05 Aralık 2008 Cuma
Rumuz
Parola

vodaaaaa-fon

vodaaaaa-fon
[İtirafçı]


316
dergisahibi, Erkek , 26 , İstanbul
9 ay 12 gün önce gönderdi.
Kızgınlık döneminde evden kaçmaya teşebbüs etti, bir hafta konuşmadım, tek kelime etmedim. Bu esnada sağırdı, pek sallamadı. Şehir dışındayken özledim, geçici olarak bakan anneme "Telefona ver konuşayım biraz." dedim, hala sağırdı... Hamile kaldı, doğum yapması gereken gün geldi, bütün acılara sancılara rağmen doğur(a)madı, karşıma alıp, "Bak kızım, bak evladım, kanguru değilsin sen, doğur hadi, bak beni şeyetseler ben bile doğurmuştum şimdiye kadar." diye motive ederken yakaladım kendimi, hala sağır. Bu kedi bir gün dile gelecek ve "Sağırım ulan ben, sağır!" diye bağıracak ya...
9 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

575
dergisahibi, Erkek , 26 , İstanbul
11 ay 7 gün önce gönderdi.
Mahkemede "Haydi evladım, özür dile de barışın." diyen Hulusi Kentmen karakterli hakime "Her hatadan sonra özür dilemek, 'Özür dilemek erdemdir.' demek hata yapmayı meşrulaştırır. Kişi 'Nasıl olsa özür dilerim, affederler.' diyerek daha çok hata yapar. Bir hakim olarak göreviniz sadece suçluyu cezalandırmak değil, aynı hatanın tekrarlanmamasını da sağlamak olmalıdır." dedim mi? Dedim. Hakim o celsede bitireceği duruşmayı üç yıldır sürdürüyor mu? Sürdürüyor. Türlü numaralarla her defasında duruşmanın ertelenmesini sağlasam da hakim değişmediği müddetçe ceza alır mıyım? Alırım. Allah beni nasıl yapsın? Bildiği gibi.
15 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

272
dergisahibi, Erkek , 25 , İstanbul
1 yıl 2 ay 3 gün önce gönderdi.
Ey site ahalisi, siz karar verin, alkışlar Irak tezkeresinin gündemde olduğu günlerde "Amerikalılar ne kadar nataşa varsa topluyormuş, İncirlik' teki Amerikan askerlerine hizmet edeceklermiş." diyerek bütün gazeteleri ayağa kaldıran fırlama muhabire mi, yoksa oltaya gelip kentteki bütün otelleri tek tek dolaşarak nataşa arayan muhabirler ordusuna mı gelsin?
1 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

253
dergisahibi, Erkek , 25 , İstanbul
1 yıl 2 ay 9 gün önce gönderdi.
Sıkıyönetim zamanı. Basında, radyolarda sansür diz boyu. Şarkılar, türküler makastan geçiriliyor. Omzu kalabalıkların müstehcen bulduğu şarkılardan biri de "Ablanı alacağım, enişte olacağım" ile başlayan ve "iki gözü kör olasıymış, mış mış da mış mış" diye biten oynak bir türkü. Oturduğum ilçede ilk defa zamanın protokolünün yani komutanların önünde kurtuluş günü kutlanacak. Temsili düşman askerleri, özgürlüğü simgeleyen gelinlikli kız hepsi hazır ama bir eksik var, ilçede bando yok. Pratik zeka bunun da çaresini buluyor, "tenekeli mahalle"den romanlar toplanıp, iki üç günlük eğitimle bir mızıka takımı kuruluyor. Fakat nota bilmeyen, usul bilmeyen romanların hepsinin ortak çalabildiği tek şarkı da bu "ablanı alacağım" türküsü. Kurtuluş günü geliyor, resmi erkan protokole kuruluyor ve gösteri başlıyor. Kuvvacıları oynayan grup, temsili düşman askerlerini haklıyor, kızı düşmandan alıyor ve mizanseni tamamlamak için de tören alanında sağ kalan düşman askerleri kovalanmaya başlıyor. Önde bozgun yemiş düşman, arkada bizimkiler, en arkada ise bando takımı, hem de "Ablanı alacağım, enişten olacağım, sana koca bulacağım" diye çala çala... Sonrası mı? Bizim ilçede hala bando takımı yok.
6 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

642
dergisahibi, Erkek , 25 , İstanbul
1 yıl 2 ay 10 gün önce gönderdi.
Gazetecilikte ilk yıllarım. Henüz 14-15 yaşında ortaokul öğrencisiyim, yazları bir bölge gazetesinde ufak tefek işlere bakıyorum, hevesim kırılmasın, merakım artsın diye zaman zaman ufak haberlere gönderip fotoğraf çektirtiyorlar. Bir gün ilçelerden birine yeni kaymakamın geleceğini haber alıyoruz. Çok da önemsemediklerinden olacak, beni yolluyorlar. Ben ise o zamanki aklımla hayat memat meselesi yapıyorum bu haberi, bıraksalar Pulitzer alacağım. Sabahtan gidip Kaymakamlık binasının önünde oturuyorum. Öğledensonra kaymakam geliyor, kare kare fotoğraflarını çekip soluğu en yakın telefon kulübesinde alıyorum. Artık nasıl gaza geldiysem, direkt yazı işleri müdürünü bağlatıyorum ve soluk soluğa "müjdeyi" veriyorum : "Abi baskıyı durdurun kaymakam geldi." Derin bir nefes alıyor o zamanki müdürüm ve patlatıyor bombayı : "Ulan p..... Türk filmi mi çeviriyoruz burada !" Hey onbeşli onbeşli, magma yolları taşlı..
4 yorum kimler alkışlamış? itirafçıya bakayım / mesaj atayım

anasayfa | itiraf edeyim | platoniKİM
detaylı arama | mobil
. . .
genel kurallar | itiraf.com'da reklam
. . .
itiraf.com: Türkiye'nin en çok haber olan web sitesi
. . .
Bizimle çalışmak için: ik@itiraf.com
. . .
Elektronik Bilgi İletişim Hizmetleri Reklamcılık ve Tic. A.Ş. © 2001 - 2008 Her hakkı saklıdır.
itiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.