05 Aralık 2008 Cuma
Rumuz
Parola

tabutçivisi

tabutçivisi
[Site Sakini]


798
doorx, Kadın , 32 , Diyarbakır
1 yıl 2 ay 7 gün önce gönderdi.
Ama en büyük alkış, belediye otobüsüne biner binmez muavine "Toplu Konutlar'da dürtmez misin? Uyuyayım be ya!" diye soran dünya tatlısı Trakyalı amcama gelsin... Kendisi kestirecek... Öperim ben onu yaa!
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

1260
zübittin, Erkek , 19 , İstanbul
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
Bu zamana kadar hiçbir şeyi alkışlatamamıştım kısmet bugüneymiş. Lütfen o büyük alkışlarınız pilota "Uçağı kıbleye çevirin, namaz kılacağım" diyen gurbetçi vatandaşımıza gelsin. Haberi gördüğümde ben öyle yaptım da.
2 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

772
marconi, Kadın , 41 , İstanbul
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
O küçük kızın çöpten çıkardığı yarısı yenmiş hamburgeri büyük bir iştahla yediğini bizzat gözlerimle gördüğüm günden beri, hala yenilebilecek, bozulmamış yiyecekleri atmadan önce, hepsini tek tek poşete koyuyorum. Birbirlerine karışmasınlar diye. Balık artığı atarken bunu bir kedi yer, et-kemik artığı atarken bunu da köpekler yer diye düşünüyorum. Tencere yemeklerini de kesinlikle karıştırmıyorum. Şimdilerde üzerlerini de etiketleme arzum var, yenebilir veya yenemez diye. Yakında yanına kaşık çatal dahi ekleyebilirmişim gibi geliyor. Haydi hayırlısı.
8 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

1222
pullubalik, Kadın , 29 , İstanbul
1 yıl 2 ay 11 gün önce gönderdi.
Televizyonda bir röportaj izliyorum. Spiker, "Yaptığınız işten memnun musunuz?" diye soruyor önündeki dikişi yetiştirmeye çalışan terzi kıza. Kız yüzünde büyük bir gülümsemeyle, "Çok zevkli bir iş." diyor. Sonra, döküm işiyle uğraşan genç çocuğa soruyor, "İşiniz çok mu zor?" diye. Çocuk, az önceki çalışanınkinden de büyük bir gülümsemeyle, bir yandan da soruya anlam veremiyormuş gibi cevap veriyor; "Hayır, bu iş biraz zor gibi görünebilir ama ben bunu yapmaktan çok zevk alıyorum." Duyduklarıma inanamıyorum. "Çok çalışıyoruz abla, üç kuruş para için bütün gün buradayız." gibi şikayetçi cevaplar beklerken böylesine pozitif bir tavır beni şaşırtıyor. "Keşke ben de işimle ilgili böyle hissedebilsem, ne kadar şanslılar." diye düşünürken, anlıyorum ki orası, engellilerin çalıştığı bir fabrika ve aslında bütün o konuşanlar da birer engelli. Sadece bir şeyler üretebildikleri ve işe yaradıklarını hissettikleri için bile çok mutlular. Bunlara ve çok daha fazlasına sahip olan bizler acaba mutlu olmak için daha ne olmasını bekliyoruz? Sanırım engellilerden öğrenmemiz gereken çok şey var.
7 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

921
rumuzyokmu1, Erkek , 37 , Ankara
1 yıl 2 ay 12 gün önce gönderdi.
17 Ağustos 1999 depreminde, depremden on saat sonra Gölcük'e ulaştık. Dumlupınar İlköğretim Okulu'nun üç bina yanında, bir enkazda çalışmaya başladık. Dram içinde dram yaşanıyordu her yerde. İkinci gün bile devlet yardımları birçok yere ulaşamamıştı. Kızılcahamamlı, pantolununda 99 yama olan bir amca eski model kamyonetinin arkasına evinde hanımına yaptırdığı bazlama, peynirli ve yumurtalı dürümleri, bahçesinden topladığı domatesleri, salatalıkları, biberleri alıp gelmişti. Ankara'ya dönüşümüzde o amcayı ve kurtarma çalışmalarını konuştuk. Vinçlerin az olduğunu, daha fazla vinç olsaydı daha fazla hayat kurtulabileceğini konuşurken Ankara'nın girişinde büyük bir firmaya ait iş makinalarının bulunduğu alanda duran onlarca vinci gördük. Amcanın pantolunundaki 99 yamanın fakirliğinin değil, gönül zenginliğinin, orada bomboş duran vinçlerinse sahiplerinin demirleşmiş kalplerinin göstergesi olduğunu anladık.
9 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

847
blonde_, Kadın , 24 , İstanbul
1 yıl 2 ay 12 gün önce gönderdi.
Üç yıldır Urfa'da öğretmenim. Bugün bahçede çocuklarla oynarken bir veli geldi. Yanında kendi çocuğu, belli ki az önce kavga etmiş, bahçede yakaladığı başka bir öğrenciyi tekme tokat dövüyor. Koşarak yanına gidiyorum, zor alıyorum öğrenciyi elinden. Dövdüğü çocuk arkamda, veli hala hakaretler ediyor, vurmaya çalışıyor. Baş edemeyeceğimi anlıyorum, çocuğu kaptığım gibi idareye koşuyorum dayak yemesini engellesinler diye. Ama anladığım kadarıyla veli hatırı sayılı kişilerden biri ki çocuk müdür odasında bir dayak daha yiyor. Sonra veli, müdürün odasından çıkıyor yüzünde kendinden emin bir ifadeyle dönüp bana, "Bahçede de vururum, sınıfta da vururum. Hatta gerekirse seni de vururum." diyor. Donakalıyorum, ağzıma bir kilit vuruluyor sanki; hiçbir şey söyleyemiyorum. İtirafım şu ki; beni tanıyan herkes, ailem, arkadaşlarım, akrabalarım hatta Urfa'da zor şartlarda öğretmenlik yaptığımı duyan herkes beni tebrik ediyor. Ben de hiçbir şey söyleyemiyorum. Memnunluk oyununu oynuyorum. Oysa buradan nefret ediyorum. Aşiretlerden, ağalardan, hatırı sayılır kişilerden, büyük insanlardan, diğer insanları aşağılayan, hor gören, tartaklayan, burayı kendi kurallarıyla yöneten herkesten! Buradaki öğrenciler için çok ama çok üzülmeme rağmen elime geçen ilk fırsatta kaçacağım bu Teksas gibi yerden.
12 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

734
öztomhanks, Erkek , 29 , İstanbul
1 yıl 3 ay 7 gün önce gönderdi.
Küresel ısınmanın sonuna kadar destekçisiyim. Bu yıl gördüğüm kadar çok mini ve dekolteyi hiç görmemiştim, daha sıcak lütfen, daha sıcak...
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

1145
txavier, Erkek , 26 , İngiltere
1 yıl 3 ay 7 gün önce gönderdi.
Bir Türk erkeği iseniz hayatınız boyunca iki tip dırdıra maruz kalırsınız. Birincisi, anneniz tarafından uygulanan, takriben dört beş yaşlarında başlayan, bir ömür süren, el kızının değil de, kendi sözünün dinlenilmesini öğütleyen 'telkin' dir. İkincisi, el kızı tarafından uygulanan, tanıştığınız andan itibaren başlayan, yine bir ömür süren, annenin değil de, el kızının sözünün dinlenmesini öğütleyen telkindir. Bu kısır döngüdeki en ironik kısım ise, evlenip çocuk sahibi olan bu el kızlarının, kocalarına ikinci yöntemi uygularken erkek çocuklarına birinci yöntemi uygulamalarıdır.
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

1601
kadınımnapim?, Kadın , 21 , Ankara
1 yıl 3 ay 7 gün önce gönderdi.
Belediye otobüsünde gidiyoruz. Yanımda üniformalı bir polis, karşımda da bir baba ve 8-9 yaşlarında bir erkek çocuk oturuyor. Hemen hemen bütün çocukların yaptığı gibi bu ufaklık da polis amcanın silahına gözünü dikmiş bakıyor. Polis amca da bunu fark etti ve çocuğa: ''Sana vereyim mi bu silahı? Çok beğendin galiba'' dedi. Çocuktan gelen, babasını kıpkırmızı eden cevap inanlımazdı: ''Benim babamınki bundan daha güzel. Ama sizin yüzünüzden babam onu poşete sarıp bahçeye gömdü!' 'Polis amcanın 'yaktım seni' bakışı, babanın yerden ayrılamayan gözleri ve sessizlik, sessizlik, sessizlik...
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

792
BenimŞıkkımBelli, Kadın , 26 , İstanbul
1 yıl 3 ay 8 gün önce gönderdi.
Annem çok sinirli, adamın birine ağzına geleni yağdırıyor ama adamın yüzüne değil, derdini bana anlattığı için sözü de ben duyuyorum. Bu arada 10 yaşındaki kız yeğenim lafa giriyor, annem yeğenimin davranışına kızıp ekliyor; "Yırtık dondan çıkmış '.arak' gibi ne lafa giriyorsun!" Kısa bir sessizlikten sonra yeğenim ekliyor; "Anneanne yırtık çoraptan çıkmış parmak gibi deseydin ya neden ayıp konuştun." Annem söylediklerinin utancıyla susuyor susuyor susuyor, bense; annemin ağzından çıkan o cümleyi gözümde canlandırmakla meşgulum...
0 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım
Skip Navigation Links
1
2
3
4

anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.