafına konu hadise, daha vahim bir hatıramı getirdi aklıma. Van'da bulunduğum bir dönemde, acil gelişen bir olayla Ankara'ya gelmem gerekmiş ama uçakta yer bulamayınca karayolunu tercih etmek zorunda kalmıştım. Terörün yine hız kazandığı o dönemde, oluşturulmuş bir çok kontrol noktasında, bütün yolcular ve el bagajları dahil tüm bagajları indirilmekte ve didik didik aranmaktaydı. Ben sıfatımı kullanarak inmedim ama oturduğum yerin hemen üzerinde, el bagajları için kullanılan bölüme yerleştirdiğim paketin kime ait olduğunu soran askere; "Peynir o, Van'da bana koydular." dedim. Türkçe'yi iyi kullandığını düşünen birisi olarak, ettiğim söze yüklenecek manaların farkına varan sadece ben oldum sanırım, yolcuğun geri kalan kısmında bıyık burarak bakan kimse olmadığı için. Fakat kendi sözümle yarattığım hararette kavrulduğumu da hissettim doğrusu.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım
Skip Navigation Links
1
2


anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2012 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.


itiraf bir EBİ markasıdır

arkadaş arıyorum kitap evlilik paylaşım oyun kitap-eleştiri
arkadaş arıyorum | kitap | evlilik | itiraf | oyun | paylaşım | kitap-eleştiri | müzik | DVD | PC oyun