|
|
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 3 gün önce gönderdi.
|
26 yaşında, 24 haftalık gebe, epilepsi hastası, son geçirdiği nöbette çaydanlığı deviren ve sağ kolu 3.dereceden yanan sevgili A..., mavi gözlerin buğulu bakıyordu bugün. Gülerek takıldım sana, "Bugün taburcu oluyorsun, benden ayrılacağın için mi üzgünsün?" diye. Nereden bilebilirdim bunun dördüncü gebeliğin olduğunu, kocanın "Hastaneden çıkınca bir daha eve gelmesin!" diye annenle haber gönderdiğini... Keşke, keşke imkanım olabilseydi, sıcak bir yuvaya koyabilseydim seni ve yavrularını. Kendimi çok çok küçük hissettim bugün.
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Birkaç aydır Türkiye'de olduğu için dilimizi çat pat öğrenmeye başlayan Amerikalı mühendis, notları yazdığı kaleme bakarak alaycı bir ifadeyle soruyor: "Tükendiği halde, buna tükenmez kalem demeniz çelişki değil mi?" Karşı masada oturan asistandan anında cevap geliyor: "Olabilir, ama zararsız bir çelişki. Yani, sizinkilerin Irak'a barış ve demokrasi getirme harekatı ile kıyaslarsak..." Mühendis, ezikliğini bastırmaya çalışıyor; ben asistanı alnından öpme arzumu...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 6 gün önce gönderdi.
|
Çoğu zaman "Acaba nefes almaya da üşeniyor mu?" diye düşündüğüm dünyanın en üşengeç insanı abimi, gecenin dördünde elinde havlu ve sandalyesi ile odasında bir o yana bir bu yana dolandıran sivrisineğe bana bu günleri de gösterdiği için teşekkür ediyor ve kendisini rahmetle anıyorum.
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 17 gün önce gönderdi.
|
Askerdeyken çarşı iznine çıkar çıkmaz önce camiye gitmemin sebebi, dini bütün biri olmam değil; nasıl bir özlemdir bilemiyorum ama, sürekli postalların içindeki zavallı ayaklarımın yün halıya temas etmek özlemini gidermekti.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Ah be Esra, ah be peri kızı, o Femina Mağazası'nın yollarını aşındırdım seni görebilmek için, o gözlerine bir kere bakabilmek için. Ama sen benim farkımda bile değilsin, ama ben senin o yeşil gözlerini, o eşarbın içindeki cennet yüzünü görebilmek için daha kaç tane anneme hediye bluz alacağım ya?
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 12 gün önce gönderdi.
|
O'nu çok seviyorum; çünkü 1) Bana yıllardır gözlerinde hep aynı sevgi ve ilgiyle bakıyor. Ne zaman üşüdüğümü, ne zaman yorulduğumu ben söylemeden anlamaya çalışmasına bayılıyorum. 2) "Ben erkeğim" havalarına girip ağlamaktan veya aşkını söylemekten hiçbir zaman kaçmıyor. Erkekliğin, duygusuzluk anlamına gelmediğinin ne mutlu ki farkında benim sevgilim. 3) Özel günleri benden daha fazla önemsiyor. Yıldönümlerini geçtim; buçuklu ay dönümlerimizi bile onun isteği üzerine kutluyoruz. 4) Üzerimde hiç baskı kurmuyor. Giyimime, tavırlarıma, arkadaşlarıma her özgür insan gibi kendim karar verebiliyorum. Çünkü bizim aşkımız zorunlu bir esaret değil; sımsıkı güven bağıyla çevrelenmiş kocaman bir aşk yumağı. 5) İnanılmaz özgün sürprizler yapıyor bana. "Normal günlerde bile böyleyse; bu çocuk sana nasıl evlenme teklif eder kim bilir"in tasasına düştü bile şimdiden arkadaşlarım. Açıkçası ben de çok merak ediyorum. 6)Değer vermeyi, dokunmayı biliyor. Ağladığımda hiç bitmeyecek gibi dökülen gözyaşlarımı tek tek, sabırla silebiliyor. Islak kirpiklerim, zonklayan gözlerim öpücüklerine hasretken bunu anlıyor ve beni sıkıca göğsüne bastığında tarifsiz bir güvenle doluyorum. O anda, üstesinden gelemeyeceğim tek derdin “onsuzluk” olduğuna inanıyorum. 7) Bazen denize döndürüyor yüzümü. Sahildeki demir çubuklara yaslanıp ‘birbirine aşık balıklardan’ bahsedecek kadar çocuklaşabiliyor bazen. 8) Kimi zaman yaşça daha da büyüyor; gölgesine sığınacağım koca bir dağ olup açıyor kollarını bana. Ona şarkı söylememi istediğinde, beni gözleri kapalı koklayarak öptüğünde, bana “Hayatımsın” dediğinde anlıyorum; ben onu gerçekten çok seviyorum!
20
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 23 gün önce gönderdi.
|
Sabahın erken saatinde okula gidiyorum. Otobüsten indikten sonra, bir süre daha yürümem gerekiyor. Ancak daha birkaç adım atmadan donup kalıyorum, ufak bir sokak çocuğu yere eğilmiş önceki günden kalan ve kuşlara verilen simitleri yiyor. Daha görüntünün şokunu atlatamadan; bir simitçi geliyor çocuğu ayağıyla iterek uzaklaştırmaya çalışıyor, çocuk dengesini kaybediyor ve yana düşüyor. Elini alnına atıyor ve eline bakıyor, kanı görüyorum. Kendimi kaybediyorum, nasıl olduğunu hatırlamadığım bir şekilde simitçinin yanındayım diğer insanlar beni tutuyor ama bütün benliğimle ona vurmak, zarar vermek istiyorum. Kargaşada tezgah devriliyor, simitler etrafa saçılıyor. Hemen köşede duran trafik polisi geliyor, sinirimden ağlayarak anlatıyorum olanları. Ben ve simitçi, karakolda birkaç saat geçiriyoruz. Ben tüm simitlerin parasını veriyorum, olay polislerin deyimiyle tatlıya bağlanıyor. Bugün bana acı veren şey ise; o sokak çocuğuna o an yardım etmeye çalışmak yerine, simitçiye saldırmamın pişmanlığı başka bir şey değil.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|