|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 5 gün önce gönderdi.
|
Ankara'daki üniversite yıllarım. Taşradan Ankara'ya yeni gelmişim. Genel seçimlere çok az bir süre kalmış ve partiler seçim çalışmaları yapıyorlar. Durakta tek başıma otobüs bekliyorum, biraz da üşümüşüm. Uzaktan bir otobüs göründü, belediye otobüsüdür diye sevindim ama yaklaşınca belediye otobüsü olmadığını anladım. İyice yaklaştı ve önümden geçiyor. Otobüsün içinde birkaç kişi oturuyor; yaşlıca, zayıf, gözlüklü ve çok sempatik bir insan el sallıyor. Evet dikkatlice baktım, bana el sallıyor. O kadar samimi ve içten gülümseyerek el sallıyor ki gayri ihtiyari ben de ona el sallamaya başladım. Az ilerde durdu ve beni otobüse çağırdı. "Üşümüşsün, gel bin yolumuzun üzerindeyse gideceğin yer seni de götürelim." dedi. Bindim otobüse, halimi hatrımı sordu, okulumu sordu, nasihatlar verdi. Ben mahçup olmamak için kim olduğunu soramadım. Okulumun yanında indirdi beni ve el sallamaya devam etti. Nasihatlarını hiç unutmadım iyilik, zerafet ve mütevazilik timsali güzel insan. Güle güle Erdal (İnönü) Amca. Toprağın bol, mekanın cennet olsun. Seni unutmayacağım hiç.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
nkai,
Erkek
,
35
,
Samsun
|
1 yıl 1 ay 8 gün önce gönderdi.
|
Öğrencilik yıllarım, param bitmiş, ATM'den para çekmek için kuyruktayım.
Az sonra ortalık karışıyor. Takım elbiseli, iri yarı adamlar beliriveriyor yanıbaşımızda. Başımı çeviriyorum ne oluyor göreyim diye, şaşkınlığım daha da büyüyor; gülümseyen bir çift gözle karşılaşıyorum. Gülümseyen gözlerin sahibi çevresindekilerin şaşkınlığına anlam veremiyor, "Ne var?"diyor, yanındaki takım elbiselilerden birinin onu izleyen insanlarla arasına girme çabasına karşı çıkıyor, "Efendim ..."diye başlayan sözü susturuyor bir bakışla, "Para çekeceğim, param bitti" diyor. Kalabalık, etrafını sarıyor, tabii başta ben. Öne geçmesi isteğimi kibarca reddediyor, "Sıra bende değil" diyor gülerek. Sırası geldiğinde parasını çekiyor. Tüm cesaretimi toplayıp yanına gidiyorum, elini sıkmak ve öpmek istiyorum ama sıktığım elini öpmeme izin vermiyor, omuzuma atıyor ve biraz yürüyoruz. Samimiyet,
nezaket, saygı ve sevgi var her halinde. Sorduğu soruları cevaplıyorum elimden geldiğince ve son sözü "Hadi görüşürüz arkadaşım" oluyor. Hızlı adımlarla uzaklaşıyor, korumaları peşinden koşturuyor. Tavırları bende inanılmaz bir hayranlık bırakıyor. Şimdi ise yok; bir daha da hiç olmayacak ama duygu hala aynı. İsminin Erdal, soyadının İnönü olması ne kadar önemli ki. Huzur içinde uyu, ruhun şad olsun. Arkadaşım...
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 1 ay 13 gün önce gönderdi.
|
Ağva'ya gidelim mi dedi. Gittik. Nehir kenarında harika bir otel. Harika bir oda. Yine nehir kenarında romantik bir yemek, hafiften alkol. Gece geç saatlerde odamıza çıktık. Minik oyunlar yapıyorum, nazlanıyorum, şımarıyorum ama bir tuhaflık var ve gecikmeden beni dumur eden cümle geliyor; "evlenmeden olmaz" Niye geldik madem buraya?! Niye gel-diiiik? Ben seni denemeden alır mıyım be adam! Deli midir nedir.
12
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Konu öğretmen-öğrenci atışmasına gelmişken ben en büyük alkışı, saray harem yaşantısının anlatıldığı kitap hakkında sınıfta konuşulurken "Osmanlı'da eşcinsellik bizim yaşadığımız gibi yaşanmıyordu" diyen edebiyat hocasına "Sizi bilmem ama ben eşcinsellik yaşamıyorum" diyen babayiğide istiyorum.
0
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 16 gün önce gönderdi.
|
Okulun ilk haftaları heyecanla ailecek kaplanır ya hani kitaplar. Bizim evde öyle olmazdı. Sevgili babam üstlenirdi hep bu işi ve beni de çırağı tayin ederdi. Sağ olsun, makası tutuşumdan, kapları kesişime kadar yardım etmek adına yaptığım her hareketimi küfür ve hakaretlerle düzeltirdi. O lanet olası bantı minicik sallanan dişlerimle kesemeyişim küplere bindirirdi onu. Kulaklarımı çeker, tartaklardı. Yanaklarımdan peş peşe gözyaşlarım yuvarlanırdı. Üstelik iş bitene kadar da salmazdı beni. Kendi kitaplarımı kendim kaplamayı ve babama karşı kendimi savunmayı öğrenene kadar bu böyle devam etti. Yıllar geçti aradan. Ben bu yıl öğretmen oldum. Birinci sınıf öğretmeniyim. Miniklerime kitapları dağıttıktan sonra kaplamayla ilgili hiçbir cümle kurmayışımın unuttuğumdan değil, içlerinden birinin psikopat bir babası vardır diye korktuğumdandır. Varsın kapsız olsun kitaplarınız, yeter ki okuma hevesiniz kırılmasın miniklerim.
7
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
1 yıl 2 ay 18 gün önce gönderdi.
|
Yıllar önce, Ankara GATA'da bir gazimize kimbilir kaç sene bekleyip de sonunda bulunan ve onu bizim tahmin bile edemeyeceğimiz sevinçlere boğacak olan bir göz nakli yapılacağı sırada son anda ameliyat gerçekleşmemiş. Çünkü o gözler, VIP statüsündeki üst düzey birisinin seksen küsür yaşındaki annesine nakil olmuş. Anası çok sevinmiştir, savaşta şarapnel parçası geldi ya gözüne garibin! Adaletin bu mu dünya?
9
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|