04 Aralık 2008 Perşembe
|
|
|
|
|
|
4 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Dört veya beş yaşındaydım. Akşam yemeğinde ağzımda lokma olduğu halde kalktım, yaz olduğu için açık duran kapıya arkamı vererek "Ben evden kaçıyorum" dedim. Köşebaşına kadar gidebilmiştim, ilerisi korkuttu akşam karanlığında beni. Annem sakince geldi, kucağına alıp eve getirdi. Hep rahatsız eden bir şeyler oldu beni evimde, kendi evimde. İkinci denemem yirmi dört yaşında oldu, Adana'dan İstanbul'a. İlk geldiğimde inşaatta çalıştım tornavida bile tutmamış ellerimle, konteynırlardan bozma koğuşlarda yattım, terli koltuk altımı kokladım uyurken yastıktan daha iyi kokuyor diye. Ama bana inanmayanlara inat çok çalıştım bu son iki yılda. Şimdi mi? Yok ya kendi evim arabam falan yok, hala yarı aç yarı tok. Kirayı zor denkleştiriyorum. Ama huzurluyum, hem de çok huzurlu... Beni huzursuz eden her neyse yüzlerce kilometrelerce uzakta kaldı. Para, mal, mülk önemli değilmiş sayın site sakinleri. Çok basitmiş. Tek hücreli hayvanların zararsız ortamdan uzaklaşıp yararlı ortama hareket etme eğilimleri gibi; huzursuz ortamdan uzaklaşıp, huzura gitmek gerekiyormuş.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Haftalarca "Neden bana duygusal şarkılar olan bir CD hazırlamıyorsun?" diyerek kafamın her gün etini yiyen sevgilim, binbir zahmetle bulduğum şarkıları dinledikten sonra "Ama bunların hepsi ayrılık şarkısı, yoksa sen bana bir şey mi demek istiyorsun?" dedi. Şimdi sevgilimden ayrıldım. Pişman değilim!
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Birkaç aydır Türkiye'de olduğu için dilimizi çat pat öğrenmeye başlayan Amerikalı mühendis, notları yazdığı kaleme bakarak alaycı bir ifadeyle soruyor: "Tükendiği halde, buna tükenmez kalem demeniz çelişki değil mi?" Karşı masada oturan asistandan anında cevap geliyor: "Olabilir, ama zararsız bir çelişki. Yani, sizinkilerin Irak'a barış ve demokrasi getirme harekatı ile kıyaslarsak..." Mühendis, ezikliğini bastırmaya çalışıyor; ben asistanı alnından öpme arzumu...
10
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
5 ay 11 gün önce gönderdi.
|
Ne güzeldi milli maçımızda Hırvatistan'ı yenmek... Ama ne gerek vardı ki, maç sonrası kutlamak için o kadar hız yapmaya. Zengin olabilirsin, farklı bir yaşam tarzın olabilir ama şehrin göbeğinde 160 kilometre hızla giderken hiç mi düşünmedin karşıdan karşıya geçmekte olan bir insanın çocuklarını babasız bırakacağını, binlerce öğrenciyi Hüseyin öğretmenlerinden ayıracağını? Hüseyin öğretmeni bugün toprağa verdik. Oysa 1,5 ay sonra kızının düğünü vardı ama şuursuzca eğlenen(!) bir maganda yüzünden göremeyecek. Silahla ve bu şekilde magandalık yaparak kutlamaya son verin lütfen. Rahat uyu sevgili abiciğim, mekanın cennet olsun.
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
6 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Göreve yeni başlayan arkadaşlarımızdan birinin yazdığı tutanak: "Genç kız erkeğin cinsel organını eline almış gidiyor geliyor, aynı anda öpüşüyor, erkeğin bir eli kızın sol göğsünde, bir eli eteğinin altında sağ kalçasını okşar vaziyette görülmüş olup" diye devam ediyor. Aslanım, senden polis molis olmaz!
11
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 25 gün önce gönderdi.
|
Bütün gün işte yorulmuş yıpranmışsınızdır. Aklınız hep ondadır. "Acaba bugün bir haber gelmiş midir?" diye bir umutla eve gelirsiniz. Ev kalabalıktır, bir terslik olduğunu anlarsınız. İçeri girer bakarsınız, anneniz babanız ağlamaktadır. Çünkü artık size "gülüm" diye hitap eden, karısını "biriciğim" diye çağıran biricik abiniz yoktur. Acı haberi gelmiştir. Kocasını kaybetmiş olmanın ve babası şehit olmuş bir bebeği dünyaya getirecek olmanın verdiği üzüntü, şaşkınlık içerisinde olan yengenizin gözleri boşluktadır. Yıkılırsınız... Karanlıkta sadece onu ve ölümünü düşünüp çıldıracak gibi olursunuz ama her şeye rağmen ayaktasınızdır. Dimdik, gururla, kana doymayan vicdansızları sevindirmemek için; dimdik ve gururla ayaktasınızdır! Canım abicim, yattığın yerde rahat uyu. Oğlun doğdu. Şimdi bir yaşında ve git gide vatan uğrunda, namus yolunda kurban giden babasına benziyor....
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
7 ay 27 gün önce gönderdi.
|
Vücudumun çeşitli yerlerinde kısa zamanlı ağrılar hissederken, bunların bu kadar ciddi bir şeye işaret olduğunu tahmin edemezdim. Ama "Ne olur ne olmaz" diyerek doktora gittiğimde sadece 17 yıllık yaşamımın belki de son evrelerine girmeye başladığım gerçeğiyle yüzleştim. Doktorum lösemi (kan kanseri) olduğumu söyledi. Kendi başıma geldiğini duyunca inanamadım. Bu olayın üzerinden yaklaşık 6 ay geçti. Şimdi saçlarım büyük ölçüde döküldü ve okula gidemiyorum, insan içine çıkmaya utanıyorum. Biraz ümit bulayım diye itiraf.com'daki "kanser" kelimesini içeren itiraflara baktım, ne yazık ki çoğu kanserden dolayı yakınlarını kaybetmiş kişiler tarafından yazılmış. Bense bu illeti yenen kişileri bulmayı istiyordum. Meğerse hayatımızın değeri ona bir zarar gelince anlaşılıyormuş. Artık düşünmeye başladım, sanırım geri dönüşüm yok. Sanırım o kaçınılmaz sona ben biraz daha erken ulaşacağım. Geriye kalansa, bitmek bilmeyen hayat sevgim olacak sanırım...
34
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 14 gün önce gönderdi.
|
Soğuk bir kış akşamı. Sınava geç kalmışız, okula yetişmemiz gerek. Bir kız arkadaşımla birlikte otostop çekiyoruz. Hava o kadar karanlık ki, arabaların farlarından başka bir şey görünmüyor. Dolayısıyla değil arabaların içindekileri, ne tip bir arabaya el kaldırdığımızı bile bilmiyoruz. Etrafta bizden başka kimse yok. Ama bir süre sonra genç bir adam gelip duruyor tam arkamızda. Önce aldırmıyoruz. Sonra kıllanıyorum ben bu durumdan. Adamla birkaç kez göz göze geliyoruz. En sonunda bize doğru yaklaşıyor ve konuşmaya başlıyor. Bu saatte kız başımıza otostop çekmemizi istemediğini, yanlış anlamazsak yol paramızı vermek istediğini söylüyor. Benimse o anda söyleyebildiğim tek şey, "Biz bu işi para için yapmıyoruz!" oluyor. Adamın bakışları tuhaflaşıyor, uzaklaşıyor yanımızdan. Şimdi burdan kendisine sesleniyorum. O iş dediğim şeyi yanlış anladın amca sen! Valla sadece sınava yetişebilmek için otostop çekiyorduk biz! Duyuyor musun? Valla durum senin sandığın gibi değil.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
8 ay 26 gün önce gönderdi.
|
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı, belki de paylaşacak hiçbir şeyimiz yok. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, adını aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda. Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. Gittin! Belki de hiç gelmemiştin. Ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım. Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin
olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim. Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim? Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum. Seni halen benimle biliyor. Kalbime ilk defa yalan söylüyorum. Söylesene unutulmak kime yakışıyor? Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor. Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte, aşka ve sana ihanet etmiyorum. Benim kırgınlığım aşka. Sen üstüne alındın. Sia çok özledim ben seni. Hani hep derdim ya bir küçücük nasılsın de yeter.
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|