|
|
|
|
|
1 ay 29 gün önce gönderdi.
|
Her akşam eve gelince gününün nasıl geçtiğini kedisine anlatan ablam, geçenlerde hayli geç saatte eve gelip açıklama yapmadan odaya girince babam kediye sesleniyor: "Raporu aldınsa, bize de bir miyavlayıver oğlum!"
4
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 23 gün önce gönderdi.
|
9 yaşındaki oğlumla babasının arası hiç iyi değil; aynı il sınırları içinde olmamıza rağmen yılda 2 kez ya arar ya da 1 saat alır. Tüm çabalarıma rağmen bu durumu bir türlü değiştiremedim. Babalar günü vesilesiyle oğluma babasına telefon etmesini ve gününü kutlamasını istedim. Şiddetle karşı çıkıp reddetti. Aldım karşıma güzel ve nasihat dolu bir konuşma yaptım. Ona evlat olarak görevlerini yapmasını, kısasa kısasla cevap vermenin güzel olmadığını, ne kadar hatalı da olsa sonuçta onun babası olduğunu ve en azından telefonla kutlama mesajı yazması gerektiğini söyledim. Sinirli bir şekilde "Tamam!" deyip telefonunu da alıp evden çıktı. Pencereden izledim boynu bükük gidişini, parkta bir salıncağa oturdu ve yazmaya başladı. Tam işlerimin başıma dönmüştüm ki telefonuma mesaj geldi. "Canım anneciğim, babalar günün kutlu olsun. Benim annem de sensin, babam da. Sen benim her şeyimsin..." Mesajı okurken pencereye yaklaştım yine. Göz göze geldik. Ağladığımı anlamasın diye ona gülümsedim. İtiraf ediyorum ki, anneler gününden daha çok, o gün aldığım mesaj mutlu etti beni. Ama keşke böyle olmasaydı. Tamam oğlum ben mesajı aldım; hayırsız babanı da Allah'a havale ettim.
14
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
2 ay 24 gün önce gönderdi.
|
67 yedi yıl boyunca; ellerini birbirinden hiç ayırmadan, birbirlerinin gözlerine bakarak konuşan anneannemle dedemin beraberlikleri bitti. Çünkü anneannem vefat etti. Kendisine başsağlığı dileyenlere dedemin cevabı "Onsuz sağ başı ne yapayım?" oldu. Aşksızlık ilk kez bu kadar dokundu bana...
13
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 2 gün önce gönderdi.
|
İlkokul dördüncü sınıftayız. Yazılı kağıtlarını dağıtıyorum, "Teşekkür ederim canım." diyor. Erkek Fatma'yız ya, "Canın çıksın salak!" diyorum. Aradan yıllar geçiyor ve bütün gazetelerde, televizyonlarda haberini görüyorum. Söylediklerim birden aklıma geliyor. Bin pişman oluyorum. Bu vatan için, bizler için şehit olan arkadaşımın gayet masumâne söylediği söze içten içe "Bir şey değil canım. Senin yaptıklarının yanında hiçbir şey." diyorum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
3 ay 24 gün önce gönderdi.
|
İkili ilişkilerle ilgili fikir aldığımız bir abimizle yine bir gün muhabbet ederken, "Hayatımın kadınını bulsam da evlensem" deyiverdim. Abimiz de "Neye göre hayatının kadınını belirliyorsun?" dedi. "Bana verdiği değer ve saygıya göre." dedim. Abimizin nacizane sözleri şunlardı. "Eğer bir kadından beklentilerin az ve hakimiyetin zayıfsa, o kadın her ne kadar seni seviyor da olsa senden daha yakışıklısını, daha paralısını bulduğunda sana olan sevgisi bitecektir. Kadınlar her zaman daha iyisini gördüğünde içindeki sevgiyi öldürür. İstersen geçmişteki terk edilişlerine bir bak ya da belgesellerdeki dişi, erkek ilişkilerine... Sana rehber olacaktır." Beni çok sevecek kadına da o kadar güvenmemem gerektiğini öğrenmiş oldum.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 7 gün önce gönderdi.
|
Bilimsel çalışmalar için zaman zaman balıkçılarla denize açılırım. Bu yüzden tanıştığım insanlar "Ne iş yapıyorsun?" diye sorduklarında, her zaman için "Balıkçıyım." derim. O an bu sözü duyduklarında insanların yüzlerindeki ifade değişir, konuşmayı kısa kesip uzaklaşmak isterler ya da topluluk içindeyseniz sohbette sizi pek kaale almazlar. Daha sonra sizin bilim için o işi yaptığınızı öğrendiklerinde ise; siz olan yaklaşımları hızla değişir, arka arkaya özürler gelir ve sizinle arkadaş olmak isterler. Bu durum beni hep üzse de insanların gerçek yüzlerini görmek konusunda hep işe yaramıştır. Sanırım millet olarak biz insanların yüreklerine değil, etikete bakıyoruz. Oysa ki biz "Gel, ne olursan ol yine de gel..." diyen bir neslin torunları değil miyiz?
17
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Yazlıktayım. Bir karıncayı izliyorum. Kahvaltı masasından yere düşen, boyundan büyük bir kırıntıyı taşımaya çalışıyor. Ne o yöne gitmesi gerektiğine nasıl karar veriyor biliyorum, ne de o kırıntıyı taşımayı başarıp başaramayacağını. Ama gördüğüm, son on dakikadır henüz 30 santim bile mesafe katedebilmiş değil. Üstelik birden şiddetle esen rüzgar, taşımaya çalıştığı kırıntıyla alaşağı ediyor onu, başladığı noktadan bile daha geride şimdi. Ama durmuyor, azimle yine bir ucundan tutup sağa sola yalpalayarak taşımaya çalışıyor. "Katetmesi gereken yolun uzunluğu, hatta o yolun belirsiz olması, bir sürü engebe olması onu ürkütmüyor mu?" diye düşünüyorum içimden. Bir süre sonra bir karınca daha geliyor, o da tutuyor kırıntının bir ucundan. Aynı azim, aynı kararlılık onda da var. "Acaba sadece karıncaların ruhu mu azimli?" diye düşünüyorum. Sonra da kendi hayatımı... Meğer iki karınca kadar olamamışız.
8
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Gözünüzden esirgediğiniz çocuğunuzu günün birinde acil servise götürmek zorunda kalırsanız, size beklemeniz söylenirse, bakmaya kıyamadığınız o çok sevdiğiniz varlığı az ya da çok acı içinde sırada bekletmek zorunda kalırsanız, yardım çığlığı atıp gerekirse kavgaya girişirseniz bilin ki biz o çocukları aslında çok seviyoruz, hiçbir hasta özellikle de çocuklar sırada beklememeli aslında farkındayız. Ama unutmayalım ki; daha önce gelen iki yüz anne baba da aynı önceliği istiyor, üstelik doktor sayısı az hem de yorgunlar, uyumamışlar ve aynı anda diğer iki yüz çocuğun sorumluluğu altındalar. Her şeye rağmen, her an gülümseyemesek de; biz o çocukları aslında çok seviyoruz. Acil servise sevdiklerinizi getirmek zorunda kalırsanız, lütfen şimdiden doktorları affedin.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
4 ay 12 gün önce gönderdi.
|
Elimdeki çantada taşıdığım, yüzlerce milyon harcayarak aldığım üç parça kıyafeti oldukça uygun aldığımı düşünürken, tezgâhta satılan 5 YTL'lik pijamayı alıp alamayacaklarını pamuk şeker satan babasına soran küçük kızı görünce duraksadım. Babanın verdiği “İki tane daha satabilirsem inşallah alırız meleğim.” cevabıyla kendimden, insanlığımdan utandım. Aklıma yapılabilecek tek şey olarak tüm pamuk şekerleri almak geldi. Pamuk şekerlerin hepsini istediğimi söylediğimde duyduğum teşekkür, sanırım hayatım boyunca duyabileceğim en içten teşekkürdü. Adam parayı daha cebine bile koymadan meleğinin istediği pijamayı aldı. Aldığım pamuk şekerleri de varoş bir semtteki çocuklara dağıttım. Şu an yeryüzünde benden daha huzurlu birinin olabileceğini zannetmiyorum. İçime bu huzurun yerleşmesine neden olan küçük melek, asıl ben sana ve babana teşekkür ederim. Güle güle, mutlulukla giy pijamanı.
6
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|