|
|
|
|
|
|
|
9 ay 2 gün önce gönderdi.
|
"Ağanın poku üstüne pok olmaz!" mantığı ile personel ve patron tuvaletimiz ayrıdır. Geçen gün çok sıkışan arkadaş patron tuvaletine girdi ve aynı sıkışıklıkla çıkıp "Yapamadım arkadaş, bu nasıl bir psikololoji ise yapamadım valla!" diyerek diğer tuvalate koşturdu.
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Bu dönem arasında yönlendirilmiş çalışma dersi için kendi çabalarımızla güncel bir reklam filmini uyarlayıp, çekmemiz istendi. Malum bir gsm operatörünün reklam filmi olan; söylenen absürt ve şaşırtıcı cümlelere fazla kontör gitmemesi adına verilen tek cevaplık yanıtları içeren reklam filmini çekmeye karar veriyorum. Babamın eline dijital kamera tutuşturuyorum, annemi kanepenin birine oturtturuyorum, ben de bir başka kanepeye oturup başlıyoruz reklam filmini çekmeye. ''Anne bak, ben sana soru soracağım, sen de tek cümleyle cevap vereceksin.'' diyorum. Babam kendince açı çalışmaları yapıyor. Start veriliyor ve filme başlıyoruz. ''Anne, ben hamileyim.'' diyorum. Artık annem oyunculuğa kendini nasıl bir kaptırdıysa cevap veriyor. ''Senin ağzına s.çarım!''
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Bir alkış da uzun bir tatilden sonra sevgilisinin yanına dönünce ona sarılıp "İnsanın kendi sevgilisi gibisi yok." deyip uzun bir süreden sonraki ilk görüşmede ayrılmaya sebep olan bana gelsin. Ya tamam, bir haltlar yedim ama bu kadar da belli edilmez ki, değil mi?
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 2 gün önce gönderdi.
|
Bu sabah ofisimin olduğu ticaret merkezinde, bir güvenlik görevlisi elinde bir pet şişeyle içeri dalıp "Bunu siz mi çöpe attınız?" diye sormuş. Sekreter de gün sonunda atılan çöp poşetlerinin içinde pet şişe de olabileceğini düşünerek "Olabilir" demiş. Sonuçta güvenlik merkezine çağırıldım. Güvenlik müdürünün odasına girer girmez ilk cümlesi; "Size hiç yakıştı mı bu hareket?" oldu. "Ne yani kullandığımız pet şişeleri biriktirelim mi ofiste?" dedim ve müdür yanındakine "Bulduk galiba" deyip önüme imzalamam için bir tutanak koydu. Tutanaktaki önemli kısım şöyle; "... ve bir daha içine tuvalet ihtiyacımı giderdiğim pet şişeleri ortak kullanımdaki çöp kutularına atmayacağıma..."! Yurdum öküzünün pet şişeye işeyip çöpe atmasına mı, yoksa "güvenlik" müdürünün iz sürüp aklısıra beni tuzağa düşürüp "faili bulmasına" mı kızayım bilemedim.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Ablamla yan yana odalardan birbirimize laf yetiştiriyoruz. Ablam en sonunda patlıyor ve "Sen kimsin be, babamın beş dakikalık zevki!" diye çıkışıyor. Mutfaktan hiddetle çıkan annem cevabı yapıştırıyor; "Sen kaç dakikalık sanıyorsun kendini? Saniyeliksiniz ikiniz de saniyelik, susun be!" Sustuk anne.
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
9 ay 23 gün önce gönderdi.
|
19 yaşındaydım ve kızıma hamileydim. Bebeğimin kimlere benzeyebileceğini düşünürken, "Acaba gözleri annemin zümrüt gözleri gibi yeşil olur mu ya da saçları annemin gece gibi simsiyah saçlarına benzer mi?" diye geçirirdim içimden. Yıllar sonra bunları, ifade edemediğim duygular ve kırık bir gülümseme eşliğinde anımsıyorum. Çünkü annem o kadar çok sevmiş ki beni ve o kadar sevdirmiş ki kendini, onun evlatlığı olduğumu unutup düşünmüşüm tüm bunları...
22
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 11 gün önce gönderdi.
|
Her yıl 24 Kasım günü okula gidip sınıfa girince öğrencilerim beni hep "Öğretmenim canım benim" şarkısı söyleyerek karşılarlar ellerinde çiçeklerle. Benimse onların ışıl ışıl gözlerine bakarken aklıma hep aynı görüntü, kulağıma fısıldanan aynı ses gelir. Yıl 2002. Yine bir 24 Kasım yine bir öğretmene hediye verme günü. Birinci sınıf okutuyorum. Sınıfa girdim. Öğrencilerin ellerinde çiçekler. Yoksul bir semt, ellerinde ufak tefek hediyeler. Kimisi ambalajlı, kimisi gazete kağıdına sarılı. Ben sandalyede oturuyorum, onlar sırayla gelip öpüyorlar, ellerindekileri veriyorlar. Sonra zil çalıyor. Yerimden kalkmaya çalışıyorum. O sırada minik bir kız öğrencim beni çekiştiriyor. Eğiliyorum. Kulağıma "Öğretmenim, ben sana hediye alamadım ama cebine para kattım." diyor. Elimi ceketimin cebine atıyorum. Şimdiki parayla tahminen 25 kuruş gibi bir bozuk para buluyorum cebimde. O günkü gevrek parasını bana vermiş hediye alamadığından. Elimde para kalıveriyorum, gözler bana bakıyor heyecanla. "Sen beslenme yaptın mı Ü.. " diyorum. "Hayır" diyor. "Ben de yapmadım. Gel ikimiz bu parayla yemek yiyelim. Ben de çok acıkmıştım." diyorum. Kantine gidiyoruz beraber. Birlikte sandviç yiyip ayran içiyoruz. Ü.. bana yemek ısmarladığı için çok mutlu. Bense gevrek parasını aç kalma pahasına bana veren bu minicik yüreğin büyüklüğü karşısında kendimi nasıl hissedceğimi bilemiyorum. Her yıl 24 Kasım'dan bir gün önce Ü...'nün sesi kulağıma gelir. Ve ben her yıl 24 Kasım'dan önce başka Ü...ler de bu ezikliği yaşamasın diye öğrencilerimi sıkı sıkı tembihler, bana hediye getirmemelerini, benim için bir resim yapmalarını, mektup yazmalarını söylerim. Ve her 24 Kasım'da sınıfta hep beraber gevrek yiyip ayran içeriz. Onun yüzüğünü benimkinden daha kalın almışlar diye birbirleriyle rekabete giren öğretmen arkadaşlara bakarak.
25
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 14 gün önce gönderdi.
|
Geçtiğimiz haftalarda Şırnak'ta şehit olan Gökhan Üsteğmen'in mezarı kazılmış, cenazeyi toprağa verecekleri sırada baba mezara inip yerden taşları topluyor evladının sırtına batmasın diye... işte o anda bittim ben, bu sahne yıllarca silinmeyecek gözlerimin önünden. Yattığın yerde rahat et teğmenim...
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|