|
|
|
|
|
10 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Sevgilime sevgililer günü içi hediye arıyorum. Reklamda, tektaş pırlantayı “Şu kadarcııık” diye anlatan kadınlara sesleniyorum. Ya sizin ülke ekonomisinden haberiniz yok ya da sizde ''şu kadarcık'' vicdan kalmamış.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Bilgisayarın başında zaman geçiriyordum. Annem elinde küçük bir paket beyaz kimyasalla geldi. "H... bunu yolda buldum, sen anlarsın diye getirdim. Uyuşturucu değil mi bu?" dedi. Birincisi anneciğim ben narkotikten miyim? Nasıl bir uzmanlık bekliyorsun benden? İkincisi sen nerelerde dolaşıyorsun ki yolun üzerinde poşetlenmiş beyaz maddeler bulunuyor? Üçüncüsü ve en önemlisi niye onu evimize getiriyorsun anne ya? Nasıl bir mantık seninkisi? Al işte, uyuşturucu falan da değil zaten, karbonat mıdır nedir?
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 1 gün önce gönderdi.
|
Tıklım tıklım otobüse o sırada giyimiyle kuşamıyla bizden biri olmadığı çok belli bir kadın biniyor. Ön sıralardan yer verip, yaşlı bir teyzenin yanına oturtuyorlar. Kadın, Pakistanlı olduğunu ve Ulus'ta inmek istediğini zar zor anlatıyor. Bu sırada yanında oturan teyze de muhabbete başlamak için can atıyor ve hemen soruyor "Kızım Pakistan'la Hindistan yakın mı birbirine?" Kadın anlamıyor. Teyze bir daha el kol hareketleriyle ve daha yüksek ses tonuyla soruyor "Pakistan... Hindistan... Yakın mı uzak mı?" Kadın anlamıyorum dedikçe teyze ısrarla ve her seferinde daha yüksek sesle soruyor. Teyze bakıyor ki cevap alamıyor ve bütün otobüs kendisine gülmeye başlamış hemen durumu kurtaracak hamleyi yapıyor. "Cahil bu, daha Hindistan'ı bilmiyor. Neyse boşver kızım Hindistan'ı sen Pakistan'ın neresindensin onu söyle bari?"
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 2 gün önce gönderdi.
|
5 Şubat Salı saat 18:30 civarı aynı duraktan Tuzla-Cevizlibağ otobüsüne bindik birlikte. Senin üzerinde siyah kadife pantolon ve rengi atmış deri ceket vardı. Mesai bitimi olmasından dolayı otobüs bir hayli sıkışıktı. İşte o an fark ettim seni. Orta kapının biraz gerisinde 30 yaşlarında bir kadını taciz ediyordun. Zorlukla da olsa hemen bittim arkanda. Şemsiyenin demir ucunun sadece paratoner amacı ile yapılmadığını sen de öğrenmişsindir artık. Yüzüme bakıp çok erken indin ama ben halen hırsımı alamadım senden. Mümkün olduğunca yine o durakta olmaya çalışacağım. Lütfen beni bul!
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Türbanlıyım ve en çok korktuğum şey türbanın üniversitelerde serbest bırakılması. Ailemi üniversiteye o komik şapkayla gidebilmek için bile zor ikna etmiştim. Hiçbir şekilde kendi rızamla takmadığım şu bez parçasını hiç olmazsa okulda takmak zorunda değildim. Zaten her gün okula adımımı atar atmaz o şapkayı da çıkarıp, güzel şaçlarımı özgürce serbest bırakıyordum. Fakat şimdi her şey değişiyor. Hayatımda bana ait, sadece kendim olabildiğim bir günüm bile kalmayacak. Türbanını da çıkarırsın o zaman diyecekseniz, fakat inanın aynı şey değil. Türban takarken o kadar komik ve kötü giyinmek zorunda kalıyorum ki, o giysinin içinde saçlarım görünse de, görünmese de zaten fark etmez. Her gün ağlıyorum. Dinimden soğumak istemiyorum ama bu baskılar içimde kocaman bir uçurum açıyor. Her gün kendimle ve ailemle çatışmaktan, onlardan dayak yemekten bıktım. En büyük itirafım da, özgürce diledikleri gibi yaşayan çocukları ve onlara bu özgürlüğü tanıyan aileleri çok kıskanıyorum. Hayat hiç ama hiç adil değil...
34
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Fotoğraf çekme özelliğine sahip ilk telefonumu aldığımda her yurdum kompleksli meşe erkeği gibi yalnız kaldığım ilk anda malum yerin fotoğraflarını çekmiştim. Neyse bilgisayara aktarıp kendimce özeleştri yaptıktan sonra hepsini sildiğimi zannettim. Meğer iki tanesi kalmış. Bir gün karımın bir arkadaşı eve gelmişti. Şansa bak ki ben de telefonu evde unutmuşum. Elektroniğe hiç ilgisi olmayan karımın arkadaşıyla beraber telefonu karıştıracağı tutmuş ve benim bulamadığım fotoğrafları bulmuşlar. Akşam eve döndüğümde karımın "Dangereux, bak sapık adamlar telefona ne biçim duvar kağıtları koymuşlar, acaba başka biri mi kullandı bunu bizden önce?" demesi üzerine ben de "Yok o sapık benden başkası değil, arkadaşına gösterdiğin de senin pek ilgilenmediğin, hiç tanımadığın cinsel organımdan başkası değil!" dedim mi? Dedim. Peki karım bundan sonra beni bütün uzuvlarımla tanımaya çalıştı mı? I ıh!
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 3 gün önce gönderdi.
|
Haftasonu oynanan Fenerbahçe Galatasaray maçı öncesi birkaç küçük sorun sebebiyle karakola alınan ve maç boyunca karakolda tutulan arkadaşımın anlattıklarını size aktarmak ve sizleri yepyeni bir işkence tekniğiyle tanıştırmak istedim. Fenerli, Cimbomlu ayrımı yapılmadan aynı nezarethaneye kapatılanların saat, telefon ve kimliklerine el konmuş. O sırada maçın başlaması bahane edilerek bütün polisler ortadan kaybolmuş. Aradan daha on dakika geçmeden içeriden “Goool!” çığlıkları yükselmiş. Tabii nezarethanedekiler parmaklıklara yapışıp “Kim attı? Kim attı?” diye bağırmaya başlamışlar. Cevap veren olmamış. Bir on-on beş dakika daha geçmiş içerisi yine “Goooll!” nidalarıyla yıkılmış. Nezarethanedekiler çıldırmışlar tabii. “Abi Allah rızası için kim attı söyleyin” diye yalvaranlar bile olmuş. Yine kendilerine cevap verilmemiş. Bu durum gollerin sayısı beşi buluncaya kadar devam etmiş. “Aynı tonda, aynı sayıda adam bağırınca tüm golleri aynı takım attı sanıyorum. Ses değişse diyeceğim ki karşı taraf da gol attı ama ses hep aynı. Biz beş atıyor olabilir miyiz diye düşünüyorum, olamaz diyorum. Yoksa beş mi yiyoruz diyorum, birilerine saldırmak üzereyim paranoyadan artık” diye anlatıyor arkadaşım o anı. İçerdekilerden bazıları iyice kaybetmişler kendilerini, “Kaç kaç lan bu maç?” diye başlarını parmaklıklara vuruyorlarmış. İçlerindeki şüphe hepsini öldürüyormuş. Nihayet maç boyunca süren bu işkence hakemin düdüğüyle birlikte sona ermiş. Polisler gelip arkadaşımı ve diğerlerini serbest bırakmışlar. Çıkar çıkmaz beni aradı arkadaşım. Maçın skorunu sordu. 0-0 dedim. Cevabımı duyunca kendinden geçti zavallım. Her ne kadar arkadaşımın haline içim gitse de elimde değil, ben bu yaratıcı fikri ortaya atan polise hayran kaldım kardeşim. Hem işe de yaramış. En azından arkadaşım bir daha o durumda kalmamak için maçın öncesinde ve sürecinde en ufak bir tartışmaya bile karışmamaya yeminli. Tebrik ederim polisimizi!
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
10 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Kız arkadaş eve çağırılır.Hafif oynaşıp koklaşmadan sonra yavaş yavaş ön sevişme faslına geçilir. Bir süre sonra kız arkadaşın pantolonunu çıkartmak için hamle yapılır ama sevgili izin vermez ve "Dur, sana bi şey söyleyeceğim." der ve ardından aramızda şu diyalog geçer. "Sen hiç muz yedin mi?" "Evet." "Peki hiç avakado yedin mi?" "Hayır." "Bu yüzden ara sıra canın muz çekiyor ama canın hiç avakado çekmiyor çünkü tadını bilmiyorsun." Bu sözden sonra olay orada bırakılır ve bir daha asla kız arkadaşa sevişmek için baskı yapılmaz.
18
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|