|
|
|
|
|
irda,
Erkek
,
28
,
İstanbul
|
|
Ne zaman duşa girsem, kapı zilini duyar gibi olurum. Ne zaman annem uyurken saçımı kurutsam, içeriden "Kapa şunu" diye bağırılıyormuş gibi gelir. Ne zaman çapkınlık yapsam, arkadan eski kız arkadaşıma benzeyen bir kız görürüm. Ne zaman ters yola girsem, polis sireni çınlar beynimde. Ne zaman Pavlov'un köpeği aklıma gelse, bir hüzün kaplar bünyeyi. Köpekten ziyade kendime üzülürüm ama...
1
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
5 gün 21 saat önce gönderdi.
|
Türk Cumhuriyetlerinden birinden gelen akademisyen arkadaşım, Türk erkeklerinin çok cömert ve yardımsever olduğunu, o kadar tanıdığım olduğu halde sıkıntılarım için neden onlardan yardım istemediğimi bir türlü anlamadığını söylüyor. Diyemiyorum ki; gösterilen bu ilgi sadece size mahsus, ben asıl bu sıkıntıları senin cömert ve yardımsever olduğunu söylediğin erkekler yüzünden çekiyorum.
2
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|
|
|
|
miaji,
Kadın
,
37
,
Ankara
|
6 gün 2 saat önce gönderdi.
|
İlkokulda beraberdik. Benim saçlarımla dalga geçerdi, ben de onun tokalarını kıskanırdım. Ortaokulda aynı sınıflardaydık yine. Her törende şiir okurduk. Lisede farklı sınıflardaydık ama yarışma ve organizasyonlarda yine bir aradaydık. Zaman zaman otobüslerde karşılaşmaya başladık. İş yerine ben ondan önce geldim, o da daha sonra kaderin tecellisiyle aynı yere geldi. Yan yana çalıştık. Her gün işe gitmenin eziyetini paylaştık. Evlenmek fikri önce benim aklıma geldi. Teselli etti terk edildiğimde. O daha olgun ve akıllıydı, ben daha güleç ve eğlenceli. Annesini kaybetti yanındaydım. Hastalandığımda yanımdaydı ve o yıl evlendi. Çocuğunu emziremedi çünkü o da artık hastaydı. Göğüslerinin ikisi de alındı. O hayat mücadelesini hiç bırakmadı! Nasıl başa çıktığımı sorardı bana. Sık sık telefonlaşmaya başladık. Sabah 06.00'da acı acı çalan telefonumda kayıtlı adı "minik kelebek"ti... Nereden bilirdim ki, ömrü de bir minik kelebeğinki kadar! Onun bir evladı var. Cenazesinde ortak arkadaşlarımızın bakışları beni alt üst etti. "Sen çok iyi görünüyorsun!" cümlelerini de, kızının hali ile eşinin bakışlarındaki o ifadeyi de unutmam mümkün değil. Ömrümce unutulmayacak bir kötü duygu yapıştı bana. Sanki sıra benimdi de o gitti. Asla isyan ve suçlama değil. Hissettiğim şey aslında çok insanca... Neden bu suçluluk duygusu? Biliyorum, ölüm adil ama adalet nedir?
5
yorum
kimler alkışlamış?
itirafçıya bakayım
/ mesaj atayım
|
|